

El crimen de Oribe
Yonetmen: Leopoldo Torre Nilsson
Vizyon Tarihi: 13 Nisan 1950
Oyuncu Kadrosu

Roberto Escalada
Villafañe

Carlos Thompson
Oribe

Raúl de Lange
Vermehren

María Concepción César
Lucía
Carlos Cotto
Dr. Battis
Diana Wells
Eugenia
Paula Darlan
Ruth Vermehren
Delia Cristiani
Adelaida Vermehren
Trudi Tomis
Margarita Vermehren
Arturo Arcani
Américo
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Yeni bir kız ailesiyle yeni bir hayata başlamak için yeni bir şehre taşınır. Kara büyülerle çok ilgilenen kızlarla tanışır ve hep beraber dördü birden durdurulamaz güçlere kavuşur. Herşeyi yapabilirler, hayallerinin erkeklerini kendilerine aşık etmekten...birçok şeye. İmkanlar sınırsızdır.
Büyücüler Kulübü

Jack Campbell hırslı, zengin, bekar, bağımsız ve başarılı bir iş adamıdır. Hayatta her istediğini elde etmiştir. Bir Noel gecesi gelişen garip olayların ardından kendini alternatif bir gerçeklikte bulur.
Aile Babası

Yıllar önce deniz kenarındaki bir yetimhanede büyüyen ve yıllar sonra bu yetimhaneyi tekrar ele alıp yine bir yuvaya dönüştürme planı olan bir kadın var. Tabi bir de Simon isminde bir çocukları var ki yanaklarını sıkasınız gelir. Fakat her şey iyi güzel derken sevimli ufaklığımız Simon, evin içinde kendine hayali arkadaşlar ediniyor ve olaylar tamamen farklılaşıyor.
Yetimhane

Vampirlerle kurt adamlar arasındaki efsanevi Karanlıklar Ülkesi mücadelesi devam ediyor. Selene ve Michael'ın birbirlerine hissettikleri duygular artarak devam etmektedir. Ancak Selene için çok daha önemli olan bir konu vardır. Vampirlerin kralı Marcus'u bulması gerekmektedir çünkü geleceği tamamen onunla yapacağı pazarlığa bağlıdır.Michael, Selene'e yardım etmek istese de içindeki kurt adamın ne zaman uyanacağını bilemediği için Selene'e zarar vermekten korkmaktadır. Fakat Selene için asıl mücadele, Marcus'u bulduktan sonra başlayacaktır. Öğrendiği korkunç gerçeklerin etkisi ile intikam almaya yemin eder.
Karanlıklar Ülkesi: Evrim

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.
Balinanın Sırtında

1939 yılı, İspanya İç Savaşı'nda Franco'ya karşı savaşan Cumhuriyetçi bir direnişçi, küçük oğlu Carlos'u yetimhaneye bırakır. Franco'ya karşı direnişlerin çocuklarını saklayan bu yetimhanenin başında Carmen ve ona gizli bir aşk besleyen Profesör Casares bulunmaktadır. Yetimhaneye geldiği ilk günden beri, yaşça ondan daha büyük olan çocuklar Carlos ile uğraşmaya başlarlar. Ancak Carlos'la uğraşan yalnız bu çocuklar değildir; Carlos gizemli bir güç tarafından izlenmektedir.
Şeytanın Bel Kemiği

1944 yılı İspanya'sında, sivil savaş kargaşası sona ermiş görünse de, Navarra'nın kuzeyindeki dağlık bölgelerde çatışmalar sürmektedir. Kendi hayal dünyasında yaşayan 10 yaşındaki Ofelia, hamile annesi Carmen'le birlikte, Navarra'ya, üvey babası Kaptan Vidal'in yanına gider. Kaptan Vidal, faşist yönetimin emrinde çalışan ve sınırları isyancılardan temizlemekle görevli bir memurdur. Sert mizacı ve otoriter tavrı nedeniyle üvey babasıyla en ufak bir yakınlık kuramayan Ofelia, bir gün arka bahçelerinde, esrarengiz bir labirent keşfeder. Bu labirentin içinde tanıştığı, gövdesinin yarısı insan yarısı yaratık olan Pan'la yaşayacakları, Ofelia'nın bütün yaşamını değiştirecektir.
Pan'ın Labirenti

Yüzlerce küçük tesadüfün senelerce ilmek ilmek ördüğü bir aşk hikayesini anlatıyor film. Herşey mucizevi bir şekilde ama kendiliğinden gelişiyor filmde. Hayat gibi, kader gibi, aşk gibi. Filmde birçok defa karşılaştığımız yol ayrımları, bizi yormak yerine sadece kurguyu zenginleştirerek heyecanı arttırıyor. Kaderleri çok önceden çizilmiş bir erkek ve bir kadın. Onların alın yazısını birleştiren bir aşk. Aşka yol gösteren bir çizgi. Kutup çizgisi. Önce Ana 'nın babası ölüyor, sonra Otto'nun babası annesinden boşanıyor. Yalnız bu çift birleştiklerinde; gerçek aşk, aslında çocuklarının içinde filizleniyor. Aradan seneler geçiyor, anne baba ayrılıp kendilerine başka hayatlar kuruyor, Ana ve Otto birbirlerinden ayrı düşüp başka hayatlar yaşıyor ama birbirleri için yaşamaktan da hiç vazgeçmiyor. Çizgi nerede ve nasıl sona erecek?
Kutup Çizgisi Aşıkları

İflasın eşiğine gelen George Bailey (James Stewart) bir Noel gecesinde kendini nehre atarak intihar etmek üzeredir. Doğduğundan bu yana aynı küçük kasabada yaşayan Bailey kendisini buraya ve insanlarına adamış, hoşgörülü, güvenilir ve yardımsever bir insandır. Büyük bunalım'ı hasarsız atlatmış,babasından devraldığı konut ve finans şirketi aracılığı ile kasabalıların neredeyse tamamını konut sahibi yapmıştır. Bu arada para kazanmayı, mimar olma fırsatını,dünyayı gezmeyi, kısaca tüm hayallerini ertelemek zorunda kalmıştır. Kasabaya yaptığı bunca iyilik kötü yürekli banker Henry F. Potter (Lionel Barrymore)'ın çıkarları ile çakışır. Potter, Bailey'in sürekli peşindedir artık.Birgün aradığı fırsat çıkar ve Finans şirketine ait önemli bir miktarda para Bailey'in alkolik ve yaşlı amcası Billy Bailey (Thomas Mitchell)'in dalgınlığı sonucunda Potter'ın eline geçer. Banka müfettişlerinin yaptığı bir denetlemeden sonra şirketin açığı ortaya çıkar. Bu iflas ve tutuklanma anlamına gelmektedir...
Şahane Hayat

Film detaylari icin tiklayin...