
Il tempo dell'amore
Yonetmen: Giacomo Campiotti
Vizyon Tarihi: 10 Eylül 1999
Oyuncu Kadrosu

Ciarán Hinds
Peter

Juliet Aubrey
Martha

Natacha Régnier
Claire

Ignazio Oliva
Gabriel

Sabine Bail
Miss Gillei

Caroline Carver
Anne

Tam Williams
Thomas
Giuseppe Faraso
Giuseppe

Sandrine Dumas
Naty mother
Natalia Piatti
Naty
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1944'de Nazi işgalindeki Amsterdam'da Yahudiler toplanıp, kamplara gönderilmekte, kamplarda yok edilmektedir. Bir grup Yahudi bir evin çatı katında saklanır, hiç dışarı çıkmazlar. 2 yıllık bu zorunlu oda hapsinde açlıkla boğuşurken zaman zaman aralarında tartışmalar da çıkar. Anna Frank adlı genç kız, bu odada olanları bir günlüğe kaydeder. Savaşın sonlarına doğru müttefikler Normandiya'ya çıkarma yaparken, bu odadaki insanların sonu ne olacaktır? Naziler onları da mı götürecektir?.
Anne Frank'in Hatıra Defteri

Masumiyetin kaybolup cesarete dönüştüğü bir hikaye.Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı 'Doğum Günü Dört Temmuz', muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.
Doğum Günü Dört Temmuz

Film detaylari icin tiklayin...
Il y a longtemps que je t'aime

Film detaylari icin tiklayin...
Khâkestar-o-khâk

Film detaylari icin tiklayin...
Prêtres interdits
Film detaylari icin tiklayin...
El brigadista

Jane Austen (Anne Hathaway) aşka inanmaktadır. Anne ve babası (Julie Walters ve James Cromwell) onun 1795 İngiltere’sinde adet olduğu üzere, para karşılığı bir evlenme yapmasını arzular. 20 yaşındaki Jane büyüleyici, genç bir İrlandalı olan Tom Lefroy ile tanıştığında, (James McAvoy), zekası ve cüretkarlığı genç kızın merakını uyandırır. Jane, Lady Gresham’ın (Maggie Smith) yeğeninin teklifini geri çevirip, ailesinin otoritesine ve sosyal adetlere karşı gelebilecek mi? Film, edebi dehanın basamaklarındaki genç bir kadının, hayatını ve eserlerini aşk için riske atması anlatılıyor.
Aşkın Kitabı

Amerikan karşı kültürünün ‘68 sonrası düzen karşıtı doğasını ve nihilizmini yansıtmak için çağdaş Amerikan üniversite gençliğini kullanan film, radikal Marksist sınıf arkadaşlarını terk eden Mark’ın hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Bir polisi öldürdüğünden şüphelenilen Mark, çaldığı küçük bir uçakla çöle iniş yapar. Kız arkadaşı Daria ile Zabriskie’de buluşur ve onunla sevişir. Artık teslim olmaya hazırdır.
Zabriskie Noktası

Genç bir kadın olan Camille, Philibert ve Franck adlı iki komşusuyla dost olur; rahat ve huzur bulmak için onların evine yerleşir. Ailevi geçmişleri ve kişilikleri bakımından birbirlerine zıt bu üç karakter, uyum içinde hayatın tadını yakalarlar. Tartışmaların, kavgaların, barışmaların, suç ortaklıklarının ötesinde, “bir arada” olmanın keyfi onları daha güçlü kılar. Derken, inatçı olduğu kadar dünyalar tatlısı olan Franck’ın anneannesini de aralarına almaya karar verirler. Hikâyenin kahramanları feleğin çemberinden geçmiş, biraz yabani ve yalnız karakterlerdir; fakat gönül zenginliğine ve duyguların gücüne inanırlar. Peki, “Bir aradayız, hepsi bu” diyerek kendilerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirmeleri mümkün olabilir mi? Masala yakın durmakla birlikte, film burada gündelik hayatın tarafını tutuyor. Her şey toz pembe değil ve kendileri için inşa ettikleri bu fanusta dram eksik olmuyor. Hayatın sert darbelerinden, kenara çekilme riskini de göze almadan, nasıl kaçmalı?
Bir Aradayız, Hepsi Bu

İki küçük çocuk ve geminin kaptanı, bir gemi kazasından sağ çıkan tek kişilerdir ve sağ salim, tropik bir adaya çıkmayı başarırlar. Bir süre sonra kaptan ölür ve çocuklar bir başlarına kalırlar. Günler günleri kovalar ve yıllar geçer. Emmeline ve Richard doğanın güzelliği ve egzotik ortamı içerisinde kendileri için yaptıkları evde büyürler. Yetişkinlikle beraber gelen fiziksel ve duygusal değişimlerle baş etmeyi kendi kendilerine öğrenirler. Olgunlaşmaya başladıklarında birbirlerine duydukları çocukça sevgi, yerini duygusal ve derin bir aşka bırakır. Bir de çocukları olur. Acaba yeniden medeniyeti görebilecekler midir?