
Wohin und Zurück - An uns glaubt Gott nicht mehr
Yonetmen: Axel Corti
Vizyon Tarihi: 16 Mayıs 1982
Oyuncu Kadrosu

Johannes Silberschneider
Ferry

Barbara Petritsch
Alena

Armin Mueller-Stahl
Gandhi
Georg Corten
Kron

Georg Marischka
Gross

Fritz Muliar
Mehlig
Eric Schildkraut
Fein

Dietrich Siegl
Grün
Buddy Elias
Bernd Jeschek
Dolba
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1944'de Nazi işgalindeki Amsterdam'da Yahudiler toplanıp, kamplara gönderilmekte, kamplarda yok edilmektedir. Bir grup Yahudi bir evin çatı katında saklanır, hiç dışarı çıkmazlar. 2 yıllık bu zorunlu oda hapsinde açlıkla boğuşurken zaman zaman aralarında tartışmalar da çıkar. Anna Frank adlı genç kız, bu odada olanları bir günlüğe kaydeder. Savaşın sonlarına doğru müttefikler Normandiya'ya çıkarma yaparken, bu odadaki insanların sonu ne olacaktır? Naziler onları da mı götürecektir?.
Anne Frank'in Hatıra Defteri

Film detaylari icin tiklayin...
Ateşle Oyun

Film detaylari icin tiklayin...
Monsieur Batignole

14 yaşında, zeki ve çekici bir genç kız olan Hayley ve internette tanıştığı 30 yaşındaki moda fotoğrafçısı Jeff, tanışmak üzere bir kafede buluşurlar. Aralarında yaşanan flörtleşme, onları daha da yakınlaştırarak Jeff'in dairesine kadar götürür ve bu, beklenmedik bir olayın başlangıcı olur. Hayley, uzun süredir merak ettiği sırrı çözmek için Jeff'in içkisine ilâç katar.
Lolipop

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.
Ölümsüz

Hindiçin, aslında Kamboçya, Laos, Malezya (yarımada olan kısmı), Myanmar, Singapur, Tayland ve Vietnamı kapsayan bölgeyi tarif eden coğrafi bir terimdir. Film, Vietnamda yaşayan Eliane ile yaşamına giren ve aralarında ana - kız ilişkisi kurulan Vietnam kökenli Camillenin öyküsünü konu edinir. Sömürge günlerinde aşkı anlatan filmin konusu ise, 1930ların Fransız Yeni Çininde kauçuk ağacı fidanlığı sahibi, varlıklı Eliane, nefis karizması, babası ve yerli halktan evlat edindiği kızı Camille ile huzur içinde yaşamaktadır. Bir müzayede sırasında diğer bir karizmatik Jean-Baptiste ile tanışır ve kısa süreli bir ilişki yaşar. Bu arada Camillede başka bir gence âşık olur. Bunun üzerine Elaine, Jean-Baptistei uzaklaştırmak için gereken tüm girişimlerde bulunur ve Jean-Baptise uzak bir adaya gönderilir. Camille ise artık başka bir adamla evlidir fakat aşkın gözü kördür bir kere, sevdiği adamı bulmak için ülke çapında bir yolculuğa çıkar.
Hindiçin

1. Dünya Savaşı sona ermekteyken, Mathilde isimli genç bir Fransız kadının en büyük savaşı başlamak üzeredir. Mathilde, nişanlısı Manech’in savaş mahkemesinde hüküm giyerek Fransa-Almanya ordularının arasında kalan tarafsız bölgeye gönderilen beş adamdan biri olduğunu ve bunun neredeyse ölüm demek olduğunu duymuştur. Manech’ini sonsuza dek kaybettiğini kabullenmek istemeyen Mathilde, sevgilisinin yazgısını öğrenmek için olağanüstü bir yolculuğa koyulur. Her dönemeçte Manech’in bu son günleri, bu son anları nasıl geçirdiğine dair farklı yorumlar duyar. Yine de asla yılmaz... İnatla sürdürdüğü neşeli tavırları ve umudunun güçlendirdiği şaşmaz inançla, soruşturmasını sonuna kadar götürürken kendisine yardım edenleri ikna, etmeyenleri de gözardı eder. Beş talihsiz asker ve aldıkları vahşet dolu ceza hakkındaki gerçeğe yaklaşırken, savaşın dehşetine ve hayatlarını etkilediği insanlarda bıraktığı izlere de yakından tanık olur...
Kayıp Nişanlı

Film detaylari icin tiklayin...
Riot at the Rite

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.
Çılgın Pierrot
Film detaylari icin tiklayin...