

Sevgili Öğretmenim
To Sir, with Love
Yonetmen: James Clavell
Vizyon Tarihi: 14 Haziran 1967
Konu
Asıl mesleği olan mühendislikle ilgili bir iş bulamayan Mark Thackeray (Sidney Poitier) mecburiyet karşısında Londra'nın kenar mahallelerinden birindeki bir lisede öğretmen olarak işe başlar. Bu genç, deneyimsiz üstelik de siyahi olan yeni öğretmenle, her biri başka okullardan kovularak buraya gelmiş disiplinsiz öğrenciler arasında beklenen sürtüşme başlar. İdealist öğretmen Thackeray zor yolu seçerek, çekip gitmek yerine öğrencilerin sorunlarına eğilerek onlarla arkadaş olmayı dener. Bu mücadelesinde meslektaşlarından Gillian Blanchard (Suzy Kendall) onu yalnız bırakmaz.
Oyuncu Kadrosu

Sidney Poitier
Mark Thackeray

Christian Roberts
Denham

Judy Geeson
Pamela Dare

Suzy Kendall
Gillian Blanchard

Lulu
Barbara 'Babs' Pegg

Ann Bell
Mrs. Dare

Geoffrey Bayldon
Theo Weston

Faith Brook
Grace Evans

Patricia Routledge
Clinty Clintridge

Christopher Chittell
Potter
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Alice, yaşından çok daha önce olgunlaşmış, biraz kaprisli, değişken karakterli ama genelde sessiz bir kızdır. Başka biri tarafından dokunulmanın nasıl bir şey olduğunu çok merak etmektedir ve bu konuda eline geçen her türlü nesneyle araştırmalar yapmaktan çekinmez. Yatılı okulu yaz tatiline girince yazı geçirmek için ailesiyle beraber yaşadığı evine döner. Bastırılmış seks duygularına tek çözüm onun için bu tatil olacaktır. Burada babasının yanında çalışan Jim adındaki bir adamı gözüne kestirir. Jim onun düşündüğü seks fantezilerini daha da arttırır.
İlk Sevişme

Film detaylari icin tiklayin...
Wer früher stirbt ist länger tot

Kalbinizi durduracak derecede heyecan verici bu macera filminde kıvılcımlar yüksekten uçar. Sanat hırsızı Robert ‘’Mac’’ MacDougal (Sean Connery), sigorta dedektifi Gin Baker’ın (Catherine Zeta-Jones) uluslararası entrikaların oluşturdugu sinsi tuzağına düşer. Polis tarihindeki en büyük kovalamaca için sahne hazırlanmıştır. Onlar bütün olasılıklar için hazırlanmış ve tüm detayları düşünmüşlerdir, bir tanesi dışında...
Kurda Tuzak

Konuşma öğretmeni James Leeds (William Hurt) duyma sorunu olan öğrencilerine yardımcı olmak amacıyla yeni teknikler uygular ancak okulun sağır temizlikçisi Sarah (Marlee Martlin) ile hiçbir ilerleme kaydedemez. Sarah, zeki ama ironik bir şekilde, dünyanın kimseyi umursamayan çekişmesine adım atmak yerine, güvenli bir şekilde kendi sessiz çevresinde kalmanın daha iyi olacağını düşünmektedir. James, Sarah'ı ikna edip onu sessiz kozasından çıkarabilecek mi?
Başka Tanrının Çocukları

Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.
Rus Bebekleri

Amerikalı yönetmen Gus Van Sant'in 2003 Altın Palmiye ödüllü ünlü Colombine Lisesi katliamından esinlendiği film, sıradan gençlerin şiddet kullanmalarıyla sona eren sıradan yaşamlarına odaklanıyor. Amerika'da bir lisenin içindeki okul çağının klasik önemli olayları çerçevesinde geçen film, lisede deneyimlenen arkadaş edinme ve sosyalleşme çabaları karşısında yalnızlık temasını da anlatıyor. Sant, bizi, kesinlikle taraf tutmayan, basit bir nedensellik tuzağına düşmeyen bir anlatımla adım adım Columbine Lisesi Katliamı'na götürürüken, aynı zamanda gençlerin suça itilmelerine sebep olan toplumsal hayatı içeriden bir bakışla resmediyor...
Fil

Film detaylari icin tiklayin...
続・深夜食堂

İkinci Dünya Savaşının belki de en gizli kalmış olaylarından biri olan ve Japonlara esir düşen askerlere Burma ormanlarının derinliklerinde yaptırılmaya çalışan demiryolunun gerçek bir yaşantıdan alınan öyküsü. Bu son derece zor şartlarda, aşırı nem, sıcak, sivrisinekler vs. bir yana aç bırakılmaları, saatler boyu durmadan çalışmaya zorlanmaları, her an öldürülme lorlusuyla yaşamaları, bu esir kampındaki askerlerin hayatlarını gerçekten de tam bir cehenneme döndürmüştür. Kendilerini esir tutanlar tarafından intikam, kaçma ve hayatta kalma duyguları adeta yok edilmiş ama onlar içlerinde kalan son umut ve şeref kırıntıları sayesinde, inatla denebilecek bir azimle, kaçıp kurtulabilecekleri o anı beklemektedirler.
Savaşın Sonu

Elfriede Jelinek'in Piyano Öğretmeni adlı romanından uyarlanan film, Viyana Müzik Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak çalışan orta yaşlı bir kadın üzerine kurulu. Annesiyle aralarında sevgi ve nefret karışımı bir ilişki bulunan Erika Kohut adlı bu kadın, bir yandan saygı duyulan ve otoriter bir öğretmen görüntüsü çizerken diğer yandan karanlık arzuları ve müzik arasında ikilem yaşamaktadır. Viyana'nın kenar mahallelerindeki erotik gösterilere ve porno film gösteren sinemalara gidip gelen Erika, anlam katamadığı hayatında bir tür kendi kendini tüketme sürecine girmiştir. Kendine o denli yabancıdır ki bir sevgili edinememekte, geceleri parkta sevişen çiftleri gizlice seyretmekle tatmin olmaktadır. Kendisine karşı garip bir hayranlık ve tutku duyan erkek öğrencisiyle iletişim kurmasının ardından, görünüşteki hayatı ve bastırılmış arzuları arasındaki duvar yıkılmaya başlar.
Piyanist

Bir biyoloji öğretmeninin, dersinde Darwin'in evrim teorisini anlattığı için tutuklanmasını anlatan film Stanley Kramer'a ait. Evrim teorisi üzerine çekilen filmin hikayesinin bir mahkeme salonunda bıçak altına yatırılması da kuşkusuz son derece yerinde bir tercih. Sabit fikirlilik üzerine son derece zeki söz dalaşlarıyla felsefi/düşünsel yönü ağır basan bir film.