

Gunga Din
Yonetmen: George Stevens
Vizyon Tarihi: 26 Ocak 1939
Oyuncu Kadrosu

Cary Grant
Archibald Cutter

Victor McLaglen
MacChesney

Douglas Fairbanks Jr.
Thomas Anthony Ballantine

Sam Jaffe
Gunga Din

Eduardo Ciannelli
Guru

Joan Fontaine
Emmaline "Emmy" Stebbins

Montagu Love
Colonel Weed

Robert Coote
Bertie Higginbotham

Abner Biberman
Chota

Lumsden Hare
Major Mitchell
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Uzak bir Karayip adasında Army Ranger Joe Armstrong, yerel bir bilim adamını kaçıran ve mutant Ninja savaşçılarının bir ordusunu üreten kötü bir süper suçlunun "Aslan "ın debriyajlarından eski bir arkadaşını kurtarıyor.
Amerikan Ninja 2

Film detaylari icin tiklayin...
Up Front

Bu devam filminde Lillian evlat edinilmiştir ve aradan birkaç yıl geçmiştir. Evli ve hamile olan Annie, meslektaşı doktor Owen'ı ziyaret eder. Doktor Owen da çocuk sahibi olmak istemektedir ancak hamile kalamıyor gibi görünmektedir. Lillian, evlat edinen babasının asistanı olan bir kadınla aşk yaşar; babası ise aşırı koruyucu bir tavır sergilemektedir.
Love Finds A Home

Saygın bir Hava Kuvvetleri pilotu olan Jack Halloway, yeni geliştirilen yüksek teknoloji bombardıman uçağı "Storm Catcher"ın prototipini çalmakla suçlanır. Aleyhindeki kanıtlar ezici derecede güçlüdür ve suçlu olduğu neredeyse kesin gibidir. Vatana ihanetle suçlanan Halloway, hapishaneye nakledilirken kaçmayı başarır. Masumiyetini kanıtlayıp gerçek suçluları ortaya çıkarabilecek tek kişi olduğunu bilmektedir. Kaçışı sırasında ona yalnızca uzun yıllardır dostu ve meslektaşı olan Teğmen Sparks yardım eder. Birlikte yaptıkları araştırmada, suçluların ABD ordusunun en üst kademelerine kadar uzandığını ve tek amaçlarının ülkede bir savaş çıkarmak olduğunu keşfederler. Halloway, yalnızca adını temize çıkarmak için değil, aynı zamanda Amerika'yı terörle sarsmak isteyen güçlü bir düşmana karşı da mücadele etmek zorundadır. Nefes kesen bir hesaplaşmada, Halloway düşmanlarını durdurmayı başarır ve ülkesini bir iç savaştan kurtarır.
Fırtına Operasyonu

Film detaylari icin tiklayin...
Le vrai du faux

Amerikan İç Savaşı tüm şiddetiyle ülkeyi kasıp kavurur. İnsanlar yakınlarını kaybeder. Aileler dağılır. Savaş biter. Birlikten ayrılmak isteyen Güney eyaletlerinin kurduğu Konfederasyon yenilmiştir. Yeniden Yapılanma Dönemi başlar. Kölelik yasaklanır. Başkan Lincoln'ün suikastiyle, yeni oluşan güven ortamı yerini kaos ve anarşiye bırakır. Özellikle güney eyaletlerinde çeteciler beyaz çiftlik sahiplerine saldırır ve ailelerine göz açtırmazlar. Polis gücüne katılan siyahlar ve melezler beyazları taciz eder. Bunun üzerine asayişi sağlamak üzere "Klan" kurulur. Haçlı şövalyelerini andıran giysileriyle Ku-Klux-Klan üyeleri gecelerin hakimidir artık. Devletin sağlayamadığı adaleti onlar getirir. D.W. Griffith’in sessiz filmi Bir Ulusun Doğuşu, gerçekten de bizlere anlatılan tarih tezinin aksi bir görüşü, üstelik şimdi izlendiğinde epey rahatsız edici bir tonda sunuyor.
Bir Ulusun Doğuşu

James Bond’u Sean Connery’nin canlandırdığı nefes kesici bir aksiyon. Blofeld III. Dünya Savaşı’nı çıkarmak için hazır... Rus ve Amerika arasında büyük bir savaşa neden olacaktır. Böylesine tehlikeli duruma karşı çıkabilecek tek kişi James Bond’dur. Bir çok güzel kasının yardımıyla 007, Blefold’un bir yanardağın içinde gizli merkezine sızacaktır.
İnsan İki Kere Yaşar

1870'lerin Japonya'sında Amerikan ordusundan Yüzbaşı Nathan Algren, Japon İmparatoru'nun davetlisi olarak ülkenin ilk ordusunu eğitmek üzere doğuya gelir. Modernleşme eğilimleri gösteren feodal kültür, samuray tarzını da devam ettirmektedir. Algren, bir kaza geçirip samurayların lideri tarafından kurtarılınca köklü samuray kültürüyle tanışır ve etkilenir. Bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenince büyük bir kararın eşiğine gelecektir. İki taraf arasında kalmıştır ve onurunun doğru yolu göstermesini beklemektedir.
Son Samuray

Yıl 2018. Geçte olsa Mahşer Günü gelip, modern uygarlığı yıkarak geçmiştir. Beklenildiği gibi makineler kontrolü ele geçirmiştir. Hayatı boyunca uyarıldığı geleceği durdurmak için elinden geleni yapan ama başarısız olan John Connor geriye kalan bir grup insanı Skynet'e ve ordularına karşı direnmek için örgütlemiştir. Ancak John Connor'ın bu savaşı kazanabileceğine olan inancı Marcus Wright isminde bir yabancının ortaya çıkmasıyla sarsılır. Bu garip, yeni dünyada uyanan Marcus en son bir hapishane hücresinde olduğunu hatırlamaktadır. Connor, Marcus'un gelecekten mi yoksa geçmişten mi geldiğini anlamaya çalışırken Marcus’un güvenilir biri olup olmadığına karar vermek zorundadır. Bu sorulara cevap bulmak için yeterli zamanı olmayan Conor, Marcus’u da yanlarına alarak, küçük bir saldırı timi ile birlikte Skynet'in insanoğlunu tamamen ortadan kaldırabilecek son saldırısını engellemek için Skynet'in ana üssüne doğru yola çıkar.
Terminatör: Kurtuluş

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.