

Hairspray
Yonetmen: Adam Shankman
Vizyon Tarihi: 19 Temmuz 2007
Konu
Halinden memnun tombiş bir genç olan Tracy Turnblad, bir televizyonda yayınlanan dans yarışmasına katılmaya hak kazanınca Baltmore’u çalkalayan müzik ve eğlence dolu bir macera da başlamış olur. Tracy’nin kendisi gibi etine dolgun annesi rolünde John Travolta, babası rolünde ise Christopher Walken rol alıyor.
Oyuncu Kadrosu

Nikki Blonsky
Tracy Turnblad

John Travolta
Edna Turnblad

Michelle Pfeiffer
Velma Von Tussle

Christopher Walken
Wilbur Turnblad

Amanda Bynes
Penny Pingleton

James Marsden
Corny Collins

Queen Latifah
Motormouth Maybelle

Brittany Snow
Amber Von Tussle

Zac Efron
Link Larkin

Elijah Kelley
Seaweed
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

William Shakespeare'ın trajik aşk destanı Romeo ve Juliet'in, Avustralyalı dahi yönetmen Baz Luhrman tarafından sinemaya uyarlanan bu modern versiyonunda kılıçların yerini, kılıç isimleri taşıyan silahlar alıyor. Günümüz Florida'sında geçen filmde Romeo (Leonardo DiCaprio) ve Juliet (Claire Danes), kentin iki düşman ailesinin çocuklarıdır. Trajik bir rastlantı sonucu iki genç birbirlerine aşık olurlar ve ailelerin savaşının ortasında bir kaçış bulmaya çalışırlar.
Romeo ve Juliet

Dünyaca ünlü bir orkestra şefi olan Dareus, bir konser esnasında kalp krizi geçirir. Doktorunun tavsiyesi üzerine, stres dolu hayatını ardında bırakarak, çocukluğunu geçirdiği kasabaya gelir. Amacı biraz yalnız kalmak ve tek başına yaşamayı denemektir. Ama kısa sürede kasabanın en renkli kişiliklerinden biri olur. Samimi ilişkiler kurduğu kasaba halkı için bir şeyler yapmak isteyen Dareus, kasabanın korosunu çalıştırmaya başlar. Kasabadaki çoğunluk, şefin yaptıklarından memnun kalsa da, tutucu çevreler ve özellikle kilise için durum aynı değildir. Hepsi için yeni bir dönem başlamıştır.
Cennetin Müziği

Film detaylari icin tiklayin...
Народний Малахій

Film detaylari icin tiklayin...
Dos y un Sueño

James Stewart ve Dorıs Day, korku sinemasının tartışmasız üstadı Hitchcock'un bu muhteşem geriliminde özgün ve dramatik bir performans sergiliyorlar. Stewart ve Day, Fas'ta oğulları Hank ile tatil yapan masum Amerikalılar Ben ve Jo McKenna'yı oynuyorlar. Marakeş pazarında bir Fransız ajanı Ben'in kollarında öldüğünde, çift oğullarının kaçırıldığını ve ingiltere'ye götürüldüğünü öğreniyor. Kime güveneceklerini bilmez halde olan McKenna ailesi uluslararası casusluk, suikastçilik ve terörle karşı karşıya kalır. Gerçeğe yaklaştıkça tüm hayatları değisecektir ve film meshur Albert Meydanı'nda gerilim dolu bir doruğa ulaşacaktır.
Çok Şey Bilen Adam

Mizah, trajedi, seks… Bu filmde her şey var! Suzanne Stone’un (Nicole Kidman) tek hedefi televizyona çıkmaktı ve ne olursa olsun bu hayalini gerçekleştirmek istiyordu. Ancak önünde büyük bir engel vardı: Kocası Larry Moretto (Matt Dillon). Kendisine aşık bir gencin yardımını alarak bu engeli saf dışı bırakabilirdi, hem de sonsuza dek. Amerikan bağımsız sinemasının en önemli isimlerinden biri olan ve Fil (Elephant), Can Dostum (Good Will Hunting), Benim Güzel Idaho’m (My Own Private Idaho) gibi filmlere imza atan Gus Van Sant’ın yönettiği Sonsuz İhtiras, Oscar® ödüllü oyuncu Nicole Kidman’ın “femme fatale” rolünde unutulmaz performansını izlemek için kaçırılmayacak bir fırsat.
Sonsuz İhtiras

