
The Lost Express
Yonetmen: J.P. McGowan
Vizyon Tarihi: 17 Eylül 1917
Oyuncu Kadrosu

Helen Holmes
Helen Thurston

Leo D. Maloney
Pitts

Thomas G. Lingham
The Baron

Edward Hearn
Francis Murphy
Omar Whitehead
Valquez (as V.O. Whitehead)
William Brunton
Charles Bonner
John McKinnon
General Thurston
William N. Chapman
(as Will Chapman)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Askeri pilot olan iki dost Vic ve Riley, gizli bir görevi birlikte üstlenirler. Görevleri, B-3 Stealth bombardıman uçağı ile yapacakları deneme uçuşunda iki nükleer savaş başlığını taşımaktır. Normal başlayan uçuş, Vic'in niyetinin ortaya çıkmasıyla son bulur.
Kırık Ok

Eski Sovyetler Birliği topraklarında nükleer savaş başlıkları taşıyan bir tren kaza yapar. Bu olay Amerikalı dahi nükleer uzmanı Dr. Julia Kelly'nin dikkatini çeker. Olayı biraz araştırınca bunun çalınan savaş başlıklarını örtbas etme operasyonu olduğunu fark eder. Kayıp nükleer başlıkları bulmakta görevlendirilirken Dr. Kelly'ye yardım etmek üzere özel operasyonlar birliğinden Albay Thomas Devoe yardımcı olacaktır. Ancak diplomatik geleneklere uygun davranmakta olan Dr. Kelly'nin aksine Albay Devoe son derece acımasız ve sert bir yapıdadır. Aralarındaki çelişkilere rağmen birlikte çalışmak zorunda olan bu ikili, nükleer başlıkları tek tek ele geçirirlerse de son nükleer başlığın Birleşmiş Milletler binasına konacağı haberini alınca zamana karşı müthiş bir yarış başlar.
Barışçı

Amerikalı çift, Roy (Woody Harrelson) ve Jessie (Emily Mortimer), son olarak ikamet ettikleri Pekin’den oldukça uzaktaki evlerine dönmeye karar verirler. Trende Carlos (Eduardo Noriega) ve Abby (Kate Mara) adlı başka bir çiftle tanışırlar. Aralarında hızlı bir şekilde evlerinden uzaktaki gezginler arasında kurulan temelleri çok da sağlam olmayan bir bağ kurulur. Roy durakların birisinde trenden ayrılır. Jessie yeni arkadaşlarının göründükleri gibi olmadıklarını anlamaya başlar. Fakat bu unutulmayacak seyahatin gerçek tehlikeleri yeni yeni su yüzüne çıkmaya başlamıştır. Basit bir tren yolculuğu Rus polisler (Ben Kingsley ve Thomas Kretschmann), mafya, işkence, uyuşturucu ve cinayetle korkutucu bir kovalamacaya dönüşecektir.
Sibirya Ekspresi

Film detaylari icin tiklayin...
Spot25N - Rompe el Ciclo

Bir dizi insan ölecekleri ana ilişkin tehlikeli cep telefonu mesajları almaktadırlar. Mesajlar silinebilse de, telefon numarası ekranda kalmaktadır. Beth Raymond birkaç gün arayla iki arkadaşının korkunç bir şekilde can verişlerine tanık olarak ciddi şok yaşar. Daha da rahatsız edici olanı, her ikisinin de cep telefonlarına mesaj geldiğini bilmesidir. Arkadaşları bu mesajlarda yaşayacakları korku dolu son anlarının kaydını dinlemişlerdir. olanaksız gibi görünse de, bu mesajlar ölmelerinden günler önce gelmiştir, ama her iki ölüm de tam olarak mesajın söylediği anda ve şekilde gerçekleşmiştir. Polis, Beth’in aklını yitirmiş olduğunu düşünse de Detektif Jack Andrews ona inanmaktadır çünkü kendi kız kardeşi de, Beth’in arkadaşlarının ölümüyle büyük benzerlikler gösteren feci bir kazada yaşamını yitirmiştir.
Ölümün Sesi

Bir tren, gizli bir görev için Rocky Dağları'ndan geçerek, uzak bir ordu karakoluna doğru yol almaktadır. Ancak trendeki yolcular teker teker öldürülmektedir ve tek umutları, cinayetten yargılanmak üzere nakledilen gizemli John Deakin'dir.
Breakheart Pass

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...
Trendeki Yabancı

Genç Iris Henderson Balkanlar'da geçirdiği tatilinin ardından trenle ülkesine dönmektedir. Tren kötü hava nedeniyle yolda kaldığında yolcular küçük bir kasabadaki bir otele yerleşirler. Iris burada yaşlı bir kadın olan Miss Froy ile tanışır. Havanın düzelmesiyle tren yolculuğunun yeniden başlamasından bir süre sonra Iris Miss Froy'un ortadan kaybolduğunu ve onun kıyafetlerini giyen bir başka yolcunun olduğunu farkeder. Diğer yolculara bunu anlattığında müzisyen Gilbert hariç yolcuların hiçbiri Miss Froy'u hatırlamaz. Iris'e inanan Gilbert ona Froy'u bulma konusunda yardım edecektir. Alfred Hitchcock'un komedi vurgusu taşıyan nadir filmlerinden biri olan The Lady Vanishes yönetmenin İngiltere döneminin sonunda önemli bir ticari başarı yakalamasını ve Hollywood'un dikkatini çekmesini sağlamıştı..
Kaybolan Kadın

Sherlock, bir sinema salonunda film oynatıcısıdır ama hayal dünyasında yaşar. Esas hayali sıkı bir dedektif olmaktır ve tabi bir de sevdiği kızla evlenmek. Ama beş parasızdır ve bu biraz zor gözükür. Derken dedektif olma fırsatı eline geçer. Ama gerçek hayatta değil rüyada. Çünkü Sherlock oynattığı bir gangster filminin içerisine girerek oradaki dedektif olmuştur...
Genç Sherlock

Kate ünlü bir Hollywood yıldızıyla tanışmak için yola çıkar fakat bindiği metro bir tünelde aniden durur ve onu mutsuz olaylar beklemektedir bir katilin pençesine düşer ve onu farelerle dolu bir yere kapatır bu katil öldürdüğü kurbanların etlerini farelere yedirir bakalım bu tünelden çıkabilecek mi?