

獨眼龍政宗
Yonetmen: Hiroşi İnagaki
Vizyon Tarihi: 2 Temmuz 1942
Oyuncu Kadrosu

片岡千恵蔵
Date Masamune
薄田研二

水島道太郎
Nagi Ukon

戸上城太郎

月形龍之介
Katakura Kojuro

香川良介
荒木忍

尾上華丈
藤川三之祐
Ryōnosuke Azuma
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Feodal Japonya'da, klanlar arasındaki kanlı bir savaş sırasında, yenilmiş bir ordunun askerleri olan iki korkak ve açgözlü köylü, onları dağlarda saklı bir kaleye götüren gizemli bir adama rastlar.
Saklı Kale
Film detaylari icin tiklayin...
Truchlivý mír

Güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için asla keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor.
Apocalypto

Yuri Orlov ve ailesi Amerika ‘ya o çok küçük yaşlardayken göç etmiştir. Sıradan geçen hayatı yaşadığı bir olay yüzünden tamamen değişir. Uluslarası bir silah taciri olup, en önemli ordulara, diktatörlere silah pazarlamaya başlar. Kardeşi Vitaly ile başladıkları bu işte az zamanda çok yol katederler. Ordulara, diktatörlere silah satmaya kadar uzanan kariyerlerinde Vitaly kardeşini yarı yolda bırakır. Ağır sorumluluklar ve sağlam bir yürek isteyen bu işi daha fazla kaldıramaz. Yoluna tek başına devam eden Yuri, hayallerinin kadınıyla evlenir ve çoluk çocuğa karışır ama ailesi onun bir nakliye şirketinin sahibi olduğunu sanmaktadır.
Savaş Tanrısı

Film detaylari icin tiklayin...
The Moonraker

Kör bir gezgin olan Zatoichi kumar oynarak ve masaj yaparak geçimini sağlar. Aynı zamanda usta kılıç kullanışıyla ünü dört bir yana yayılmıştır. Bir dağ kasabasına gelen Zatoichi burada Ginzo denilen bir çete ile karşılaşır. Çete bütün kasabayı esir almış, karşı koymaya çalışan herkesi de öldürmektedir. Hattori adındaki samuray bu cinayetlerin baş kahramınıdır. Arkadaşı Şinkiçi ile beraber iki geyşayla tanışırlar. Kardeş olan bu geyşalar intikam hırsıyla dolmuş, güzel ama bir o kadar tehlikeli kızlardır. Ailelerinin öldürülmesinin öcünü almak için bu kasabaya gelmişlerdir. Zorlu bir mücadeleye giren Zatoichi meşhur kılıcıyla ve usta figürleriyle bu çete ile karşı karşıyadır.
Zatoichi

Film detaylari icin tiklayin...
忠臣蔵

1636'da Qing hanedanı Joseon'a saldırır. Kral In-jo ve Choe Myeong-gil ve Kim Sang-heon dahil yancıları kale şehri Namhansanseong'un dağlarında saklanır. Dış dünyadan izole olmuşlardır. Bu arada Choe Myeong-gil, Qing hanedanıyla müzakerelere girmeleri konusunda ısrar eder ama Kim Sang-heon savaşmaya devam etmelerini teklif eder.
Kale

1560 yılında, efsanevi altın ülkesi El Dorado’yu bulmak amacıyla İspanyol “kâşif”ler And dağlarını aşmaktadırlar. Aralarında komutan yardımcısı Don Lope de Aguirre’nin de bulunduğu bir keşif kolu Don Pedro de Ursua başkanlığında yola çıkar. Yerli kölelerin kılavuzluğunda, önce dağlarda ardından haritalarda gösterilmemiş bir nehirde, sallarla sürdürülen yolculuk büyük kayıplara yol açar. Yiyecekleri, salları, mühimatları ve adamları telef olur; artık görünürde nehir ve bataklıktan başka fethedilecek bir şey kalmamıştır. Askerler görünmeyen ellerin attığı ok ve mızraklara hedef olmaktadır. Ursua keşfe son vererek kampa geri dönmeye karar verir. Aguirre ise nehri takip ederek zafere doğru yürümeleri gerektiğini savunur. Ursua yardımcısının zincire vurulmasını emredince Aguirre ve yandaşları isyan ederler. Aguirre komutayı ele aldığında, kimse ona karşı çıkmaya cesaret edemez.
Aguirre, Tanrı'nın Gazabı

İkinci Dünya Savaşının belki de en gizli kalmış olaylarından biri olan ve Japonlara esir düşen askerlere Burma ormanlarının derinliklerinde yaptırılmaya çalışan demiryolunun gerçek bir yaşantıdan alınan öyküsü. Bu son derece zor şartlarda, aşırı nem, sıcak, sivrisinekler vs. bir yana aç bırakılmaları, saatler boyu durmadan çalışmaya zorlanmaları, her an öldürülme lorlusuyla yaşamaları, bu esir kampındaki askerlerin hayatlarını gerçekten de tam bir cehenneme döndürmüştür. Kendilerini esir tutanlar tarafından intikam, kaçma ve hayatta kalma duyguları adeta yok edilmiş ama onlar içlerinde kalan son umut ve şeref kırıntıları sayesinde, inatla denebilecek bir azimle, kaçıp kurtulabilecekleri o anı beklemektedirler.