

80 Günde Devr-i Alem
Around the World in 80 Days
Yonetmen: Michael Anderson
Vizyon Tarihi: 17 Ekim 1956
Konu
Phileas Fogg, 80 günde dünyayı dolaşabileceğine bütün serveti üzerine iddiaya girer. Onlar yola çıktığında, İngiltere bankası soyulmuştur ve bir dedektif Fogg'un hapisten kaçmak için bu yolculuğa atıldığına inanıp, onu takibe başlar. Film gösterildiği yılda, en iyi film kategorisi de olmak uzere, 5 dalda oscar kazandı...
Oyuncu Kadrosu

David Niven
Phileas Fogg

Cantinflas
Passepartout

Shirley MacLaine
Princess Aouda

Robert Newton
Mr. Fix

Finlay Currie
Whist Partner

Robert Morley
Ralph

Charles Boyer
Monsieur Gasse

Gilbert Roland
Achmed Abdullah

Marlene Dietrich
Saloon Hostess

Frank Sinatra
Saloon Pianist
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
പ്രെയ്സ് ദി ലോര്ഡ്

Film detaylari icin tiklayin...
Hirtettyjen kettujen metsä

Film detaylari icin tiklayin...
Momo

Bizimkine paralel bir dünyada, on iki yaşındaki didişken Lyra ile cini Pantalaimon, bildiğimiz Oxford’dan farklı ama yine de tanınabilen bir Oxford’da yaşar. Bir akşam Lyra’nın amcası Lord Asriel okulu ziyarete gelir. Lyra ile cini, onun hocalarla yaptığı gizli toplantıya kulak misafiri olurlar. Lyra gizlendiği dolapta, Toz, Kuzey’de havada asılı bir şehir ve cinayetle sonuçlanan bir keşif seferi hakkında esrarengiz hikayeler dinler. Sonra arkadaşı Roger, çocuk hırsızı Gokgoklar tarafından kaçırılır, güvenilmez ama güzel Mrs. Coulter onu birlikte yaşamak için Londra’ya götürür. Lyra’nın bu büyük korkunun üstesinden gelebilmesi için, Kuzey Işıkları’nın ötesine erişen daha dehşet verici bir şeyle yüzleşmesi gerekmektedir.
Altın Pusula

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.
Düşler Tarlası

Sevdiği kadının aşkını kazanabilmek uğruna bir erkeğin yapabileceklerinin defalarca sınandığı hikayelere yeni bir örnek de, Matthew Vaughn'un son filmi Yıldız Tozu ile geliyor.Tristran, aşkının kalbini kazanabilmek için onun için kayan bir yıldızı yakalayacağına söz verir. Ama sevgilisi Yvaine ile çıktıkları bu yolda, korsanlar ve cadılarla dolu büyük tehlikeler onları beklemektedir.
Yıldız Tozu

The Dark is Rising; 11 yaşına bastığında karanlık güçlere karşı savaşan ölümsüz savaşçıların sonuncusu olduğunu keşfeden Will Stanton adında bir çocuğun yaşadığı fantastik olayları konu alıyor. Will doğuştan sahip olduğunu öğrendiği inanılmaz güçlerle doğmuştur ve bu tanrısal güç sayesinde bir kahraman olacaktır. Bir işaret avcısı olan Will altı büyülü işareti bulmalı ve Karanlık ile aydınlık arasındaki savaşta ölümsüzlere bu işaretlerle yardımcı olmalıdır. Will’in macerası ve işaretleri bulma çabası onu tehlikeler, mucizeler ve ödüllerle donanmış bir yola sürükler. Bu macera boyunca düşmanları ve müttefikleri olacak ve işaretleri bulması düşmanları tarafından engellenmeye çalışılacaktır. Will bundan yüzlerce yıl önce Kral Arthur tarafından yapılan son savaş hakkında da çok önemli bilgilere ulaşacaktır.
Karanlık Yükseliyor

Yeni milenyumun ilk onunda aşırı ilerlemiş teknolojinin merhamet duygusunu solladığı bir dönemde Martin ailesi NDR-114 modeli yeni bir robot satın alır. Ailenin en küçük çocuğu robota Andrew adını verir. Robot günlük işleri yapmak üzere programlanmıştır. Martin ailesi bir süre sonra sahip olduklarının sıradan bir makine olmadığını anlar. Çünkü Andrew insanlara özgü duygulara ve yaratıcı düşüncelere sahiptir.
Robot Adam

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.
Jakob'un Yalanları

Film detaylari icin tiklayin...