

Tatlı Günler
Les Demoiselles de Rochefort
Yonetmen: Jacques Demy
Vizyon Tarihi: 8 Mart 1967
Konu
İkiz kardeşler Delphine ve Solange, doğup büyüdükleri küçük kasaba Rochefort’tan çıkıp, büyük şehirde aşkı ve zenginliği bulma hayalleri kurar. Ayrılma planları yaparken, karnavalda şarkıcı olarak işe başlarlar. Tek bir hafta sonu, gönül işleriyle onların planlarını bozmaya yeter.
Oyuncu Kadrosu

Catherine Deneuve
Delphine Garnier

Françoise Dorléac
Solange Garnier

Jacques Perrin
Maxence

Gene Kelly
Andy Miller

Danielle Darrieux
Yvonne Garnier

Michel Piccoli
Simon Dame

George Chakiris
Etienne

Grover Dale
Bill

Jacques Riberolles
Guillaume Lancien

Geneviève Thénier
Josette
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

60'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.
Rüya Kızlar

Lili, İspanya tatilinden dönüşte, ikiz erkek kardeşinin babası ile tartışmalarından sonra evi terk ettiğini öğrenir. Ailesinin bu olayı hafife almasını ve babasının umursamaz tavrını onaylamaz. Lili umutsuzca kardeşinin telefonunu bekler fakat herhangi bir haber çıkmaz. Bir süre sonra Lili depresyona girer ve yemek yememeye başlar. Beklenmedik bir anda kardeşinin gönderdiği kartpostal eline ulaşır..
Benim İçin Üzülme

Eileen iyi niyetli fakat her şeye fazlasıyla burnunu sokan bir annedir. Güzel ama bekar kızı Milly’nin ilişkilerdeki başarısızlıklarına daha fazla dayanamayarak gizlice ona koca aramaya başlar. Gazete ilanlarından Milly’e layık olabilecek iki erkek bulur. Biri çekici ve başarılı bir doktor, diğeri ise altın kalpli ve bekar bir babadır. İki adam da Milly’nin kalbini kazanmak için yarışa başlarlar. Acaba Milly hangisini seçecektir; ve daha önemlisi bu romantik oyunun arkasında annesinin olduğunu anlayınca ne yapacaktır?
Ben Sana Söylemiştim

Başıbozukluk ve bir dizi garip olay, New York City sokaklarını güvensiz bir yer haline getirmiştir. Şehrin Ninja Kaplumbağalar'ın varlığına her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı vardır ama Kaplumbağalar'ın durumu da, şehrin düzeninden farksızdır. Raphael, Donatello ve Michelangelo kayıptır ve haklarında hiç bir haber de yoktur. Arkadaşlarını bularak şehrin düzenini sağlamak ve geçmişteki birlikteliklerini yeniden yaratabilmek, artık sadece Leonardo ve Efendi Splinter'ın elindedir. Uzun bir aradan sonra yeniden beyazperde'de olan Ninja Kaplumbağalar, bu kez önceki filmlerin aksine tamamen animasyon teknikleri ile çekildi.
Ninja Kaplumbağalar 4

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Mr. Bean İngiltere’de Ulusal Galeri’de güvenlik görevlisidir. Ancak bir sorun vardir. İşini yaparken sürekli uyuyakalmakta ve bu yüzden komik olaylara sebep olmaktadır. Her ne kadar tüm amirleri onu kovmak istese yönetim kurulu başkanı onu savunduğu için bu mümkün değildir. Bu yüzden de galeri çalışanları ondan kurtulmak için başka bir yola başvurur. Mr. Bean, ünlü başyapıt ”Whister’in Annesi” isimli tabloyu İngiltere’den Amerika’daki Grierson Galerisi’ne götürmekle görevlendirilir. Amerikalıların ünlü sanat uzmani Dr. Bean zannettikleri Mr. Bean ise Amerika’ya ayak bastığı andan itibaren ortalığı karıştırmaya başlar...Ancak bir sorun vardır. Whistler’in Annesi’nin gösterileceği serginin açılışına saatler kala, tabloya korkunç bir şey olmuştur. Ve maalesef bu durumu düzeltebilecek bir tek kişi vardir: Mr. Bean...
Bean: Bir Felaket Filmi

Türkçesi ayna olarak çevirilen Andrei Tarkovsky'nin en kişisel filmi. Zaman kavramının tamamen yitirildiği şiirsel bir dille, ölmekte olan bir adamın ikinci dünya savaşı sırasında çocukluğu, ergenlik dönemi ve annesiyle babasının boşanması sırasında yaşadığı travmanın Rusya'nın tarihi ve toplumunun evrimi fonunda verildiği bir başyapıt. 2. Dünya Savaşı'nın karanlık günlerini anlatan film, yönetmenin kendi çocukluğundan da izler taşıdığı gibi, Rus tarihine dair ilginç göndermeler de yapıyor. Filmde çocukluğun masumiyetinin savaşın dehşetine kurban gidişi anlatılıyor.
Ayna

Bir nevi kıyamet sonrası gelecekte, isimsiz bir ülkedeyiz. Düşen dev bir meteor açıklanması güç olaylara sebep olmuştur. Yarattığı etki 'Bölge' adı verilen bir alanda etkili olmaktadır. Bu alanın ortasında yer alan bir odada insanlığın en derin tutkularını gerçek yapacağı söylenen bir güç vardır. Dikenli teller ve askerlerle korunan Bölge'ye sadece zihinsel güçleri ve yeterli cesaretleri olan İz Sürücüler girebilmekte ve eşlik ettikleri insanları odadaki güçle yüzleşmeye götürmektedirler. Kahramanımız da böyle bir İz Sürücü'dür. Karısının itirazlarına rağmen bir bilim adamını ve bir de yazarı yanına alarak hayatının yolculuğuna çıkar.
İz Sürücü

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.
Kaldırım Serçesi

Film detaylari icin tiklayin...