

Topaz
Yonetmen: Alfred Hitchcock
Vizyon Tarihi: 17 Aralık 1969
Konu
Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.
Oyuncu Kadrosu

Frederick Stafford
André Devereaux

Dany Robin
Nicole Devereaux

John Vernon
Rico Parra

Karin Dor
Juanita de Córdoba

Michel Piccoli
Jacques Granville

Philippe Noiret
Henri Jarre

Claude Jade
Michèle Picard

Michel Subor
François Picard

John Forsythe
Michael Nordstrom

Per-Axel Arosenius
Boris Kuzenov
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Desert Hearts

1975 yılında sıcak bir yaz günü, Boston… Jimmy, Dave ve Sean isimli üç küçük çocuk caddede hokey oynadıkları sırada polis görünümündeki kişiler tarafından tarafından güya “belediye malına zarar vermeyi bırakmaları” için uyarılırlar. Bu sert görünümlü adamlar Dave'i arabalarına alıp küçük çocuğa günlerce cinsel tacizde bulunurlar. Aradan 25 yıl geçer. Küçük çocuklar artık büyür, bu süreçte de görüşmezler. Dave yetişkinliği boyunca bu olayın travmasını üzerinden atamamıştır. Üç çocuk babası olmuş eski sabıkalı Jimmy’nin 19 yaşındaki kızı Katie ölü bulunur ve Dave bir numaralı şüphelidir. Sean ise cinayetlerle ilgilenen bir dedektif olmuştur ve Katie cinayetiyle ilgilenmektedir. Bu durum 25 yıl sonra eski arkadaşları bir araya getirir. Cinayet eşelendikçe eski olaylar bir bir yüz üstüne çıkacak ve 25 yıl öncesine kadar gidecektir.
Gizemli Nehir

Sean Jones, gangster Eddie Kim'in Los Angeles savcısını öldürdüğüne tanık olur. Sean'ın şahitlik etmesi, Kim'in hapse girmesine sebep olacaktır. Kim'in tek kurtuluşu Sean'ın duruşmaya gitmek için bindiği uçağa zehirli yılanlar koymaktır.
Katil Yılanlar

60'ların Paris'inde ergenlik çağındaki Musevi çocuk Moses, annesi kardeşini de alıp evi terkedince babasıyla mutsuz bir hayata mahkum olur. Zamanının çoğunu mahallenin Türk bakkalı İbrahim Demirci ile geçirmeye başlar. Moses'ın babası depresyon sonucu intihar edince, onu İbrahim evlat edinir. Çok bilge bir adam olan İbrahim'in ışığında Kuran'dan yaşama dair güzel şeyler öğrenir Moses. Sonunda dükkanı kapatarak bir spor araba alırlar ve İbrahim'in ülkesine, yani Türkiye'ye doğru bir yolculuğa çıkarlar. Moses, burada bambaşka bir yaşama adım atarken yepyeni insanlarla da tanışacaktır.
İbrahim Bey Ve Kuran'ın Çiçekleri

Marnie - Hırsız Kız, tipik Hitchcock sarışınlarından biri olan (ve ayrıca Melanie Griffith'in de annesi) Tippi Hedren için özel bir armağan gibidir. Geçmişindeki karanlık olaylar nedeniyle kişilik bozulmasına uğramış ve bu yüzden kleptoman ve de 'frijid' olmuş bir genç kadın... Hedren de bu rolü gayet iyi biçimde oynar: yanı başında kendisine aşık olup onu iyileştirmeye çabalayan, geleceğin Sean Connery olduğu halde.
Hırsız Kız

Bir yetişkin olmasına rağmen hala ailesiyle yaşayan bir 'kaçık' olan Rupert Pupkin, pek yetenekli olmadığı halde bir gün ünlü bir komedyen olacağına inanmaktadır. İdolü ise komedi yıldızı Jerry Langford’dur. Pupkin, eğer bir gün Langford’un TV programına çıkmanın yolunu bulursa, şöhretin kapısının önünde açılacağına dair bir saplantıya da sahiptir.
Kahkahalar Kralı

New York moda dünyasının göz alıcı karmaşasında, sıfır bedenli muhteşem kadınlar içindeyken saçınızın kötü olduğu bir gün iş hayatınızın sonu olabilir. İşte Runway Dergisi bu inanılmaz cehennemin tam ortasıdır. Miranda Priestly ise moda dünyasının en güçlü kadını Runway'in korku salan kraliçesi kendisine bir asistan alacaktır. Milyonlarca kızın hayatını verebileceği bir iş ise sıradan bir New York'ta yaşayan Andy Sachs için göz kırpmaktadır. Yapacağı iş kesinlikle kendisine saygısı olmayan insanların yapabileceği türden, yaşamı bırakıp çalışmaya dayalı bir tür Miranda köleliğidir.
Şeytan Marka Giyer

Film detaylari icin tiklayin...
Sehnsucht

Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.
Guguk Kuşu

19. yüzyıl sonlarında büyümekte olan Polonya şehri Łódź'de geçen film, bir tekstil fabrikası inşa ederek büyük para kazanmayı hedefleyen üç arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Polonya'nın sanayileşme dönemine ve özellikle de endüstri kenti Łódź'e dikkat çeken kayda değer bir portre sunuyor.