

Το βλέμμα του Οδυσσέα
Yonetmen: Θόδωρος Αγγελόπουλος
Vizyon Tarihi: 12 Ekim 1995
Oyuncu Kadrosu

Harvey Keitel
A

Erland Josephson
Ivo Levy

Maia Morgenstern
Ulysses' Wives

Θανάσης Βέγγος
Taxi Driver

Γιώργος Μιχαλακόπουλος
Nikos
Ντόρα Βολανάκη
Old Woman

Μάνια Παπαδημητρίου
Mother

Γιώργος Κώνστας
Father

Θάνος Γραμμένος
Manakias' Assistant

Αλέκος Ουδινότης
Greek Film Library Manager
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.
İhtiras Rüzgarları

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."
Yitirdiğimiz Şeyler

Film detaylari icin tiklayin...
잘 봤다는 말 대신

'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.
İyi Geceler ve İyi Şanslar

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.
Mildred Pierce

Film detaylari icin tiklayin...
731

Savannah ' ın egzantrikliklerinin bir cinayete dönüşmesi ve bunun sonucunda Jim Williams'ın yargılanmasının üzerine yoğunlaşan bir öykü.Jim Williams sanat koleksiyoncusu,antikacı ve bir homoseksüeldir.Jon Kelso adındaki bir dergi muhabiri bir partide kendisini Savannah 'ın evinin içinde bulur.Williams 'tan çok etkilenen Kelso jim 'in şiddet dolu,genç ve seksi sevgilisi Billy ile tanıştığında şüpheleri artar.Partide Sonny Sailer adında bir komedyenle minik tasmalarla hapsedilmiş sinekleri olan ve her gün şehir suyunu zehirlemekle tehdit eden birisiyle tanışır.Ancak Billy öldüğünde onun ölümünü saran gizleri çözmek Kelso 'ya kalacaktır.
İyiler ve Kötülerin Bahçesinde Geceyarısı

Bu ihtiraslı ve gerilim dolu hikayede Rob Roy 18. yüzyılın İskoç kahramanı Robert Roy McGregor'in (Liam Nelson- Schindler's List) hayatını anlatır. Nefes kesici güzelliğine karşın kabile hayatının acı gerçeklerine, Rob Roy ve karısı Mary (Jessica Lange-Cape Fear) kendi şereflerini korumak için vahşiliğe ve hainliğe karşı destansı bir savaş açarlar. 18. yüzyılın İskoçyası'nda geçen bu film doğa güzellikleriyle dolu sahneleriyle de sizi etkileyecek...
Rob Roy

Bir kargo uçağı Sahara çölünde düşer. Sağ kurtulanlar ellerindeki çok az mühimmatla hayatta kalmaya çalışırlar. Hem doğa şartları hem de bedevilerin saldırılarına karşı direnmek zorundadırlar. Yiyecek ve suları tükenmek üzereyken çılgınca bir fikre kapılırlar: uçağın enkazından yeni bir uçak yapmak! James Stewart ve Richard Attenborough gibi isimleri bünyesinde barındıran, güçlü bir film.
Anka'nın Uyanışı

II. Dünya Savaşı sırasında bir Japon esir kampında geçen film, Japon subaylarla İngiliz esirler arasında yaşanan gerilim dolu günleri anlatıyor. Savaş karşıtı olduğu kadar insan ve toplum psikolojisinin derinlerine inen filmin kadrosunda David Bowie ve Takeshi Kitano gibi iki efsane yer alıyor.