

White Wedding
Yonetmen: Jann Turner
Vizyon Tarihi: 29 Nisan 2009
Oyuncu Kadrosu

Kenneth Nkosi
Elvis

Rapulana Seiphemo
Tumi

Jodie Whittaker
Rose
Zandile Msutwana
Ayanda

Marcel Van Heerden
Mr. Fanie van Zyl
Sylvia Mngxekeza
Ayanda's Mother
Lulu Hela
Zuki

Jessica Haines
Daisy

Mbulelo Grootboom
Tony
Sandy Mzolo
Gloria
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Zengin ailesi tarafından fazlasıyla şımartılmış Jessie Montgomery, çılgın davranışlarıyla ve aşırı para harcamasıyla herkesi şaşırtan ve bir o kadar da kıskandıran güzel bir kadındır. Son çılgınlığı neticesinde geceyi nezarethanede geçirince, milyoner babasını iyice çileden çıkarır. Jessie'nin koruyucu meleği onu hapisten çıkarır ancak artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını söyler. Nitekim eve giden Jessie'ye babası tanımaz ve ona bir kızı olmadığını söyler! Ne yapacağını bilemeyen Jessie, artık bir iş bulup çalışmak zorundadır ancak hiçbir tecrübesi yoktur. Uzun arayışlarından sonra sadece garip bir çift olan Starkey'lerin yanında bir hizmetçilik işi bulabilir.... Böylece hem kendisi hem ailesi için, oldukça sıra dışı macera başlar!
Zoraki Hizmetçi

Neal Page (Steve Martin) işten çıkmayı sabırsızlıkla bekliyordur, çünkü o gün bayramdı ve o uçak biletlerini ayırmış kendi evine gidecektir. İşten birazcık geç çıksa da yine de hava alanına ulaşması fazla uzun sürmeyecekdir. Ve işten çıkan Page hemen bir taksi aramaya başlar, pek taksi bulunmayan saatlerdi, Neal sonunda bir taksi bulur fakat bir anda bir adam (John Candy) aniden taksiye biner ve gider. Neal Page geç de olsa oraya ulaşır ve bir anda aynı adama yani Del Griffithe havaalanında rastlar. Daha sonra aynı uçakta yan yana oturan ikili bir anda uçakta sorun çıkmasıyla inerler ve şimdi Neal Delle birlikte türlü araçlar kullanarak eve ulaşmalıdır. Fakat tamamen uyumsuz olan ikilinin anlaşması zor olacaktır, Neal Page çok konuşmayan ve tek isteği eve gitmek olan birisi, Del ise karısını kaybetmiş ve hiç susmayan bir satıcıdır.
Uçaklar, Trenler ve Arabalar

Annneanneleri hastalanan üç yaramazın acilen birisine bırakılması gerekmektedir. Buck Amca tek başına, dağınık ve avare yaşayan bir adamdır. Bir kaç kez evlenmeye teşebbüs etmiş fakat başarılı olamamıştır. Çocukları ona bırakmak iyi bir fikir değildir ama anne baba mecburen birkaç günlüğüne çocuklarını ona bırakır. Anne ve babanın gidişiyle komik olaylar başlar. Çocuklar ilk başta Buck'ı hiç sevmezler ve korktuklarından onun sözünü dinlemek zorunda kalırlar.
Buck Amca

Çok sevdiği zoolog karısı Elizabeth'in hayata veda etmesi ile bütün dünyası bir anda yıkılan Bob, aradan bir yıl geçmesine rağmen hayata yeniden başlamaya henüz hazır değildir. Chicago'nun bir başka köşesinde ise, geçirdiği kalp nakli ameliyatı sayesinde çocukluktan beri süregelen rahatsızlığından kurtulan Grace Briggs, yepyeni bir dünyaya atılmak için sabırsızlanmaktadır. Grace, büyük babasının sahip olduğu O'Reilly adlı İtalyan restoranı sayesinde Bob ile tanışır. Birbirlerine aşık olan ikili, yaşamlarına dair gerçekleri öğrenmeye başlamakla birlikte aşklarını da sorgularlar. Sonuç ise zor elde edilen bir uyum ve birlikteliğin kimi zaman eğlenceli kimi zaman da hüzünlü öyküsüdür.
Kalbim Seninle

İlk Filmdeki olayların üzerinden uzun bir süre geçmiş ve takvimler yakın geleceği gösterirken, eski pilot Ted Striker, bu kez eski sevgilisini ve diğer yolcuları Güneş’e doğru hızla ilerleyen bir uçaktan sağ çıkarmak zorundadır. Ted bunu nasıl yapacağını bilemese de canı pahasına da olsa herkesi kurtarmayı başaracaktır.
Uçak 2

Film detaylari icin tiklayin...
Ananghoonska

Tanrı ve sevgili kulları arasındaki sıra dışı ilişkinin 2003 yılındaki Bruce Nolan'ın hikayesi ile sona erdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Macera, ilk filmde kendini beğenmiş gazeteci olarak tanıdığımız Evan'ın hikayesi ile devam ediyor. Gazeteciliği bırakmış ve siyasete atılmış olan Evan, bu uğurda tüm yaşamını değiştirmiştir. Evini Buffalo'dan Virginia'ya taşımış ve kendisine yeni bir çevre edinmiştir. Fakat bir gün hiç beklenmedik bir ziyaretçinin karşısına çıkması ile hayatı birden ilginç bir yol alır. Tanrı, insan kılığında karşısına gelerek Evan'dan Nuh'un Gemisi'nin bir benzerini inşa etmesini ister. Bu ilginç istek sonrası işe koyulan Evan'ın garip tavırları, başta ailesi olmak üzere herkesin dikkatini çekecektir.
Aman Tanrım

Jean-Luc Godard'ın başyapıtı Pierrot le Fou (Çılgın Pierrot), yönetmenin uzun ve parlak kariyerinde önemli bir kilometre taşıdır. Karışık bir dönüm noktası olan film, Godard'ın Breathless (Nefes Nefese, 1960) ve Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak, 1962) gibi eserlerinin deneysel yaşam gücü ve Week End (Hafta Sonu, 1967) ve Wind from the East (1969) gibi son derece politik, alaycı ve acı bir biçimde komik filmleri arasında kalır. Pierrot le Fou, her ikisinin öğelerini de barındırır ve sırf bu nedenle izleyici için zengin bir deneyim fırsatı sunar. Ancak filmin sahip olduğu bir başka koz da gerçek güzellik duygusu. Eleştirmenler, Godard'ın polemik yaratan üslubuna karşın zarif bir biçimde güzel filmler de yaptığını unutmaya meyilli ama Pierrot le Fou, hiç kuşkusuz Contempt'le (1963) birlikte, bu açıdan değerlendirilmeli.
Çılgın Pierrot

Film detaylari icin tiklayin...
Holy Matrimony

Bir Hollywood starı kendini nasıl olur da süpermarket kasasında çalışan genç bir kadınla Los Angeles’ta turlarken buluverir? Bir zamanların büyük starlarından biri olan adamın yıldızı gitgide sönmekte olduğu için, kendini “şu ufak bağımsızlardan birinde” bir rol almak zorunda hisseder. Saha araştırması için gittiği fakir bir Latin mahallesinde, kendinden pek bir emin gözüken kasacı Scarlet ile karşılaşır. Şoförü onu yolun ortasında terk edince, Hollywood mahallesine geri gidebilmek için Scarlet’tan yardım ister. İkilinin Los Angeles yolculuğu tesadüfi karşılaşmalar, şaşırtıcı durumlar ve hoş sohbetle geçer; ikisi de beklenmedik itiraflarda bulunur.