

Joseph
Yonetmen: Roger Young
Vizyon Tarihi: 10 Nisan 1995
Oyuncu Kadrosu

Ben Kingsley
Potiphar

Paul Mercurio
Joseph

Dominique Sanda
Leah

Lesley Ann Warren
Potiphar's Wife

Martin Landau
Jacob

Alice Krige
Rachel

Warren Clarke
Ednan

Monica Bellucci
Pharaoh's Wife

Stefano Dionisi
Pharaoh

Valéria Cavalli
Asenat
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

16 Haziran 1959... "Süpermen'in Maceraları" filminin Çelik Adamı George Reeves (Ben Affleck) için Hollywood'un görkemli günleri ölümüyle sona erer. Hollywood Tepeleri'ndeki evinde bir kurşun yarasıyla ölü bulunan Reeves ardında genç yıldız adayı bir nişanlı, milyonlarca acılı hayran ve bir anne bırakır. Ölümünün peşinden sadece annesi Helen Bessolo (Lois Smith) gidecek ve cevapsız sorulara yanıt arayacaktır. Helen bunun için özel dedektif Louis Simo (Adrien Brody) ile anlaşır. Simo, hiçbirşey göründüğü gibi olmadığını ve korkunç bir senaryo oynatıldığını keşfeder.
Suç Ülkesi

Başıbozukluk ve bir dizi garip olay, New York City sokaklarını güvensiz bir yer haline getirmiştir. Şehrin Ninja Kaplumbağalar'ın varlığına her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı vardır ama Kaplumbağalar'ın durumu da, şehrin düzeninden farksızdır. Raphael, Donatello ve Michelangelo kayıptır ve haklarında hiç bir haber de yoktur. Arkadaşlarını bularak şehrin düzenini sağlamak ve geçmişteki birlikteliklerini yeniden yaratabilmek, artık sadece Leonardo ve Efendi Splinter'ın elindedir. Uzun bir aradan sonra yeniden beyazperde'de olan Ninja Kaplumbağalar, bu kez önceki filmlerin aksine tamamen animasyon teknikleri ile çekildi.
Ninja Kaplumbağalar 4

Andras, Bir Macar yahudisi olan Laszlo'nun işlettiği restoranda piyanist olarak işe başlar. Aynı restoranda çalışan ve Laszlo'nun sevgilisi Ilona ile aralarında bir ilişki başlar. Ilona'ya aşık olan bir diğer adam ise, restoranın müdavimi, genç Alman işadamı Hans Wieck'dir. Birgün Andras, Ilona'ya doğum günü hediyesi olarak bir beste yapar. Daha sonraları bu beste küçücük bir Macar restoranından tüm dünyaya yayılır ve intiharlar baş göstermeye başlar. Aynı zamanda, Naziler Avrupa'yı ele geçirmeye ve Yahudi soykırımına başlamıştır. Bu 4 kişi arasındaki ilişki ise, söz konusu dönemin getirdiği sorunlarla beraber şarkının kasvetine uygun şekilde ilerleyecektir.
Kederli Pazar

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına, kendi yöntemleriyle ortak olan bir adam... Yardıma ihtiyacı olan genç bir kadın...Tatile giden insanların boşalttığı evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince, bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi Boş Ev. Yine böyle bir misafirliği sırasında kaldığı evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karışılaşan adam şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.Sinemanın görsel gücünü kullanmayı büyük bir ustalıkla başaran Kim Ki-Duk'un Boş Ev'i, bunu en iyi kanıtladığı filmlerinden biri.
Boş Ev

Los Angeles' da çok sıkıcı bir işte çalışan genç bir kadının öyküsüdür. Geceleri ise erkek arkadaşı ile barlarda bambaşka bir hayatı vardır.
The Rapture

Orson Welles‘in başyapıtlarından “Muhteşem Ambersonlar“, aynı zamanda yönetmenin en talihsiz filmlerinden birisi. Yapımcı firmanın marifetiyle yarısından çoğu kurguda yok edilerek (148 dakikadan 88 dakikaya indirildi) gösterime sokulan “Muhteşem Ambersonlar“, aristokrat bir ailenin çöküşünü ve güç dengelerinin bozulması yüzünden bir anda sınıf düşmesini anlatıyor. George Amberson Minafer (Tim Holt) aristokrat bir ailenin, güç-budalası haline gelmiş oğlu. Bir mucit olan Eugene Morgan (Joseph Cotten) George’un annesine aşık oluyor, ancak kadın çok daha zengin bir adam olan Wilbur Minafer’ın (Donald Dillaway) büyüsüne kapılıyor. Yıllar sonra Eugene şehre geri dönüyor, üstelik yeni bir icadın, otomobilin yaratıcısı olarak... Welles’in ölümünden sonra bilgisayarla renklendirilen filmin kurgusunu ileride birçok başarılı filme imza atacak olan Robert Wise yapmıştı.
Muhteşem Ambersonlar

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Yetenekli Bay Ripley

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...
Günden Kalanlar

Film detaylari icin tiklayin...
Die große Liebe

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.