

Sonsuzluk Ormanı
The Sea of Trees
“Aşk seni eve getirecek.”
Yonetmen: Gus Van Sant
Vizyon Tarihi: 27 Nisan 2016
Konu
Derinden etkileyici bir hikayesi olan filmin ana tema iyileştirici bir sevgidir. Ölmek için en güzel yer olarak anılan Japonya’nın Fuji dağlarına çıkan McConaughey artık ölmek istemeyen bir Japon ile karşılaşır. Bu adamı geride bırakmaya içi el vermeyen baş karakter geriye kalan bütün enerjisini bu Japon adamı ailesine kavuşturmaya adar. Bu macera dolu yolculuk sırasında McCounaughey’de karısına duyduğu derin sevgiyle tekrardan bağlanarak hayata tutunmaya çalışır.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Matthew McConaughey
Arthur Brennan

渡辺謙
Takumi Nakamura

Naomi Watts
Joan Brennan

Katie Aselton
Gabriella Laforte

James Saito
Dr. Takahashi

Owen Burke
Ambulance Tech
Ryoko Seta
Airport Desk Agent
Sienna Tow
Girl in Airport
Naoko Marshall
Flight Attendant

戸村美智子
Woman on Train
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Chaplin klasiklerinden biri daha! Yapımcılığını üstlendiği ilk uzun metrajlı fiilminde, Tramp’in ve dünyalar tatlısı 6 yaşında bir çocuğun kimi zaman komik kimi zaman gözlerinizde yaşlara sebep olacak hüzünlü hikayesi anlatılıyor. Hikaye Tramp’in terkedilmiş bir bebeği bulması ve onu kurtararak evine almasıyla başlar. Hafızalardan silinmeyecek sahneleri ve Chaplin’in yorumuyla hüzün ve eğlencenin harmanlandığı bu filmi kaçırmayın!
Yumurcak

Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood’ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış “kaybeden” eski bir yıldızdır.Jane sakat kardeşi Blanche’a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır.
Küçük Bebeğe Ne Oldu?

Film detaylari icin tiklayin...
Las vidas posibles

Film detaylari icin tiklayin...
Aktrisa

Film detaylari icin tiklayin...
Martha

Film detaylari icin tiklayin...
Crazy Right

Film detaylari icin tiklayin...
로망스

Zamanın Akışında" film projeksiyon makinesi tamircisi Bruno ve otostopta aldığı intihar eğilimli Robert"in uzun yolculuklarının hikayesidir. Bruno iki Almanya"nın sınırındaki kasabaları gezmekte ve film makinelerini tamir etmektedir. Robert ise içindeki çözümsüzlüğü yolculukla çözmeye çalışmaktadır. İkisi küçük kasabalara girdikçe bu garip sessiz yerlerdeki sinema salonlarının terk edildiğini kalanların da Amerikan filmlerine yöneldiğini görürüz. Film Alman Sineması ve yaşamının amerikanlaşmasını, taşranın durağan görüntüleri eşliğinde lirik, durgun bir dille işlemektedir. "Kings of the Road" adıyla bilinen bu film Wenders"in son dönemde çektiği müzik ve görüntü şiirselliğini birleştiren filmlerinden farklı fakat son derece etkileyici bir çalışma.
Zamanın Akışında

Modern Amerikan ailesi ortalama 1.87 çocuk sahibidir. Fakat Tom Baker ve sevgili eşi Kate bir düzine çocuk sahibi olarak hayatın belki daha ucuz değil ama daha iyi olacağına inanmaktadırlar.Baker'ların hayatı Illinois'in küçük bir kasabasında kalabalık aileleri ile mutlu ve huzurlu geçmektedir.Tom'un kasabanın futbol takımının koçudur. Ailenin günlük yaşamı sevgi ve kaosla örülüdür...Ne tür kaos mu... Çocukların kurbağasının kahvaltı masasında zıplaması gibi kaoslardan bahsediyoruz...Tom hayalindeki iş olan büyük bir ünivesitenin koçluğu teklif edildiğinde aile meclisini toplayıp her ne kadar çocukları istemese de yeni bir hayata adım atmaya karar verirler.Aynı zamanda Kate de hatıralarını yazdığı kitabın basılacağını öğrenir.Ajansı onu New York'a kitabının tanıtımını yapması için çağırmaktadır. Tom hem bütün çocukların sorumluluğunu hem yeni eve ve yeni işe alışmanın güçlüğünü tek başına yüklenmek zorunda kalacaktır.
Sürüsüne Bereket

Wenders, Patricia Highsmith'in Ripley'in Oyunu (Ripley's Game) adlı romanından uyarladığı bu filmde Dennis Hopper, Nicholas Ray ve Samuel Fuller gibi Amerikan sinemasının üç idolunun bir araya getirmektedir. Amerikalı Arkadaş 'Kara Film (Film Noir)' türünün en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir. Filmde Ripley (D.Hopper), sahte tabloları, sanat koleksiyoncularına bile yutturarak muazzam servet edinmiş, kovboy şapkasını kafasından çıkarmayan bir Amerikalı olarak karşımıza çıkar. Önceden tanıdığı bir mafya patronu Ripley'den geçmişi temiz bir kiralık katil bulmasını ister. Ripley'in aklına gelen çerveci Zimmermann (Bruno Ganz)'dır. Kan kanseri olan Zimmermann bu işi özgür iradesiyle kabul eder. Ancak sonrasındaki geri dönülemez gelişmeler Ripley'i ilginç kararlar vermek durumunda bırakır.