
The Callback Queen
Yonetmen: Graham Cantwell
Vizyon Tarihi: 10 Temmuz 2013
Oyuncu Kadrosu
Amy-Joyce Hastings
Kate Loughlin

Mark Killeen
Vincent Catalano

Seán T. Ó Meallaigh
Daithí Carroll

Kate Braithwaite
Joanne Webber

Vicki Michelle
Deborah Whitton

Ger Ryan
Mary Carroll

Max Befort
Guido
Sophie Berenice
Luci Wilkinson

Greg Kolpakchi
Nikolas
Ben Wigzell
Peter Towne
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Zubeida, çocukluğundan beri sinema dünyasına tutkuluydu, babasının bir film stüdyosu vardı ve oyuncu olmayı hayal etmesi şaşırtıcı değil. Ancak sadece kızının kariyer yapmasına yardımcı olabilecek baba buna karşı çıktı ve onunla evlendi. Ancak Zubeida'nın aile hayatı yürümez, kocası ondan boşanır ve ayrılır. Zubeida gerçek bir prensle tanıştığında, aralarında duygular alevlenir. Ancak evlidir ve ailesinden ayrılamaz. Zubeida onu o kadar çok seviyor ki ikinci karısı olmaya hazır.
Ölümcül Aşk / Zubeidaa

Sinema tarihinin en önemli filmlerinden birisi. Filmin tarihi bağlamda ifade edilmesi bir yana, özellikle seyirciye seslenen murder plot, aşk hikayesi vs. yönlerinin olması bunun nedenleri arasında sayılabilir. Carne & Prevert işbirliğini de bu başarıda gözardı etmemeliyiz. 1940′ların ortalarına doğru Fransız Sinemasının konumlandırılmasına bakıldığında bunda Marcel Carne ve onun ekibininin önemi gözler önüne serilir. Öyküde 1827-1828 yılları Fransa’sına panaromik bir bakış gözler önüne serilmektedir. Bu sahne özellikle akılda tutulmalıdır, filmin son sahnelerinde bu tip bir panaromik bakışa adeta simetri oluştururcasına geri dönülecektir. Açılış sahnesinin etrafında bulunan binalar seyircide derinlik hissi oluşturacak şekilde dizilmiştir ki bu izleyicide bir göz yanılması uyandırır. Ayrıca bu küçük setlerde, göz yanılması ve algı oyunlarıyla seyirciyi büyülemek amacıyla cüceler kullanılmıştır.
Cennetin Çocukları

Washington'da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine'in medya patronu Jim Taylor'dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers'ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson'ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur * İzlemeden önce sıkıcı bir politik film olduğunu zannediyordum.Kesinlikle sıkıcı değilmiş, aksine bir başucu filmiymiş. Kararında ilerleyen senaryo finaline doğru kalitesini hep arttırıyor. Zaten eski filmlerde en çok sevdiğim şey bu * Frank Capra neden filmlerinin son yarım saatini tüyleri havaya dikecek kadar etkileyici biçimde işliyor?
Bay Smith Washington'a Gidiyor

On sekizinci yüzyıl Viktorya dönemi... Sarah, 'alt' sınıflardan gelme, sevdiği adamın peşinden gitmiş olduğu için toplum tarafından dışlanmış genç bir kadındır. Toplumun tamamen şekilden ibaret ahlak değerleri tarafından yargılanıp damgalanmış olan bu kadın, en ufak özgürlüklerden bile mahrum bırakıldığı, kıstırılmış bir hayat yaşamaktadır. Yine aynı şekilde, toplumun tamamen gösteriş budalası, samimiyetten uzak kurallarından sıkılmış ama bunu kendisine çok da itiraf etmek istemeyen Charles'la tanışan Sarah, çok da fazla konuşmaya gerek kalmadan aynı duyguları ve düşünceleri paylaştıklarını farkeder. Sarah'ın içinde bulunduğu 'düşük' sosyal sınıfa rağmen Charles, tam anlamıyla bir aristokrattır. Çok fazla ortak noktaları olan bu iki insanın bir arada olmalarını engelleyen belki de en önemli neden de budur. Tabi bir de Charles'ın, zengin bir tüccarın şımarık kızı ile olan nişan düzeyindeki ilişkisi.
Fransız Teğmeninin Kadını

