

Şüphenin Gölgesi
Shadow of a Doubt
Yonetmen: Alfred Hitchcock
Vizyon Tarihi: 12 Ocak 1943
Konu
Charlie amcanın, akrabalarını ziyaret etmek için sakin Santa Rosa kasabasına gelmesi, Hitckcock'un bu en ilginç ve gerilim dolu yolculuklarından biri olan filminin temelini oluşturur. Joseph Cotton, Philadelphia'dan Kaliforniya'ya ülkenin dört bir yanını dolaşıp, kanundan bir adım önde giden, yakışıklı ve çekici Charles amcayı canlandırıyor. Ama kısa süre içinde, başlangıçta hiçbir şeyin farkında olmayan adaşı, "Kuzen Genç Charlie" (Teresa Wright) amcasının, Neşeli dul katili olduğundan kuşkulanmaya başlayacak ve aralarında ölümcül bir kedi-fare kovalamacısı başlayacaktır. Hitchcock'un kişisel olarak en çok beğendiği filmlerden biri olan Shadow of a Doubt, senaryoyu yazan, Amerikan oyun yazarı Thorton Wilder ile yapılan işbirliğinin sonucunda ortaya çıkmıştır. İki ustanın birlikte yarattığı bu çarpıcı psikolojik gerilim filmi için, Hitchcock kısaca "Cinayet ve şiddeti evlerimize, gerçekten ait oldukları yere geri getirdi." demişti..
Oyuncu Kadrosu

Teresa Wright
Young Charlie

Joseph Cotten
Uncle Charlie

Macdonald Carey
Jack Graham

Henry Travers
Joseph Newton

Patricia Collinge
Emma Newton

Hume Cronyn
Herbie Hawkins

Wallace Ford
Fred Saunders

Edna May Wonacott
Ann Newton

Charles Bates
Roger Newton

Irving Bacon
Station Master
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

16 Haziran 1959... "Süpermen'in Maceraları" filminin Çelik Adamı George Reeves (Ben Affleck) için Hollywood'un görkemli günleri ölümüyle sona erer. Hollywood Tepeleri'ndeki evinde bir kurşun yarasıyla ölü bulunan Reeves ardında genç yıldız adayı bir nişanlı, milyonlarca acılı hayran ve bir anne bırakır. Ölümünün peşinden sadece annesi Helen Bessolo (Lois Smith) gidecek ve cevapsız sorulara yanıt arayacaktır. Helen bunun için özel dedektif Louis Simo (Adrien Brody) ile anlaşır. Simo, hiçbirşey göründüğü gibi olmadığını ve korkunç bir senaryo oynatıldığını keşfeder.
Suç Ülkesi

“Üç gün içinde öleceksin!” Nina ve arkadaşları aldıkları bu cep telefonu mesajının aptalca bir şaka olduğunu düşünürler. Ancak Nina’nın erkek arkadaşı ertesi sabah, ayaklarına beton bir blok bağlı şekilde göle atılmış olarak bulunur. Nina’nın bir başka arkadaşının da vahşi bir saldırıya uğraması ile gençler hayatlarının tehlikede olduğunu fark ederler. Nina ve arkadaşları ölüm listesindedir. Peki ama neden? Nina peşlerindeki kana susamış katilin kimliğini açığa çıkaracak bir ipucuna ulaşır. Ancak her geçen an ölümlere bir yenisi eklenmekte ve her geçen cinayet bir öncekinden daha vahşi bir biçimde işlenmektedir.
3 Gün İçinde Öleceksin

Torrente, kazandığı tüm parayı kaybettikten sonra Marbella’ya taşınmıştır. Artık özel dedektiflik yapmaktadır. Baktığı davalardan biri, şehri yok etmek üzere kurgulanan korkunç bir operasyon ile ilgili bir olaydır. Fakat Torrente’nin, kendi öz amcasının bu olayın bir parçası olduğundan haberi yoktur.
Torrente 2: Mission in Marbella

Film detaylari icin tiklayin...
Wolf Lake

Film detaylari icin tiklayin...
Greed

Film detaylari icin tiklayin...
November

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.
Derin Uyku

Yönetmenliğini John McTiernan'ın üstlendiği filmde yeni heyacanlar peşindeki dolar milyoneri bir playboyun serüvenleri anlatılıyor. Hayatına yeni heyacanlar katmak isteyen playboy, dünyanın en ünlü Monet tablolarından birini çalar.Tabloyu kimin çaldığını bulmak üzere bir kadın dedektif olaya atanır. Playboyumuz da bu dedektife aşık olur.