

Der Golem, wie er in die Welt kam
Yonetmen: Carl Boese
Vizyon Tarihi: 29 Ekim 1920
Oyuncu Kadrosu

Paul Wegener
The Golem

Albert Steinrück
Rabbi Loew

Lyda Salmonova
Miriam, the Rabbi's Daughter

Ernst Deutsch
Rabbi Famulus
Hans Stürm
Rabbi Jehuda, the Elder of the Community
Max Kronert
Temple Servant

Otto Gebühr
Emperor
Dore Paetzold
Emperor's Concubine
Lothar Müthel
Knight Florian

Greta Schröder
Young Woman with Rose
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Бриллианты. Воровство

Akrabaları ile yaşayan Mary 2 kediyi takip ederken değişik bir çiçek bulur. Bu çiçek sihirli güçler vermektedir. Mary az biraz gittikten sonra küçük bir süpürge sopası bulur. Süpürgenin harekete geçtiğini hisseder gibi olunca çok şaşırır. Ancak Mary daha neler olduğunu anlayamadan süpürge onu ağaç dallarının üstünden bulutlara çıkarıp ardından, tüm araştırmaların vasıflı cadılardan oluşan yetenekli bir kadro tarafından yapıldığı Endor Üniversitesi topraklarına getirir. Mary burada kafeslere hapsedilip dönüşüme uğramış ya da şekli bozulmuş mutant hayvanlar üzerinde yapılan korkunç bir deneye şahit olur. Süpürgesi havalandığı sırada Mary siyah kedi Tib’in de hapsedilmiş olduğunu fark eder. Ertesi gün akademiye dönen Mary, akademinin başkanı Bayan Pumblechook ve onun iş arkadaşı Doktor Dee’ye görünmeden tüm hayvanları serbest bırakmayı başarır. Ardından Mary de kaçar… Ancak bahsi geçen şeytan ikili Mary’yi kesintisiz bir takibe alır.
Meari to majo no hana

Binnci Dunya Savaşı sonrası Amerikası'nda geçen ve Steven Pressfield'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmin konusu ggolf sporu ve gerçek dostluğun da ötesinde. Savaş sonrası maddi ve manevi bir çöküntü yaşayan Rannulph Junuh'ın (Matt Damon) eski günlerine dönmesi için Bagger Vance (Will Smith) ona yardımcı olacaktır. Ancak bu yardım sadece Junuh'ın golf oynama yeteneğini tekrar kazanmasıyla ilgili değildir. Bagger Vance ile olan bu dostluk ona hayata dair bir çok konuda çok şey öğretecektir.
Efsanenin Dönüşü

Kasabaya sanki başka bir dünyadan gelmiş izlenimi veren tuhaf bir sis tabakasının çökmesi üzerine korku ve panik içinde süpermarkete sığınan kasaba halkı arasında David Drayton ve küçük oğlu Billy de vardır.Koyu ve kalın sis tabakasının içinde esrarengiz bazı yaratıkların pusuya yatmışçasına gizlendiğini ilk fark eden David olmuştur. Bu dünyaya ait olmayan öldürücü, korkutucu yaratıklardır bunlar… Kurtuluş ise marketteki herkesin hep birlikte hareket etmesine bağlıdır. Ancak insan doğası hesaba katılınca hep birlikte hareket edebilmeleri mümkün müdür?Markete sığınan kasaba halkının korkuya kapılarak paniklemesi üzerine mantık devre dışı kalırken David kendisini en çok neyin korkuttuğunu merak etmeye başlamıştır: Sisin içinde pusuya yatmış canavarlar mı, yoksa marketin içindeki, daha düne kadar arkadaşı, komşusu bildiği insanların sergilediği tutarsız davranışlar mı?
Öldüren Sis

Mutlak güç, mutlak yozlaşmayı getirir. Topluma önderlik eden dört insan, özel olarak seçilen genç kız ve oğlanları sistematik bir biçimde aşağılayarak onlardan yararlanır ve işkence eder... Bir dizi müstehcen öyküyle başlayan bu sefahat dolu işkence, dinsel bir tören havasının ardına gizlenmiştir. Filmin gelişimi cinsel sapıklıktan sadizme, işkenceden ölüme kadar amansızca uzanır. İşkencelerin alacağı bir zevk yoktur, acımaları da... Pasolini'nin son filminde bir ölüm kokusu, çöküş ve umutsuzluk sancıları içinde kıvranan insanlığa soyutlanmış son bir ağıt yatar. Faşizme karşı zehir zemberek bu film, kasvetli bir tür vasiyettir sanki...
Salo ya da Sodom'un 120 günü

Film detaylari icin tiklayin...
Ritam zločina

Film detaylari icin tiklayin...
ஜூலி கணபதி

Totaliter bir rejim tarafından yönetilen, distopik bir ABD'yi anlatan film, bir grup genç erkek yarışmacıdan belli bir yürüme hızının altına düşenin öldüğü, her yıl düzenlenen geleneksel "Uzun Yürüyüş" adlı ölümcül yarışmayı konu ediniyor.
The Long Walk

Tatlı cadılardan oluşan Owens ailesinin en neşeli ve heyecan dolu üyeleri, kız kardeşler Sally ve Gillian Owens'dır. Anne ve babalarının ölümünden sonra teyzelerinin büyüttüğü Sally ve Gillian, Owens ailesinin kadınlarının büyü yeteneklerine sahiptirler, ne var ki bu yetenek, beraberinde bir de lanet taşımaktadır. Aşık oldukları erkekler zamansız bir şekilde ölmeye mahkumdurlar.
Aşkın Büyüsü

Tüm arzularını tatmin edebilecek bir adamın hayalini kuran Alex, Jane, ve Suki; Darly Van Horne (Jack Nicholson) adında gizemli bir adamın kasabaya taşınması ile uzun süren yalnızlıklarından uyanırlar... Bu esrarengiz adam onların aradığı şeytandır... Üç kadına da aynı anda yakınlık gösteren bu adam kadınların içindeki “cadılığı” ortaya çıkarır... Oscar’a aday gösterilen Kasabanın Cadıları sıra dışı bir kara komedi.