

Agi Murad, il diavolo bianco
Yonetmen: Riccardo Freda
Vizyon Tarihi: 21 Haziran 1959
Oyuncu Kadrosu

Steve Reeves
Agi / Hadji Murad, the White Warrior

Giorgia Moll
Sultanet

Scilla Gabel
Princess Mario Vorontsova

Renato Baldini
Ahmet Khan

Gérard Herter
Prince Sergei Vorontzov

Milivoje Živanović
Tsar Nicholas I

Nikola Popović
King Shamil

Jovan Gec
Aslan Bey

Nikša Stefanini
Goanzalo
Mavid Popović
Doctor Eldar
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Max Kirkpatrick, hukuk avukatı Kate McQuean'ı, hain bir KGB ekibinden, onu sonlandırmak için koruyan bir polis.
Dürüst Oyun

Bir kargo uçağı Sahara çölünde düşer. Sağ kurtulanlar ellerindeki çok az mühimmatla hayatta kalmaya çalışırlar. Hem doğa şartları hem de bedevilerin saldırılarına karşı direnmek zorundadırlar. Yiyecek ve suları tükenmek üzereyken çılgınca bir fikre kapılırlar: uçağın enkazından yeni bir uçak yapmak! James Stewart ve Richard Attenborough gibi isimleri bünyesinde barındıran, güçlü bir film.
Anka'nın Uyanışı

Nick Hume (Kevin Bacon) işinde iyi bir yönetici, özel yaşamındaysa mükemmel bir aile babasıdır. Mutlu bir evliliği ve iki oğlu vardır. Bir gece yaşadığı olay, onun tüm hayatını altüst eder. Silahlı bir soygunun ortasında kaldıklarında, büyük oğlunun öldürülmesine çaresizlik içinde tanıklık eder. Katilin yetersiz bir cezaya çarptırılmasını hazmedemeyen Nick, şiddet, intikam ve adalet duygularıyla, oğlunun cinayetiyle ilgisi olan ve sokakta özgürce dolaşan tüm suçluları öldürmeye yemin eder.
Ölüm Emri

İngilterenin huzurlu tepelerinde ve çayırlarında yaşayan bir grup tavşan, tehdit altında kalınca kendilerine yeni bir yerleşim alanı bulmak üzere bilinmeyene doğru yola çıkarlar * Richard Adams'ın en çok satan kitabından uyarlanan klasik bir film * çok etkileyici bir hikaye. saklı hazinelerdendir * eski ama o eskilik, o tutukluk ayrı bir hava katıyor animasyona. kuyuya çekiliyormuşçasına izliyorsunuz. tehlikeli ve güzel film.
Watership Tepesi

George Beard ve Harold Hutchins adlı iki afacan çocuk, okul müdürleri Bay Krupp'ı hipnotize eder ve müdürü, bir çizgi roman karakteri olan iyi kalpli ve lastik donlu Kaptan Düşükdon'a dönüştürürler.
Kaptan Düşükdon: Destansı İlk Film

II. Dünya Savaşı sırasında bir Japon esir kampında geçen film, Japon subaylarla İngiliz esirler arasında yaşanan gerilim dolu günleri anlatıyor. Savaş karşıtı olduğu kadar insan ve toplum psikolojisinin derinlerine inen filmin kadrosunda David Bowie ve Takeshi Kitano gibi iki efsane yer alıyor.
Mutlu Noeller Bay Lawrence

Halley” kuyruklu yıldızı dünyaya yaklaşırken bir uzay gemisi, bu kuyruklu yıldızı önceden incelemek üzere görevlendirilir. Kuyruklu yıldızı inceleyen ekip, meteorun hemen ön kısmında organik bir uzay gemisi gibi birşey keşfederler. Bu uzay gemisinin içine araştırma için giren ekip, beraberlerinde dünyaya korkunç bir kabus getireceklerdir. Birbiri ardına içlerinden yaşam enerjileri çekilerek öldürülen kurbanların hikayesi vampirlere kadar gidecektir!…
Yaşam Savaşı: Uzay Vampirleri

Alice, Beyaz Tavşan'ın peşinden deliğe girer ve kendini Harikalar Diyarında, bir dizi maceranın içinde bulur. Bu ülkede çılgınlıklar, saçmalıklar ve gerçeküstü olaylar esastır. Bilmecelerin çözümü yoktur, şarkılar hiçbirşey söylemez ve her şey tuhaf sözcük oyunlarıyla çarpıtılmıştır. Alice, nargile içen Tırtıl , Cheshire Kedisi, Sözde Kaplumbağa ve domuz yavrusuna dönüşen bebekle karşılaşır yarışlara ve Çılgın Şapkacı'nın çay partisine katılır, flamingolar ve kirpilerle kriket oynar. Önüne geleni idam etmeye kalkan Kupa kızı bile Alice'i korkutamaz.... Alice özgüveni ile karşılaştığı herşeyin üstesinden gelmeyi bilir.
Alice Harikalar Diyarında

El Kaide'nin üst düzey kadrosundan bir ismin peşine düşme görevi, Irak'ta deneyimli eski bir gazeteci olan Roger'a verilir. CIA'in görevlendirdiği Roger, bu konuda çok yenidir ve alışık olmadığı şiddet dolu bir dünya ile karşılaşacaktır.
Yalanlar Üstüne

Mary Boleyn (Scarlett Johansson) 14 yaşında, masum bir kız olarak kraliyet sarayına geldiğinde İspanyol Prensesi Catherine ile evli ancak çok çapkın bir adam olan Kral VIII. Henry’nin (Eric Bana) gözlerini kamaştırır. Kralın sonsuz ilgisi karşısında tüm varlığı alt üst olan Mary’nin krala olan aşkı her geçen gün artarken, apaçık yaşanan bu aşkın beraberinde sarayın taçsız kraliçesi olarak görülmeye başlanır. Zamanla kralın ilgisini kaybetmeye başlayan Mary, karşısında rakip olarak kardeşi Anne’i (Natalie Portman) bulacaktır. Tüm bunlar karşısında, ailesinin hırslı oyunlarında bir piyon haline gelmiş olduğunu ve saray hayatının tehlikeli entrikalarını fark eden Mary, ailesinin isteği üzerine kardeşinin krala yakınlaşmasına yardım eder ve olanları soğukkanlılıkla izler. Anne’i kraliçeliğe götürecek yolda bile sesini çıkarmayacaktır. Kral Henry, Mary ve Anne arasında gidip gelirken, İngiltere’yi de ikiye bölme yolundadır.