

Güvenlik Sonra Gelir!
Safety Last!
Yonetmen: Fred C. Newmeyer
Vizyon Tarihi: 1 Nisan 1923
Konu
Şehrin yüksek binalarından birinin üzerinde yer alan saatin yelkovanına asılmış bir adam görüntüsü ile izleyenlerin zihnine kazınmış ve daimi bir tebessüm bırakmış olan Safety Last!, 1923 yapımı bir sessiz komedi filmidir. Para kazanma hırsıyla şehre gelen genç bir adam, bir mağazada satış sorumlusu olarak çalışmaya başlar ve müdürüyle, mağazaya dikkat çekerek müşterilerin artmasını sağlayacak olan kişiye ödül olarak para vermesi konusunda anlaşır. Ancak mağazanın bulunduğu binanın dışına tırmanması için anlaşmış olduğu kişi bir kanun kaçağı çıkınca olayların seyri tamamen değişir ve genç adam kendisini binaya tırmanırken bulur. Heyecan ve komedi yüklü filmin başrolünde Harold Lloyd bulunmaktadır.
Oyuncu Kadrosu

Harold Lloyd
The Boy

Mildred Davis
The Girl

Bill Strother
The Pal

Noah Young
The Law

Westcott Clarke
The Floorwalker
Roy Brooks
Man Laughing from Window (uncredited)

Mickey Daniels
Newsboy with Freckles (uncredited)

Richard Daniels
Worker with Acetylene Torch (uncredited)
Ray Erlenborn
Newsboy with Cap (uncredited)

William Gillespie
General Manager's Assistant (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Dünya Savaşı sırasında hüküm giymiş bir Nazi savaş suçlusunun kızı olan Alicia'yla Amerikan Hükümeti adına casusluk yapması için temasa geçilir. Aşk, gerilim ve tutku gibi Hitchcock temaları etrafında dönen film, ustanın en iyi filmlerinden birisi olarak kabul ediliyor. Film diğer Hitchcock filmleri gibi gerilim türünde olsa da; alt metin olarak asıl aşkı ele alıyor. Filmde Grant, ajan rolünde; Bergman da Almanya vatandaşı olan, babası kirli işlere karışmış, babasının yaptığı pis işleri öğrendiğinde Amerika hükümetine çeteye sızan birini canlandırıyor.
Aşktan da Üstün

Kelepçeli Aşık’ta Cary Grant “kedi” lâkaplı çapkın bir mücevher hırsızını canlandırmaktadır. Grace Kelly ise pek çok mücevhere sahip olan şımarık ve kaprisli güzel bir genç kadındır. Cary Grant, usta bir hırsız olmasına karşın artık içinde bulunduğu ve hırsızlık yaptığı bu günlerden eski günlerdeki normal ve düzenli uğraşlarına dönmek ve gerçek mücevher hırsızını ortaya çıkartarak masum olduğunu kanıtlamak arzusu duymaktadır.
Kelepçeli Aşık

Ed Wood, kimilerine göre dünyanın en kötü yönetmeni, kimilerine göre de, filmleri son derece keyifli, nev-i şahsına münhasır kült bir yönetmen. Tim Burton, ikinci grupta yer alan bir yönetmen olarak daima ilhamları arasında tuttuğu Wood'un filmcilik serüveni üzerine bu filmi gerçekleştirdi. Yapımda, Ed Wood'un ayrıntılı yaşam hikayesinden çok, en çok bilinen yapımlarını çektiği dönem ve film yapma konusundaki hırsı konu ediliyor. Hem Ed Wood'u tanımak hem de Burton'ın başyapıtını görmek için kaçırılmamasında fayda var. İzledikten sonra sizde yazının başındaki sorunun cevabını bulacak ve muhtemelen ilk seçeneği eleyeceksiniz! * Tim Burton ve Johnny Depp işbirliğinden çıkan 8 film içinde en gerçekçi yapım bu olsa gerek
Ed Wood

