

Oyuncu Kadrosu

Shelley Winters
Nancy

Ricardo Montalban
Chu Chu Ramirez

Wendell Corey
Ansel Ames

Claire Trevor
Mrs. Elena Ames

Robert Burton
Sheriff

José Torvay
Manuel Ramirez

Jack Elam
Celestino Garcia

Pascual García Peña
Willie Chung

George Chandler
Bartender Frankie

Juan Torena
Vincente Aguilar
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Usta yönetmen Martin Scorsese'in yönetmenliğini yaptığı Gangs of New York, 1800'li yıllar New York'unda, İrlandalı ve İtalyan göçmenlerin şehrin kontrolünü ele geçirmek için sokak çetelerini oluşturmaya başladıkları dönemde geçiyor. Hikaye, Dead Rabbits ve Native Americans adlı iki çete üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dead Rabbits çetesinin lideri öldürülür ve çete dağılır. Yıllar sonra Rabbits çetesinin öldürülen liderinin oğlu kendi çetesini oluşturup diğer çetenin liderinini ortadan kaldırmaya girişecektir.
New York Çeteleri

1831 yılında İrlandalı Charles Adare, orada vali olan kuzeninin yardımıyla Avusturalya'ya yeni bir hayata başlamak için gider. Oraya vardığında kendisiyle iş anlaşması yapmak isteyen güçlü bir zengin ve eski bir mahkum olan Sam Flusky ile tanışır.
Kapri Aşıkları

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.
Ken Park

Beyaz yakalı, sıradan bir hayat yaşayan Setsuko, İngilizce öğrenmeye karar verir ve Tokyo’da sıradışı bir İngilizce kursuna yazılır. İngilizce öğretmeni John, dersler sırasında Setsuko’ya sarı bir peruk taktırır ve ismini ‘Lucy’ koyar. Hızla öğretmenine tutulmaya başlayan Setsuko, John’un ortadan kaybolması üzerine onu aramak için Los Angeles’a gider. Atsuko Hirayanagi’nin 2014’te Cinefondation’ı kazanan kısa filminden uzun metraja uyarladığı film, 2017 Cannes Eleştirmenler Haftası’ndaki ilk gösteriminde izleyenleri kahkahaya boğdu. Sinemada daha önce görmediğimiz türden bir kadın karaktere odaklanan film, aynı zamanda Josh Hartnett’ın oynadığı John karakterini, filmdeki kadınların arzu nesnesi olmasından öte bir yere koymayarak yılın en nükteli feminist yapıtları arasında yerini alıyor.
Ah Lucy!

Lazarus’un blues çaldığı günler geride kalmıştır. Hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş, blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca, sadece hayallerini kaybetmez, ihanetin getirdiği aşağılanmada ruhunun da kaybolduğunu hisseder. Aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae çıkıncaya kadar.
Kara Yılan İnliyor

Basit kaygıları olan saf İrlandalı genç Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran delikanlı burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. O dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin ömrünün sonbaharındaki masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye başlar.
Babam İçin

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.
Kan Dökülecek

Öfkesi her zaman burnunda uyuşturucu tüccarı Jake Mazursky, Johnny Truelove’a olan borcunu ödemekte başarısız kalınca San Fernando Vadisinde sinirler gerilir ve bölgede egemenlik mücadelesi hızla tırmanır. Paralarını alamayan Johnny ve çetesi, fevri bir karar alarak Jake'in 15 yaşındaki küçük kardeşi Zack’i kaçırırlar.
Rehine

Liman şehri Séte... 60 yaşında çökmüş bir adam olduğu halde hala tersanede çalışan Süleyman'ın işi her geçen yıl daha da güçleşmektedir. Karısından boşanmış olsa da ailesine yakın olmak için elinden geleni yapar. Ayrılıklar ve çekişmelerle dolu bir geçmiş daima kendini hissettirir ve parasal sıkıntılar tüm zorlukların üzerine tuz biber eker. Bu zor zamanlarda sanki her şey Süleyman'ın çaresizliğini ve acizliğini arttırmaktadır. Sürekli olarak tek çıkış yolunu düşünür: kendi işini kurmak, yani bir lokanta açmak... Ama bu planını hayata geçirmesi hiç de kolay değildir, yetersiz ve düzensiz geliriyle ihtiyacı olan sermayeyi denkleştirmesi neredeyse imkansız gibidir. Ama bu hayal kurmasına ve hayalini başta ailesi olmak üzere çevresindekilere anlatmasına engel değildir. Zamanla ailenin biraraya gelip destek vermesiyle bu proje, ailenin her üyesi için daha iyi bir yaşamın simgesi olur...
Balıklı Bulgur

Film detaylari icin tiklayin...