

Hiç Korkmuyorum
Io non ho paura
Yonetmen: Gabriele Salvatores
Vizyon Tarihi: 8 Şubat 2003
Konu
İtalyan yönetmen Gabriele Salvatores'in pek çok festivalden ödülle dönen, gerilim konusunda Hollywood filmlerine ders verir nitelik taşıyan filmi, Michele'nin terk edilmiş kulübenin altında yaralı bereli bir çocuk bulmasıyla başlayan gizemli olayları anlatır. Güney İtalya'nın müthiş manzaralarını kartpostal gibi görüntülerle veren, yerinde kullanılan müziklerle temiz ve dokunaklı yapısını güçlendiren film, çocukların dünyası ile yetişkinlerin şiddet içeren dünyası arasında gidip gelmeler yaşatır. Özellikle çocuk oyuncuların başarılı performansıyla samimi bir his uyandıran yapıt, yönetmenin korkutma kaygısı gütmeden yarattığı gerilimle seyirciyi sürpriz bir sona hazırlar.
Oyuncu Kadrosu

Giuseppe Cristiano
Michele

Dino Abbrescia
Pino Amitrano

Aitana Sánchez-Gijón
Anna

Diego Abatantuono
Sergio
Fabio Tetta
Teschio

Riccardo Zinna
Pietro
Giulia Matturro
Maria

Antonella Stefanucci
Assunta
Fabio Antonacci
Remo

Giorgio Careccia
Felice
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
バーバー吉野

Film detaylari icin tiklayin...
Rapito

Soğuk, yağmur ve sis, Ravenna'daki bir fabrikayı çevrelemiştir. Fabrika atıkları çevredeki gölleri kirletmektedir. Fabrikanın müdürü Ugo'nun karısı, ev kadını Guiliana psikolojik olarak rahatsızdır, ancak rahatsızlığını kocasından elinden geldiğince saklamaktadır. Guiliana Patagonya'ya gitmekte olan bir mühendis olan Zeller ile tanışır. Birlikte seksi oyunlarıyla dolu bir akşam yemeğine katılırlar; ardından Ugo iş için şehir dışındayken Guiliana oğlunun çocuk felcine yakalandığından şüphelenir. Ancak oğlunun hastalığı uydurduğunu fark edince, kimsenin ona ihtiyacı olmadığına dair paniğe kapılarak Zeller'a gider.
Kızıl Çöl

Film detaylari icin tiklayin...
La Tresse

Paul Javal isimli bir senarist Fritz Langin yeni filmi için bir senaryo yazması için işe alınır. Maddi sıkıntılar nedeniyle hayatını düzene oturtmakta zorlanan Paul, genç ve güzel karısı Camilee'i çok sevmektedir. Homeros'un Odysseia eserinden uyarlanacak olan filmin senaryosu için aldığı sipariş bir süre sonra Paul'ün hayatını allak bullak eder ve karısı ile olan mutluluğu da bozulmaya başlar. Üstelik bunda en büyük sorumluluk da filmin yapımcısındadır. Filmde Alman sinemasının büyük ismi Fritz Lang kendisini canlandırmaktadır. Camille Javal, ismi ise Bardotun gerçek adıdır. Godard'ın seyircilerle en fazla yakınlık kuran filmlerinden biri de denilebilir. Filmdeki senarist, bir zaman sonra kendi yazdığı filmin başkahramanına dönüşürken Godard sinema dili üzerine yine özgün fikirler vermektedir.
Nefret

Dünyaca ünlü İngiliz yazarı Sarah Morton, tatil yapmak ve biraz da çalışmak amacıyla, editörünün Fransa'daki evine misafir gelir. Bir gece, Fransız editörün genç kızı Julie, Sarah'ın hayatına altüst edici bir giriş yapar ve kadın yazarın yaşamındaki tüm sükunet, bir daha geri dönmemek üzere bozulur. 8 Kadın ile tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tanınıp sevilen yönetmen François Ozon, bu filminde de sadık oyuncusu Charlotte Rampling'ten (Kumun Altında) vazgeçmiyor. Bununla da kalmıyor ve 8 Kadın'ın en masumu ve küçüğünü, Ludivine Sagnier'i de 'fettan kız' rolüyle olaya dahil ediyor.
Havuz

Ortaçağ'da Haçlı Seferleri'nden dönen bir şövalye savaşlar sırasında hep ölümle burun buruna gelse de, hayatta kalmayı başarmıştır. Ancak tam huzura kavuşacağını düşünürken, karşısına onun hayatını almaya gelmiş olan ölüm çıkar. Ölümle pazarlığa oturan savaşçı, onu bir satranç oyununa davet eder. Yolculuğu sırasında kendisine eşlik eden ölümle bir taraftan oyun oynayan şövalye, yol boyunca çok farklı insanlara ve durumlara tanık olacaktır.
Yedinci Mühür

Film detaylari icin tiklayin...
Biyaya ng Lupa

Sessiz sinema doneminin unutulmaz yapitlari arasinda yer alan ve kurgu ile belgesel anlayisin icice gectigi film, 1920’lerin Berlin’inde yasayan kendisini canlandiran, oyunculuk deneyimi olmayan bes genc Berlinli’nin bir Pazar gununu anlatiyor. Bir hikâye anlatmaktan ziyade o tatil gununun rahatligini pelikul uzerinde belgelemektir amaci. Kamera filmin buyuk bolumunde sokaklarda, gercek mekânlardadir. Bu baglamda hem Siirsel Gercekcilik’in hem de Italyan Yeni Gercekciligi’nin oncusu sayilir. Nazi Partisi’nin iktidara gelmesinden sadece birkac yil oncesinin Almanyasi’ni ve bambaska bir ruh halini gostermesi bir yana, yaraticilarinin tumunun III. Reich doneminde Hollywood’a kacip, orada une kavusmasiyla da ayrica sinema tarihinde onemli bir yere sahiptir…
Bir Pazar Günü

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.