İkinci dünya savaşında çok direnişli örgütün lideri Victor Lazlow Alman konsantrsayonu kampından kaçarak Casablanca'ya gelir. Amacı Lizbon'a oradanda ABD'ye iltica etmektir. Fakat bütün umutları şans eseri Casablanca'nın en meşhur gece kulübünün sahibi olan Rick'e bağlamıştır. Rick kaçış için gerekli olan pasaportlara sahib olan tek kişidir. Öte yandan Ricky'in Victor'un yakalanması ya da öldürülmesi için gerekli nedeni vardır. Victor'un karısı Ilsa Ricky bir zamanlar kendisini terk ettiğine inandığı ve kalbinin derinliklerine gömdüğü büyük aşkıdır.
Kazablanka

‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...
Arzunun Kanatları

Tek oğlu Esteban’ı yalnız başına büyüten ve ona çok bağlı olan Manuela, bir gece elim bir kazada oğlunu kaybeder. Duygusal bir çöküntü yaşayarak taşındığı Barcelona’da acısını indirmek için iş arayan Manuela, bir yandan da bir oğlu olduğundan habersiz eski kocasını aramaya başlar. Bu sırada eski dostu Agrado ve yeni tanıştığı Rosa ile sıkı bir dostluk kurup yeni bir hayata başlamaya çalışır. Ta ki trajedi kapısını yeniden çalana kadar…
Annem Hakkında Her Şey

Genç ve güzel manken Valentine arabasıyla emekli bir yargıcın köpeğine çarpar. Yargıcın evine giden Valentin, onun gizlice komşularının telefonlarını dinlediğine tanık olur. Bu rahatsız edici duruma rağmen aralarında beklenmedik bir dostluk gelişir ve yaşamları rastlantıların gizemi ile şekillenir. Aşkı kaybeden yaşlı bir adam ve aşkı arayan genç bir kadın, olası bir birlikteliği belki de 40 yıl farkla kaçırmışlardır. Ama paralel bir öyküde Valentin’in henüz varlığından haberdar olmadığı bir başka erkeğin, genç yargıç Auguste’ün öyküsü de devam etmektedir. Aslında birbirleri için yaratılmış bu iki genç insanın yolları asla kesişmez, ya da öyle zannederiz.
Üç Renk: Kırmızı
Film detaylari icin tiklayin...
Der Gardeoffizier

Tatlı Hayat, Roma şehir yaşantısının modern yozluğunu ve sofistike ahlak çöküntüsünü yüksek sosyetenin peşinde koşan bir gazetecinin gözünden anlatır. Genç gazeteci Marcello Rubini gerçek bir eser yaratmanın düşüyle yaşar; ancak çalıştığı bulvar gazetesinin ona sağladığı para ve prestijden de vazgeçemez. Filmde Marcello'nun yedi günü ve gecesini, birlikte olduğu farklı kadınlarla ilişkilerini, arka planda 1960'ların gençlik ve heyecanıyla kaynayan Roma sokakları ve sosyete yaşantısından kesitlerle izleriz. Marcello seks, içki, partiler ve alemlerle dolu bir dünyada savrulurken bile aslında haz almadığı bu "tatlı hayat"ı sonuna kadar yaşamaya devam eder. Onunki ruhsuz ve heyecansız bir varoluştur. İtalyan sinemasının ilk 3,5 saatlik filmi olan "Tatlı Hayat" gösterime girmesiyle birlikte büyük skandallara ve polemiklere yol açmış, Vatikan tarafından yasaklanmaya çalışılmış, halk tarafından kucaklanmıştır * Yapılmış en muhteşem İtalyan filmi.
Tatlı Hayat

Tati'nin cins kahramanı Bay Hulot kayın biraderinin ultramodern evine ve de plastik hortum üreten steril bir fabrikaya düşmesiyle tuhaf bir durum komedisi çıkartıyor. Hulot serisinin mekanikleşmiş yaşamı nefis bir şekilde hicveden bu ikinci filmi ile Tati hem yönetmen hem de oyuncu olarak karşımızda.