

Oyuncu Kadrosu
Iván Carreira
Samuel

Mercedes Sampietro
Violeta
Susana Tejera
Susana Tejera
Carla Paneca
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Neckan

Indochina, 1959. Suçlu sınıf tarafından kontrol edilen Vahşi Batı kenti: Vietnam savaş ağaları ve Avrupa savaş suçluları. Den-Dhin-Chan Çalışma Kampı dört tehlikeli adam tarafından yönetiliyor. Ülkedeki en büyük hapishane, burada, Avrupa’daki eski şampiyon boksör Martin Tilman (Scott Adkins), zengin suçluların yüksek bahislerle oynanan karşılaşmalarında kumar oynadığı turnuvalarla mücadele etmek için bir isim yaptı. Tilman serbest bırakılacağı zaman, sadece eve dönmek istiyor, ancak cezaevindeki bozuk güçler onu tutmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Tilman’ın tuttuğu her şey şiddet içeren bir şiddet eylemiyle ortadan kaldırıldığında sorumluluk sahibi olan beş kişiyle yüzleşmek ve intikamını almak zorundadır.
Kanunsuz Topraklarda

Film, ergenlik çağındaki iki genç kızın arkadaşlıklarının hikayesini anlatıyor. Kendileri dışındaki herkesi dışarıda bırakarak, kendi yarattıkları hayal dünyasında yaşamaya başlayan bu iki genç kız birbirlerine sımsıkı bağlanırlar. Birbirlerinden aslında hayli farklı olan, farklı sınıflara mensup ailelerden gelen bu iki kızı birbirine çeken nedenler izleyiciye arka fonda sunulmaktadır. İlk başta izleyici bu iki genç kızın aşırı bağlılıklarına, kendilerini ayrıcalıklı kişiler olarak görmelerine, hayallerinde sürdürdükleri film yıldızlarıyla, opera sanatçılarıyla, kraliyet ailesi üyeleriyle dostluklarına sevecenlikle yaklaşmaktan alıkoyamaz kendini.Film izleyiciyi onların bu iki kişilik dünyalarının tam da ortasına fırlatır. Onların 4. dünya adını verdikleri bu sanat ve keyif dünyasının büyüleyici atmosferine kapılmamak olanaksızdır. Öte yandan arkadaşlıkları giderek tehlikeli bir seyir izlemeye başlar ve ebeveynlerinin yanlışları bunun üzerine tuz biber eker.
Cennet Yaratıkları

Film detaylari icin tiklayin...
Operacioni Zjarri

László Nemes, Oscar ödüllü ilk filmi Saul'un Oğlu ve Günbatımı’ndan altı yıl sonra yeniden tarihten bir hikâyeyi beyazperdeye aktarıyor. Savaş ve isyan sonrası yaralarını sarmaya çalışan bir ülkenin portresini duygusal bir büyüme öyküsüyle birlikte çizen film 1957 yılında, komünist rejime karşı başarısız olan ayaklanmanın hemen ardından Budapeşte'de geçiyor. Annesinin ölen babası hakkında anlattığı kahramanlık hikayeleriyle büyüyen küçük Yahudi oğlan Andor'un dünyası, gerçek babası olduğunu iddia eden kaba saba bir adamın birdenbire eve gelişiyle altüst oluyor. Yönetmenin kendi aile geçmişinden esinlenerek geliştirdiği ve 35mm filme çekilerek olağanüstü bir atmosfer yaratan Yetim, eylül ayında Venedik'te ana yarışmada dünya prömiyerini yaptı ve Macaristan’ın Oscar adayı oldu.
Yetim

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...
Günden Kalanlar

Madame Emery ve kızı Geneviève Fransa'nın Normandiya bölgesinde küçük bir liman şehri olan Cherbourg'da küçük bir butikte şemsiye satarak geçinmektedirler. Film 1957 yılında 17 yaşındaki Geneviève ile 20 yaşındaki oto tamircisi Guy Foucher'nin birbirlerine aşık olmaları ile başlar. Çift evlilik planları yaparken Guy'ın annesi buna karşı gelir. Bir süre sonra askere alınan Guy Cezayir'e savaşa gönderilir. Guy uzakta iken hamile kaldığını öğrenen Geneviève zengin bir kuyumcu olan Roland Cassard'ın evlilik teklifini kabul etmek zorunda kalır. Yaralandığı için erken terhis edilen Guy, Cherbourg'a döndüğünde Geneviève'in gitmiş olduğunu görür.
Cherbourg Şemsiyeleri

David, müziğe karşı çok yetenekli bir çocuktur ve müthiş derecede piyano çalma yeteneğine sahiptir. Ancak babası onun en küçük hatasını bile affetmeyecek kadar katı yüreklidir. Bu baskılara dayanamayan David, evden uzaklaşır ancak yıllar sonra yine babasını arar.
Shine

Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.
Bu Çocuğun Hayatı

Alaycı İngiliz gazeteci Fowler, genç bir Vietnamlı kadına aşık olur ancak saf bir ABD'li yetkili de onun ilgisini çekmek için yarışmaya başlayınca, Fowler dehşete düşer. Misilleme olarak komünistleri, Amerikalıların düşmanlarına silah sattığı konusunda bilgilendirir.