Die unverbesserliche Barbara
Yonetmen: Lothar Warneke
Vizyon Tarihi: 11 Mart 1977
Oyuncu Kadrosu

Cox Habbema
Barbara
Peter Aust
Herbert

Hertha Thiele
Schwiegermutter
Werner Godemann
Ferdinand

Eberhard Esche
Ekki
Christa Lehmann
Brunhilde
Ingeborg Ottmann
Direktorin

Petra Hinze
Mary

Renate Krößner
Mausi
Ursula Staack
Cornelia
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.
Maç Sayısı
Film detaylari icin tiklayin...
Dream On

Futbolun Çocukları, Büyük Burhan sırasında ayakkabısız ve hatta topsuz bir şekilde futbol oynamaya başladıktan sonra Teksas eyalet şampiyonalarında yer almayı başaran Fort Worth'teki bir yetimhanenin futbol takımı Mighty Mites'in gerçek hikâyesini anlatıyor. Galip oldukları sezon boyunca bu mazlum çocuklar ve güçlü kişilikleri, şehirlerine, eyaletlerine ve toparlanmaya ihtiyacı olan bir ulusun tümüne ilham kaynağı oldu, hatta Başkan Franklin D. Roosevelt'in bile dikkatini çekti. Gösterdikleri başarının arkasında, bir yetimhanede koçluk yapabilmek için sahip olduğu ayrıcalıklı konumdan vazgeçerek meslektaşlarını şaşırtan efsanevi bir lise koçu olan Rusty Russell vardı. Russell'ın çok az kişinin bildiği bir sırrı vardı, o da bir yetimdi. Fiziksel olarak zayıf olan oyuncularının diğer takımları kas gücüyle yenemeyeceklerini anlayan Russell, modern futbolu da tanımlayacak yenilikçi stratejiler geliştirdi.
Futbolun Çocukları

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.
Milyonluk Bebek

Film detaylari icin tiklayin...
La dernière échappée

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.
Düşler Tarlası

Film detaylari icin tiklayin...
Escuro

Enzo, suçun kol gezdiği bir mahallede risk altındaki gençlere alternatif sunmak için bir judo okulu açar ve Olimpiyat şampiyonluğuna giden yolda oğluna rehberlik eder.
Scampia'nın Umudu

Film detaylari icin tiklayin...
Sommersturm

Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!