Kız arkadaşından ayrılması ile yıkılan Carter Webb, Los Angeles'tan ayrılarak Detroit'te yaşayan deli dolu anneannesinin yanına gider. Carter, anneannesinin karşı komşusu Hardwicke Ailesi'nin kadınlarına karşı bir çekim hissetmektedir.
In the Land of Women

Jane'in başından geçen talihsizlikler, çatlak ev arkadaşının ortada bıraktığı otlu keklerden yemesiyle başlar. O gün yapması gerekenlerin listesi epey kabarıktır: Bir ses sınavına katılması ve değerli keklerin yerine bir şekilde yenilerini koyması gerekmektedir. Jane'in çılgın macerası gün boyu Los Angeles sokaklarında sürüp gidecek, sonunda Jane elinde Komünist Manifesto'nun ilk baskısı ile kendisini bir dönme dolabın tepesinde bulacaktır.
Duman Altı

Tek oğlu Esteban’ı yalnız başına büyüten ve ona çok bağlı olan Manuela, bir gece elim bir kazada oğlunu kaybeder. Duygusal bir çöküntü yaşayarak taşındığı Barcelona’da acısını indirmek için iş arayan Manuela, bir yandan da bir oğlu olduğundan habersiz eski kocasını aramaya başlar. Bu sırada eski dostu Agrado ve yeni tanıştığı Rosa ile sıkı bir dostluk kurup yeni bir hayata başlamaya çalışır. Ta ki trajedi kapısını yeniden çalana kadar…
Annem Hakkında Her Şey

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.
Maç Sayısı

On yedi yaşını yeni doldurmuş olan Jones, üniversiteye başladığı ilk gün yurttan atılınca, kendine eski bir apartmanda bir daire kiralar. Onunla aynı katta kalan fotoğrafçı Jane ve oyuncu Lisa ile diyalog kurmaya başlar. Bu sırada hiç görmediği babasına mektuplar yazmaya ve ondan çok uzakta yaşayan annesiyle telefondan görüşmelere devam etmektedir? Lisa ile anında sıcak bir ilişki kuran Jones, içten içe Jane'den hoşlanmaktadır. Üniversiteye bir şeyler öğrenmek için girmiş olan Jones, hayata dair çok daha fazla şeyi iki komşusundan öğrenmeye başlar.
Hepsini İstiyorum

Michael Dorsey, New York'ta yasayan işsiz bir oyuncudur. Bir taraftan oyunculuk dersleri veriyor bir taraftan da filmlerde, tiyatrolarda rol almak icin denemelere gidiyor. Fakat bir turlu istedigi rolleri alamiyor, ya çok kısa buluyorlar kendisini, ya baska birini dusunuyoruz diyorlar v.s. Birgun yakin arkadasi Sandy ile televizyonda yayinlanan bir pembe dizi için prova yapiyorlar. Sandy'e destek olmak icin onunla beraber gidiyor ve kaderin cilvesiyle sonradan rolu kendisi alıyor. Tabii Michael Dorsey olarak değil ama Dorothy Michaels olarak. Bunu yaparken de söylediği sadece arkadaşi Jeff (Bill Murray) ile beraber hazirladikları tiyatro oyunu için gerekli parayı kazanmak. Bundan sonra Michael, ikili bir hayat sürmeye başlıyor. Aynı dizide rol alan Julie (Jessica Lange) ile tanişmasi işleri iyice kariştiriyor. Çünku Michael Julie'ye aşık oluyor.