

Yeşil Kraliçe
Schiave bianche: violenza in Amazzonia
“Onu hayatta tutan tek bir şey vardı.”
Yonetmen: Mario Gariazzo
Vizyon Tarihi: 9 Ağustos 1985
Konu
Londra'daki yatılı okulunda korunaklı bir hayat süren Catherine Miles, 18. yaş gününde Amazon ormanlarındaki zengin ailesini ziyarete gider. Eski şüpheli işler nedeniyle servetini kaybeden ve şimdi ailenin plantasyonunda çalışan amcası José ile tanışır. José, Catherine ve ailesini Amazon'un keşfedilmemiş bir bölgesine tekne gezisine davet eder. Bu masum görünen piknik, Catherine'nin hayatını değiştirecek bir maceranın başlangıcı olacaktır...
Oyuncu Kadrosu

Elvire Audray
Catherine Miles Armstrong
Will Gonzales
Umukai

Andrea Coppola
Catherine's Uncle
Dick Campbell
Dick Marshall
Alma Vernon
Grace Williams
Sara Fleszer
Mark Cannon
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The People Under the Stairs

Brad Brown, Paskalya tatili için kasabasına döndüğünde, Critters yumurtalarının yanlışlıkla Paskalya yumurtası sanılıp kasabaya yayıldığını fark eder. Açılan yumurtalarla Critters yeniden dehşet saçar. Uzaylı ödül avcıları Ug, Lee ve Charlie, yaratıkları avlamak için geri döner. Kasaba halkı Critters’larla savaşırken büyük bir patlama ile tehdidi yok etmeye çalışır. Sonunda Charlie kendini feda eder gibi görünse de hayatta kalır.
Mahluklar 2

Kıyamet sonrası post-apokaliptik bir dünyada insanlar açlığın yanısıra salgın bir hastalığın da pençesinde hayat mücadelesi vermektedir. Kurtuluşun çaresi Pearl Prophet isimli bir robotun beyin hücrelerinde gizlidir oysa Pearl, zalim Fender'in yönettiği bir grup caninin elinde tutsaktır. Ailesi Fender'in ellerinde can verdiği için intikam ateşiyle yanıp tutuşan gözüpek bir maceracı, Gibson Rickenbacker, Pearl'ü kurtarıp geri getirmek üzere kiralanır.
Cyborg

1847 yılında Meksika-Amerika iç savaşında, Yüzbaşı John Boyd (Guy Pearce) terfi alır. Bu terfi sonrası Boyd, Nevada'nın karlı dağlarında ıssız bir savaş biriminde üçüncü adam olarak görev alacaktır. Bu görevde kumandan Hart , inançlı Toffler ve Cleaves ile tanışacaktır. Boyd bu gruba katıldıktan sonra, donmaktan ve açlıktan ölmekten son anda kurtulan bir yabancı olan Colqhoun (Robert Carlyle) de gruba dahil olur. Colqhoun'un anlatıklarına göre şefleri Ives, karlar altında bir mağarada kalınca, bölüğündeki bazı insanları yiyerek hayatta kalmıştır. Bundan sonra Boyd ve diğerleri bu olayın geçtiği mağarada başka sağ insan olup olmadığını bulmak için yola çıkarlar. Fakat Boyd, eski bir Kızılderili efsaneside anlatılan Weendigo adlı canlı et yiyerek beslenen, beslendikçe daha çok isteyen insanüstü bir yamyamın saldırısından korkmaktadır. Acaba kendisi de bu yamyam tarafından yenilecek midir yoksa onun oluşturduğu yamyam sürüsüne mi dahil olacaktır ?
Yırtıcı

Abisi Eric’in (Dennis Chan) Dünya Kickbox Şampiyonu seçilmesi üzerine Kurt (Jean-Claude Van Damme), onunla birlikte Tayland’a gitmektedir. Eric küstah hareketlerde bulunmakta ve Tayland’ın geleneklerini umursamamaktadır. Tong po (Michel Qissi) ile yapmış olduğu karşılaşmada Eric felç geçirir. Bu durum üzerine Kurt abisinin intikamını almaya karar vermiştir.
Kana Kan

Film detaylari icin tiklayin...
La distancia más larga

Film detaylari icin tiklayin...
.44

Travis zengin yeraltı işleriyle uğraşan bir adamın oğludur ve aynı zamanda kendisi hazine avcısıdır. Peşinde olduğu şeyi bulmak için Amazonlara kadar giden genç adamın başına belalar açılmak üzeredir. Travis’in babası adına çalışan ve kendine yeni bir sayfa açarak temiz bir hayata başlamak isteyen Beck son bir iş karşılığında özgür kalma teklifi alır ve bunu ister istemez kabul eder. Beck patronunun oğlunu kurtarmak için Brezilya yolunu tutar fakat burada işler hiç planladığı gibi gitmez.
The Rundown

Fotoğrafçı Leon, Metro Kasabı diye adlandırılan bir seri katilin tüm risklerine rağmen peşine düşer. Çektiği fotoğraflardan yola çıkarak ipuçları arıyordur. Yıllarca metroda kaybolan insanlara ne olduğunun gizemini çözmeye çalışmaktadır. Yaptığı araştırmalarla, çok geçmeden seri katilin kim olduğuna ulaşacaktır. Filmin konusu, korku hikayesi yazarı Clive Barker'ın kısa hikayesi olan ve aynı ismi taşıyan The Midnight Meat Train (1984) adlı eserden esinlenmiştir.
Dehşet Treni

13 Kasım 1974’te, polis 112 Ocean Avenue, Long Island, New York adresinden korku dolu bir telefon çağrısı aldı. Polis oraya ulaştığında bütün aileyi yataklarında katledilmiş olarak buldu. Günler sonra, Ronald DeFeo, evdeki bir takım “seslerin” onu, anne ve babası ile 4 kardeşini öldürmeye ittiğini itiraf etti.Bir yıl sonra, George Lutz, Kathy Lutz ve çocukları hayallerindeki evi bulduklarını düşünerek aynı eve taşındılar. Taşınmalarından kısa bir süre sonra açıklanamaz ve acaip olaylar evde gerçekleşmeye başlar ev canlanır ve sonsuza kadar “Amityville Horror” diye bilinecek olan tüy ürpertici olaylar birbiri arkasına sıralanır.