
Gasparone
Yonetmen: Georg Jacoby
Vizyon Tarihi: 17 Aralık 1937
Oyuncu Kadrosu

Marika Rökk
Revuestar Ita

Johannes Heesters
Erminio Bondo

Edith Schollwer
Gräfin Carlotta Ambrat

Oskar Sima
Massacci alias Gasparone

Leo Slezak
Statthalter Nasoni

Rudolf Platte
Gastwirt Benozzo

Ursula Herking
Sora
Heinz Schorlemmer

Elsa Wagner

Ernst Behmer
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Grease Dünyasına Hoşgeldiniz! Grease'in tanıdık yüzleri İlk filmden de hatırladığımız dar etekleri, çapkınlıkları ve gençlik aşklarıyla kampüse geri dönüyor. Yıl 1961. Grease çetesi Rydell Lisesi'nden mezun olalı iki yıl olmuştur ve artık üst sınıflarda yeni öğrenciler okumaktadır. The Pink Ladies ve T-Birds grupları hala okulun klas birer sembolleridir. Ancak yazın sonunda, okulun kızlar birliği lideri Stephanie'nin kendini Johnny'den daha olgun hissetmesi onun yeni bir arayışa girmesine neden olur. Bu arada yeni öğrenci Michael da (Maxwell Caulfield) Stephanie'ye vurulmuştur ancak Stephanie bunun farkında değildir. Rydell Lisesindeki eğlence yeni boyutlara taşınacaktır.
Grease 2

Amerikan halkı televizyondaki “American Dreamz” adlı yetenek yarışmasının tiryakisi olmuştur. “Kim gitsin, kim kalsın” şeklinde formata sahip olan program, her hafta bütün ratingleri altüst etmektedir. Programın fikir babası ve sunucusu olan Martin Tweed (Hugh Grant), şovunu gündemde tutabilmek için geleceğin kısa ömürlü yeni ünlülerini aramaktadır.Her sezon aynı sıkıcı konukları ağırlamaktan bıkkınlık getiren Tweed, yeni sezonun kumarını birbirinden tuhaf yarışmacılarla oynamaya karar vermiştir. Ekrana sürdüğü yarışmacı grubu arasında komplocu kişiliğe sahip Sally (Mandy Moore), Sally’e son derece sadık budala sevgilisi William (Chris Klein); Sally’nin şöhret takıntılı annesi ve menejeri Martha (Jennifer Coolidge); Amerika’ya yeni göç etmiş olan ve onay bekleyen Ortadoğulu beceriksiz terörist Ömer (Sam Golzari); bestelediği birbirinden saçma rap şarkılarıyla böyle bir programa uygun düşen Ortodoks şarkıcı Sholem (Adam Busch) vardır.
American Dreamz

Film detaylari icin tiklayin...
Pierre the Pigeon-Hawk

Film detaylari icin tiklayin...
Bang Bang Baby

South Park İlkokulu 3. sınıf öğrencileri Stan Marsh, Kyle Broflovski, Eric Cartman ve Kenny McCormick, hayranı oldukları Terrance ve Phillip’in yetişkinlere yönelik filmini izlemeye giderler. Filmden büyümüş gözler ve genişlemiş bir kelime haznesi ile ayrılırlar. Anne ve babalarının bu gelişmeler üzerine başlayan filmi protesto girişimleri, ABD ve Kanada arasında 3. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olacak kadar ciddileşir. Stan, Kyle, Cartman ve Kenny dünyayı cehennemde olan Şeytan ve sevgilisi Saddam Hüseyin ele geçirmeden önce Terrance ve Phillip’i kurtarmak ve dünyanın sonunun gelmesini engellemek zorundadır.
South Park: Bigger, Longer & Uncut

Film, Woody Allen’ın yazıp yönettiği bir dönem oldukça popüler olan müzikallere göndermeler yapan bir komedi. Açık fikirli avukat Bob (Alan Alda), her şeye burnunu sokan karısı, karısının eski kocası, üvey kızı, oğlu, babası, Alman hizmetçisi ve hatta eski karı ve kocaların da içinde bulunduğu alışılmışın dışında kocaman bir ailenin hikayesi... Çekimleri New York, Paris ve Venedik’te yapılan 1930’lara özgü müzikal dili ile hayat dersleri veren bir Allen klasiği.
Herkes Seni Seviyorum Der

Film detaylari icin tiklayin...
Schultze Gets the Blues

Film detaylari icin tiklayin...
Comedian Harmonists

Pola (Marilyn Monroe), Loco (Betty Grable), Schatze (Lauren Bacall), üç genç ve bekar Amerikalı hanımefendi. Şehrin kaymak tabakasının mukim olduğu işlek merkezinde lüks bir daire kiralayan Pola ve Schatze'nin yanlarına Loco da katılacaktır. Filmde bu üçlünün 'zengin koca' bulma tasavvuru ve bu uğurda atıldıkları serüvenleri izliyoruz sonrasında. Üçünün de ortak hayali ve tek tutkusu budur. Öyle ki varsılların yoğun olduğu muhitlere girebilmek, partilere katılabilmek için gerekli sermayeyi dairedeki mobilyaları satarak temin edecek kadar...
Milyoner Avcıları

Virginian adındaki transatlantikte görev yapan Danny Boodman, 1900 yılının ilk haftasında balo salonunda üstünde T.D. Lemons yazan bir kutunun içinde yeni doğmuş bir bebek bulur. Bebeği herkesten gizleyen Danny, onu evladı gibi görmeye başlar. Ona, kendi adını, bulduğu kutunun üstünde yazanları ve bulduğu yıl olan 1900 (Novecento) ismini koyar. Yasal yollarla elinden alınır korkusuyla Novecentoyu asla gemiden indirmez. Fakat Novecento 8 yaşındayken, Danny makine dairesindeki bir kaza yüzünden ölünce yetim kalır. Bir gece piyano çalmaya başlayan Novecento gemideki herkesi kendine hayran bırakır; piyano çalmaktan vazgeçmeyen Novecento, yayılan ününe rağmen, doğup büyüdüğü gemiyi asla terk etmeyecek, arkadaşlığı, aşkı ve hayatı da burada tanıyacaktır.