

Agi Murad, il diavolo bianco
Yonetmen: Riccardo Freda
Vizyon Tarihi: 21 Haziran 1959
Oyuncu Kadrosu

Steve Reeves
Agi / Hadji Murad, the White Warrior

Giorgia Moll
Sultanet

Scilla Gabel
Princess Mario Vorontsova

Renato Baldini
Ahmet Khan

Gérard Herter
Prince Sergei Vorontzov

Milivoje Živanović
Tsar Nicholas I

Nikola Popović
King Shamil

Jovan Gec
Aslan Bey

Nikša Stefanini
Goanzalo
Mavid Popović
Doctor Eldar
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Futüristik bir distopyada geçen öyküde, beş farklı fraksiyona bölünen bir toplumun tüm yaşantısının bu hiyerarşik yapı üzerine inşa edildiğini ve belli bir yaşa gelen gençlerin kendileri için biçilen sınıflardan birine dahil edilerek eğitilmelerini izlemiştik. Bu hiyerarşik yapılanma içerisinde kendine has bir kategoriye sahip olan Tris ise, öykünün finalinde hem çevresindeki insanları hem de işleyen bu düzeni değiştirecek güce sahip olduğunu keşfetmişti.
Kuralsız

Uyumsuz’da sistemi alt üst eden bilgileri ortaya çıkardıktan sonra, Tris ve Dört’ün, Şikago’yu çevreleyen duvarların dışına kaçması gerekmekte, hayatlarında ilk defa bildikleri tek şehri ve sevdiklerini bırakmak zorundadırlar. Tris ve Dört’ün, Şikago duvarlarının arkasında devam etmekte olan ve bütün insanlığı tehdit eden savaşta kimden yana olacaklarına hızlı bir şekilde karar vermesi gerekecek ve Tris hayatta kalabilmek için cesaret, sadakat, fedakarlık ve aşk arasında imkansız bir seçim yapmaya mecbur kalacaktır.
Yandaş

Şrek, oldukça korkutucu bir görünüme sahip, devasa, yeşil bir troldür. Yalnızlığın getirisiyle, hayatının geri kalanını beraber geçirebileceği, en az kendisi kadar çirkin bir yaratık bulmanın hevesindedir. Bir kahin, kehanetini açıklar. Şrek ile güzeller güzeli bir prenses olan Fiona arasında duygusal bir ilişki cereyan edecektir. Ancak Şrek ne kadar çirkinse Fiona bir o kadar güzeldir. Oldukça garip durumlar ve vaziyetler peyda olmak üzeredir.
Şrek

2017 yılında geçen filmde enerji kaynakları tükenmiş ve dünyada açlık başlamıştır. Hükümet olası grevleri ve muhalifleri durdurmak için televizyonu kullanmaktadır. İnsanlar her gece "The Running Man" adlı bir şov programını izleyerek uyuşturulmaktadır. Masum insanları öldürmeyi reddettiği için tutuklanan Ben Richards hapishaneden kaçtığında Amber adlı genç bir bayan tarafından ele verilir. Richards'ın fiziğinden etkilenen televizyon yapımcıları onu şova çıkarmaya karar verirler. Ben yaşamak istiyorsa peşindekileri atlatmak zorundadır. Televizyon başındaki milyonlarca seyirci ise şehvetle onun ölmesini beklemektedir.
Ölüme Karşı Koşan

Bir grup astronot, çok uzun bir yolculuğun sonunda uyanarak, bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Burada konuşmayı bilmeyen ilkel mağara insanları ile, konuşan, avlanan, adeta insanla yer değiştirerek medeniyet kurmuş maymunlar yaşamaktadır. Grup dağılır, astronotlardan George Taylor, insan avcısı maymunlar tarafından esir edilir. Üzerlerinde deney yapılacaktır ki, maymunlardan Dr. Zaius, esir Taylor'ın konuşulanları anlayan, 'maymunlar kadar zeki' bir insan olduğunu fark eder. Bu durumun yerleşik inançlara ters düşüp evrim kuramını altüst edeceğini düşünen tutucu doktor, olan biteni görmezden gelir. O esnada devreye idealist ve sempatik Cornelius ile Dr. Zira girerek Taylor'ı korumaya çalışırlar. Diğer arkadaşlarını bulmak ve esaretten kurtulmak isteyen Taylor, çıkan bir kargaşadan faydalanarak güzel Nova'yla beraber kaçmaya başlar.
Maymunlar Cehennemi

Narnia’nın büyülü dünyasında zaman bizim dünyamızdan daha hızlı akmaktadır. Bu nedenle tren istasyonundan hareket eden Pevensey kardeşler kendilerini bir sonraki durak olan Büyücü Kral Miraz’ın hüküm sürdüğü adada bulurlar. Şeytani ruhlu bu kralı devirebilmek ve Narnia’nın güzel günlerini geri getirebilmek için adanın genç prensi Caspian ile birlikte güçlü Aslan’la ittifak yaparlar.C.S. Lewis’in aynı adlı fantastik çocuk romanından uyarlanan “The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe” (Narnia Günlükleri: Aslan, Cadı ve Dolap), tüm dünyada olduğu gibi Türkiye sinemalarında da olay yaratmış, bir elbise dolabının arkasında gizlenen Narnia ülkesinin göz kamaştırıcı güzellikleri, çocuklar kadar yetişkinleri de büyülemişti. Macera devam ediyor ve devam edeceğe benziyor.
Narnia Günlükleri: Prens Kaspiyan

Bundan yıllar yıllar önce...Dedelerinizin dedelerinin dedeleri zamanında...Belki de onların babaları zamanında...Yoksul bir çiftçinin yeğeni olan Eragon ormanda parlak, mavi bir taş bulur... O an bu taşın başına konan bir talih kuşu olduğunu ve bu sayede ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünür. Taş çatladığında ise ailesine eski dünyadan kalan bir miras ile karşı karşıya olduğunu anlar...
Eragon

Büyükbaba, yatağın ucunda torununa, babadan oğula geçen bir masalı anlatmaktadır. O anlatmaya devam ettikçe masal canlanmaya başlar. Prens Humperdinck, güzel prenses Buttercup ile evlenmek istemektedir. Ancak prensesin bu kötü kalpli prenste gönlü yoktur. Bunun üzerine Buttercup kaçırılır. Onu kurtacak kişi çocukluğunda prensese aşık, şimdi ise aranan bir korsan olan Westley'dir. Westley prensesin izinden giderken kötü kalpli şövalyeler, devler ve süper güçlere sahip yaratıklarla savaşmak zorunda kalacaktır.
Düğün Çiçeği

Bir İtalyan balıkçı teknesi, ölmek üzere bir adamı bularak kurtarır. Genç adam iyileştiğinde, ciddi bir hafıza kaybı geçirdiği farkedilir. Kim olduğunu ve o hale nasıl düştüğünü hatırlamamaktadır.Kim olduğunu araştırırken, bazı özel yetenekleri olduğunu farkeder. Yakın dövüş ve yabancı dillere inanılmaz yatkınlığı vardır. Marie adlı güzel kadının da yardımıyla kendisini öldürmeye çalışan suikastçilerden kaçarak kimliğini bulmaya çalışır...
Geçmişi Olmayan Adam

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.