Hitler ve yakın arkadaşları kendilerini sığınaklarda güvene almışlardır. Aralarında Führer'in özel sekreteri Traudi Junge de vardır. Berlin artık düşmüş bir kaledir fakat Hitler, şehirden çıkmayı ve teslim olmayı kabul etmemektedir. Halkının tüm fertleri dışarıda yok edilirken o, son yolculuğuna hazırlanmaktadır. Birlikte intihar etmeden birkaç saat önce Eva Braun ile evlenirler. Cesetleri düşman eline geçmemesi için yakılır. Führer'in peşinden yıllarca sadık bir şekilde gitmiş birçok insanın durumu da farklı değildir. Berlin düşerken herkesin ölümle yaşam arasında seçim yapma saati giderek yaklaşmaktadır.
Çöküş

En Uzun Yolculuğun Sonunda Yine Yalnızlık Vardır... Berlin Film Festivali'nde En İyi Film ödülünü alan "Yaban Çilekleri", yaşlı bir profesörün geçmişini ve varoluşunun anlamını sorguladığı bir yol filmidir. Yetmiş sekiz yaşındaki Profesör Borg, bir onur doktorası almak üzere Stockholm'dan Lund'a doğru arabayla yola çıkar. Yanında gelini Marianne da bulunur. Bu yolculuk sırasında, Borg'a kaybettiği ilk gençlik aşkını anımsatan genç bir otostopçu kızla ve kavgacı bir çiftle karşılaşırlar. Tanıştığı bu farklı karakterler ve gençliğinin geçtiği mekanlar Borg'a kabuslar ve düşler yaşatır.
Yaban Çilekleri

Hastalarından birini hiç sebep yokken ameliyat masasında kaybeden kalp cerrahı Dr Rice'ın kendine güveni alt üst olmuştur. Los Angeles üzerinde gezinen melek Seth o sırada her ne kadar ölen hastaya yardım için orada bulunsada Maggie'den etkilenir ve onun kendine olan güvenini tekrar kazanmasında yardımcı olmaya karar verir. Bu arada ona aşık olur ve sonunda bütün risklerine rağmen görünmez bir ruh olmaktan çıkar, şüpheli bir yabancı haline gelir. Kadere inanmayan Maggie ise Seth'e daha öncekilerle kıyaslanmayacak derecede aşık olur. Bu arada Maggie ile beraber olmak için göklerden ve meleklikten vazgeçen Seth, yeryüzündeki karmaşık hayatı yaşadıkça umutsuzluğa kapılır. Acaba aşk, kişinin temel özelliklerinden vazgeçebileceği kadar değerli midir?
Melekler Şehri

Dönemin en gözde tiyatro oyuncusu güzeller güzeli Elisabet Vogler (Liv Ullmann), önemli bir piyes sırasında aniden susar. Şaşkına dönen insanlar ne olup bittiğini anlayabilmek için ellerinden geleni yapsalar da Vogler konuşmamaya devam eder. Son çare olarak bir kliniğe yatırılan kadın burada da dilsizliğine devam eder. Bedeninde tıbbi olarak hiçbir problem bulunamayan Vogler, doktorun tavsiyesiyle gözlerden uzak bir yazlığa gönderilir. Vogler’a genç bir hemşire olan Alma (Bibi Andersson) eşlik eder. Yazlıkta da Vogler'in ağzını bıçak açmaz. Vogler sustukça Alma konuşur. Alma saatlerce, günlerce kendi hikayesini anlatır. Sonunda meydana gelen şey ise psikoloji biliminin en ilginç vakalarından birini oluşturacaktır.