

Marketa Lazarová
Yonetmen: František Vláčil
Vizyon Tarihi: 24 Kasım 1967
Konu
Frantisek Vlâcil’in, 18. yüzyıl Bohemya ormanlarında geçen, iddialı ve çok katmanlı ortaçağ epiğinin teması, paganizmden Hıristiyanlığa geçiştir. Filmde, masum, manastıra bağlı klan liderinin önder kızının (Magda Vâsâryovâ), vahşi pagan savaşçısı Mikolos Kozlik’e (Frantisek Veleck) esir düşüşü ve cinsel sömürüye maruz kalışı anlatılır.
Oyuncu Kadrosu

František Velecký
Mikoláš, Kozlík's son

Magda Vášáryová
Marketa Lazarová, Lazar's daughter

Ivan Palúch
Adam, Kozlík's one-armed son
Pavla Polášková
Alexandra, Kozlík's daughter

Vlastimil Harapes
Kristián, son of Bishop of Hennau
Michal Kožuch
Lazar, Kozlík's rival

Josef Kemr
Kozlík, Lazar's rival

Naďa Hejná
Kateřina, Kozlík's wife

Jaroslav Moučka
Jan, Kozlík's son
Zdeněk Kutil
Reiner, Bishop of Hennau's Valet
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

On yıl önce, Colorado dağlarında genç bir kız, ailesinin kanlarında taşıdıkları bir gizem yüzünden vahşi avcılar tarafından öldürülmesini çaresizce izledi. Ormana kaçarak ellerinden kurtuldu ve avcıların hiçbir zaman bulamadıkları bir şeye, bir kurda dönüştü. Dünyanın yarısı kadar mesafe katetmiş olmasına rağmen, Vivian Gandillion hâlâ kaçıyor.
Kan ve Çikolata

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.
Sineklerin Tanrısı

Film detaylari icin tiklayin...
The Brave

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!
Yumurcak

J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.
Güneş İmparatorluğu

Dünya tarihinin kanlı sayfalarından bir yaprak: Vietnam Savaşı. Beş Amerikan askeri, yerli halktan bir kızı kaçırarak tecavüz eder. İçlerinden sadece biri, bunu reddetse de, diğerlerine engel de olmaz. Genç kızın daha sonra öldürülmesiyle olayın asla kapanmayacak insani boyutu açılacaktır.Tek bir olay üzerinden, genel olarak savaşın insanı acımasızlaştıran yönlerini eleştirel bir gözle ele alan Brian De Palma imzalı film, savaş karşıtı filmler arasında önemli yeri olan bir çalışma.
Savaş Günahları

Film detaylari icin tiklayin...
今日もふたり、スキップで

Film, başarılı bir avukatın hayatında odaklanıyor. New York’ta kariyer basamaklarını hızla tırmanan bir avukat, kaybettiği bir davanın ardından adalet sistemini sorgulamaya başlar. Artık her şeyden şüphe duymaya başlayan avukat, büyük bir çöküşün eşiğindedir. Avukatın hayatı, bu sırada yolunun genç bir sanıkla kesişmesi ile bambaşka bir hal alır. Sanık, avukatı yüksek profilli bir soygunun için çeker.
Çıplak Tekillik

Beyin felçli olarak doğan Christy Brown, hastalığı nedeniyle hareketlerini kontrol edemez ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürer. Ancak çocukluğunda, sol ayağının felçten etkilenmediğinin farkına varması hayatını değiştirecektir. Christy sol ayağını kendine verilmiş bir şans olarak görür ve azmin de yardımıyla hastalığının etkilerini yenmeye çalışır. Bu çalışmanın sonucunda ise sakat vücudunun içinde gizli olan zeka ve yazma yeteneği ortaya çıkacaktır.
Sol Ayağım

Rus ordusunun gizli bilgilerini içeren üç tane defter bir Rus Kitap konferansı sırasında bir İngiliz yayıncısının eline geçer. Bu defterlerin peşine düşen İngiliz Gizli Servisi defterdeki bilgilerin gerçek olup olmadığını araştırır. Böylece İngiliz yayıncı bir anda kendisini uluslar arası bir ajan kargaşasının içinde bulur…