

Random Encounter
Yonetmen: Douglas Jackson
Vizyon Tarihi: 18 Eylül 1998
Oyuncu Kadrosu

Elizabeth Berkley
Alicia 'Allie' Brayman

J. H. Wyman
Kyle Jones (as Joel Wyner)

Frank Schorpion
Det. Ed Royko

Barry Flatman
Blake Preston

Ellen David
Sharon
Joanna Noyes
Eilen Brayman

Mark Walker
Avery Shaw

Susan Glover
Judy Grant

Frank Fontaine
Frank Brayman

Maxine Guess
Jane Rawlings
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Blue Dahlia

Birleşmiş Milletler’in Çin’le önemli bir zirveye hazırlandığı günlerde bu iki gücü karşı karşıya getirmek isteyenlerin komplo kurduğu anlaşılır. Bunun için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri(Donald Sutherland), gizli bir ajan olan Neil Shaw’ı (Wesley Snipes) araştırması için görevlendirir. Shaw ve patronu bu komplonun arkasında Birleşmiş Milletler’in Çin Büyükelçisi Wong’un olabileceğini düşünmektedir. Ama Wong bir suikasta kurban gider ve olayın faili olarak Shaw tutuklanır, hapishaneye götürülürken teröristler tarafından kaçırılır.Suikastın tek görgü tanığı tercüman Julia Yates’dir (Marie Matiko) ancak o da kaçırılınca Shaw’ın durumu iyice zorlaşır...
Savaş Sanatı

Film detaylari icin tiklayin...
The Fast and the Furious

Cary Grant yönetmen Alfred Hitchcock'un en güzel gerilim filmlerinden biri olan bu filmde casus zannedilen masum bir adamı oynuyor. New York'taki Plaza Oteli'nden ayrılmak üzere olan reklamcı Roger Thornhill tam "George Kaplan" adı anons edildiğinde ayağa kalkmak talihsizliğine uğrar. Böylece yanlış anlamaya dayalı ölümcül bir olayı ve durmaksızın süren bir kedi fare oyununu başlatır. Onu öldürmek isteyen casus ajanlar ve onun birini öldürdüğünden kuşkulanan polis Amerika'nın her yerinde amansız bir takip başlatır.
Gizli Teşkilat

Chicago Memorial Hastanesi’nde saygıdeğer bir cerrah olan Doktor Richard Kimble, Chicago şehrinin ABD başkanı George W. Bush kadar zeki! polisleri tarafından karısını öldürmekle suçlanmaktadır. Dr. Kimble bunu reddetmekte, karısını tek kollu bir adamın öldürdüğünü söylemektedir, fakat deliller aleyhinedir.Mahkemeye çıkarılan Dr. Kimble suçlu bulunur ve zehirli iğneyle öldürülmesine karar verir. Dr. Kimble öldürüleceği yere nakli sırasında onunla beraber nakledilen diğer mahkumların kaçış entrikaları sayesinde kurtulur ve kaçar. Kimble’ın hedefi karısını öldürdüğünü söylediği tek kollu adamı bulmaktır. Ancak Kimble’ın işi kolay değildir; çünkü peşinde fazlasıyla inatçı bir dedektif olan Samuel “Sam” Gerard vardır. Kimble hem tek kollu adamı bulup cinayeti onun işlediğini kanıtlamak hem de bu süre zarfında dedektif Gerard’a yakalanmamak zorundadır.
Kaçak

Devletteki görevinden ayrılan Bryan Mills evine yakın bir yerde gerçekleşen bir cinayetin suçsuz yere zanlısı olarak gösterilir. Bu konuda oldukça inatçı bir dedektif de onun peşine düşer. Mills, bütün tecrübesini ve yeteneklerini kullanarak gerçek suçluyu bulmak ve kendi adaletini sağlamak durumunda kalacaktır.
Takip 3: Son Karşılaşma

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.
Darağacımı Yükseğe Kur

Film detaylari icin tiklayin...
Green Bones

Çin gizli servisinin bir mensubu, özel görevle Paris'e gönderilir. Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır. Kahramandan ziyade anti-kahramana yakın bir portre çizen adamımız, bir sır yumağını çözmek yolunda Paris'in altını üstüne getirecektir. Filmde, çocuğunu arayan Nebraskalı bir kadın rolünde karşımıza çıkan Bridget Fonda'dan tutun da, Paris'i bir fon olarak kullanmaktan öte amaç gütmeyen sahnelerine kadar herşey, ayağı yere basan bir senaryonun gerektirdiklerine alabildiğine uzak. Diyebiliriz ki senarist ve yapımcı kimliğiyle filme damgasını vuran Luc Besson, Jet Li'li güzel dövüş koreografileri dışında pek bir şeye aldırmadan, kung-fu motiflerinin olabildiğince çoğunu içeren bir film çekmiş... Çok aksiyon, çok Paris, çok abartı...
Ejder'in Öpücüğü

Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...