

The Legend of Walks Far Woman
Yonetmen: Mel Damski
Vizyon Tarihi: 24 Ağustos 1980
Oyuncu Kadrosu

Raquel Welch
Walks Far Woman

Bradford Dillman
Singer

Nick Mancuso
Horses Ghost

Branscombe Richmond
Big Lake

Eloy Casados
Nameless

George Clutesi
Old Grandfather

Frank Salsedo
Many Scalps
Hortensia Colorado
Red Hoop Woman
Nick Ramus
Left Hand Bull

Alex Kubik
Elk Hollering
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Stalker's Prey

Kuzey Atlantik sularındaki bir cankurtaran botu, bir Nazi torpido saldırısı sonucu batan gemiden kurtulan sekiz kişiyi taşıyor. Amaçsız bir şekilde dolaştıkları bir-iki günden sonra, denizde Walter Slezak adlı bir yolcu daha buluyorlar. İlk başta herkes Slezak'ın İngilizce konuşamadığını zannediyor ama şartlar konuşmasını gerektirdiğinde, birçok dili rahatça konuşabilen, çok zeki biri olduğu ortaya çıkıyor. Zaten bu adam aslında, onları vuran Alman denizaltısının kaptanından başkası değil. Denizcilik bilgisine sahip tek kişi olarak, sandalı bir Alman gemisine doğru yönlendiriyor. Ta ki, diğerleri olan bitenin farkına varıncaya kadar. Hitchcock'un savaşa katkılarından biri olan Yaşamak İstiyoruz bir gerilim filmi değil, bir psikolojik dramadır.
Yaşamak İstiyoruz

Film detaylari icin tiklayin...
Le Dernier Trappeur

Üniversitede tarih profesörü olan John Oldman aniden işini bırakıp başka bir yere taşınma kararı aldıktan sonra iş arkadaşları bunun ardında yatan sebebi öğrenmek için evinde toplanırlar. Bu erken emeklilik için ortaya koyduğu sebep herkesi şok eder: Taşınması gereklidir çünkü John hem yaşlanamaz hem de bundan dolayı ölümsüzdür. O bir mağara adamıdır ve yaklaşık 14.000 yıldır hayattadır.
Dünyalı

Film detaylari icin tiklayin...
Santuaryo

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.
Sineklerin Tanrısı

1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?
Yırtıcı

Yıl 2022. Eski bir Deniz Piyadesi Kaptanı olan John Robbins (Ray Liotta), üstünü öldürdüğü için hüküm giymiş ve Gardiyan (Michael Lerner) tarafından yönetilen gizli ve uzak bir hapishane adasına sürgün edilmiştir. En tehliklei suçlularının yaşadığı bu geleceğin hapishanesinde Robbins, doğanın ve diğer mahkumların insafına terk edilir. Adanın iki gruba bölündüğünü keşfeder: Acımasız ve kan dökücü Marek (Stuart Wilson) tarafından yönetilen Outsiderlar; ve iradeli, merhametli Baba (Lance Henriksen) tarafından yönetilen Insiderlar. Robbins, herhangi bir gruba katılmakla ilgilenmez; tek amacı, kaçışın imkansız olduğu bu adadan kurtulmaktır. Bu amaçla, Outsiderlar'dan güçlü ve yıkıcı bir silah çalar ve iki kamp arasında büyük bir savaş başlatır. Artık kanlı çatışmalar, Robbins'in özgürlüğü tekrar düşünebilmesinden önce birçok can alacaktır. Doğanın insan kadar ölümcül olabildiği bu adada mahsur kalan Robbins'i hayatta tutan tek bir düşünce vardır: Kaçmak... kaçmak... kaçmak.
Dönüş Yok

1960’taki gerçek bir olaydan yola çıkan White Squall, Albatross isminde iki direkli bir yelkenli uskunanın trajik batış öyküsünü anlatıyor. Gemi, güvertesideki gençler için hem bir yaz okulu hem de unutulmaz bir maceraya sahne olacaktır. Geminin kaptanı Christopher 'Skipper' Sheldon (Jeff Bridges) ve karısı Doktor Alice Sheldon (Caroline Goodall), ülkenin değişik yerlerinden 8 genç öğrenciyi gemilerine alırlar. Gençler, yolculukları boyunca denizciliği, ekip çalışmasını ve birbirlerine saygı duymayı öğrenirler. Fakat onları çok zorlu bir sınav beklemektedir, tarihin en sert fırtınalarından birine karşı savaşmaları gerekecektir.
Dostluk Denizi

Zengin bir iş adamı ve eş birlikte tatil için mavi yolculuğa çıkmışlardır.Daha sonrasında teknelerinin batmasıyla birlikte kendilerini ıssız bir adada bulurlar. Artık adadan kurtulmak için bir ölüm kalım savaşı başlamıştır.