

Το βλέμμα του Οδυσσέα
Yonetmen: Θόδωρος Αγγελόπουλος
Vizyon Tarihi: 12 Ekim 1995
Oyuncu Kadrosu

Harvey Keitel
A

Erland Josephson
Ivo Levy

Maia Morgenstern
Ulysses' Wives

Θανάσης Βέγγος
Taxi Driver

Γιώργος Μιχαλακόπουλος
Nikos

Ντόρα Βολανάκη
Old Woman

Μάνια Παπαδημητρίου
Mother

Γιώργος Κώνστας
Father

Θάνος Γραμμένος
Manakias' Assistant

Αλέκος Ουδινότης
Greek Film Library Manager
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Shot Through the Heart

Film detaylari icin tiklayin...
Potraži Vandu Kos

En iyi mahkeme filmlerinden biri sayılan yapımda Paul Newman başrollerde. Son yıllarda tüm davalarını kaybeden ve alkolik bir avukat olan Frank Galvin’in (Paul Newman), kaybettiği itibarını yeniden kazanması için karşısına bir fırsat çıkar. Frank veortağı Mickey (Jack Warden), hastaneye karşı açılan tıbbi usulsüzlük davasını kabul ederler. Hastanenin bağlı olduğu Katolik Kilisesi, olayı örtbas etmek amacıyla avukata rüşvet teklif eder.
Hüküm

Film detaylari icin tiklayin...
The Conqueror

Küçük bir kasabanın tozlu köklerinden Hollywood'un ışıltısına, oradan da dünya sahnesine uzanan REAGAN, zorlukların üstesinden gelmenin sinematik bir yolculuğu. Hayatı Ronald Reagan'ınkiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı hale gelen eski bir KGB ajanı olan Viktor Petrovich'in sesinden anlatılan bu film, büyüleyici olduğu kadar benzersiz bir bakış açısı sunuyor. Dennis Quaid, geleneksel bir biyografik filmin ötesine geçen bir hikayeye hayat vererek, yolculuğunda kendisini destekleyen bir kadının aşkıyla ayakta duran ve zorlukların üstesinden gelen bir adamın gücünün etkisinin derin bir keşfini sunuyor.
Reagan

Bir şovmen, benzersiz bir film tecrübesine sahip küçük bir sahil kasabası ile Kübalı Füze krizi histerisini, film efektlerini, sahne aksesuarlarını ve kauçuk kıyafetlerini B filminde birleştiren kitschy korku şaşkınlığını kullanarak harcar.
Matine

Paris Moda Haftası’nın yoğun atmosferinde, farklı geçmişlere sahip üç kadının hikâyesi kesişir. Amerikalı bir yönetmen olan Maxine, kariyerinin ortasında aldığı sarsıcı bir haberle hem hayatını hem de önceliklerini sorgulamaya başlar. Öte yandan genç bir model, kendi geleceğini belirlemek için alıştığı hayatın dışına çıkarken; sahne arkasında çalışan bir makyaj sanatçısı da görünmeyen bir dünyada var olma mücadelesi verir. Bu üç karakterin yolları, moda dünyasının parıltılı ama sert gerçekliği içinde kesişirken, her biri kendi kimliği ve seçimleriyle yüzleşmek zorunda kalır.
Moda

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...
Taksi Şoförü

Zamanını kasabanın bilardo salonunda geçiren işsiz güçsüz Rusty James, yıllardır Kaliforniya'da bir nevi sürgün hayatı yaşayan ağabeyi Boy'un dönmesini beklemektedir. Çete savaşlarının karizmatik lideri Boy, Rusty için hep bir rol modeli olmuştur. Boy gerçekten de döner ama işler Rusty için daha iyiye gitmez. Çünkü hem gençler arasında çete savaşlarının dönemi kapanmaktadır yavaş yavaş hem de dünya iki kardeşin birlikte büyüdüğü dünya değildir. Hem dışarda, hem de kendi içlerinde!
Siyam Balığı

İki erkek çocuk, Ignacio ve Enrique, 60'lı yılların İspanya'sındaki bir katolik okulunda öğrencidirler. Burada geçirdikleri zaman boyunca aşkı, sinemayı ve korkuyu keşfederler. Okulun müdürü ve edebiyat öğretmeni Peder Manolo, bu keşiflerin hem şahidi olur, hem de bir parçası * Üç karakter yıllar sonra, 70'lerde ve 80'lerde, iki kez daha aynı mekanda bir araya gelecekler. Bu karşılaşmalar aralarından birinin yaşamı ve ölümü için belirleyici olacak * Pedro Almodóvar bir kez daha anavatanı İspanya'da gezdiriyor kamerası. İnsanların derilerinin altına giriyor, yaşananları ve yaşanamayanları bir arada anlatıyor * Kuşkusuz her sinemasever bir Almodovar filmini yönetmeninin kim olduğunu bilmeden izlediğinde gerek tutku ve ihtirasla yoğrulmuş karakterlerinden gerekse eski filmlerine nazaran stilize senaryosuyla bunun bir Pedro eseri olduğunu anlayabilirler.