

Oyuncu Kadrosu

Josh Hamilton
Michael Herlihy

Julia Stiles
Katie Herlihy

Jerry O'Connell
Brian Herlihy

Jeremy Sisto
Kenny Klein

Jordana Brewster
Sarah Weinstock

Leonard Roberts
Emmet Taylor

Bill Smitrovich
Bill Herlihy

Annie Corley
Mary Herlihy

Donovan Leitch
Neal Reynolds

David Alan Grier
Fred Hampton
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
A Film in the Theatre

En İyi Belgesel Film Oscar'ını kazanan yapım, Kennedy ve Johnson'ın başkanlık döneminde Amerika Savunma Bakanı olarak görev yapan Robert McNamara'nın gözünden, son 60 yıldaki Amerikan politikasını ele alıyor. Film çekildiği zaman 86 yaşında olan McNamara, Amerika'nın hatalarından ders almadığını ve yanlışlar zincirine devam ettiğini cesurca açıklamaktan çekinmiyor. Bunun yanısıra filmde daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış gizli belgeler ve kayıtlar da gözler önüne seriliyor. "Tek bir gecede Tokyo’da 100.000 sivili yakarak öldürdük. Erkekler, kadınlar, çocuklar..." "Vietnam’ı soğuk savaşın bir unsuru olarak gördük, onların algıladığı gibi bir ‘sivil savaş’ olarak değil. Ve yanıldık."
100 Yılın İtirafları

Hayatının aşkını kaybeden, Bud Clay'ın trajik hikayesi.Hikaye motorsiklet yarışçısı olan Bud'un New Hampshire'daki beş gün süren yarışıyla başlıyor.Bud'ın bir sonraki yarışı Califonia'dadır ve Amerika'ya yolculuğunu unutamadığı aşkının hatıralarını hatırlayarak sürdürür, fakat ne yapsa bu hatıraları unutamamaktadır.Daisy'nin yerini alacak birini bulamamakta ve hiçbir kadına aşık olamamaktadır.
The Brown Bunny

Film detaylari icin tiklayin...
So Divine

Vietnam'ın balta girmemiş ormanlarında esir tutulan Amerikan askerlerinin kabus gibi hikayesi. Hapis ve işkencenin acımasızca tasviri, esirlerin direniş ve cesareti ile iyice ön plana çıkıyor. Chuck Norris imkansız bir kaçışa öncülük eden ve korkunç bir intikam için geri dönen bir Amerikalı rolünde. Kıran kırana bir çatışma, duygusal finalin etkisini artırıyor.
Komando Harekatı 2

Bir adamın bir avuç serserinin üzerinde yarattığı gerilim bir süre sonra vicdan muharebesine dönüyor ve yön değiştiriyor fakat gücünü aldığı yer bu gerilim. Geçmişte yaşanan bir olay ve sorumlularının çok derinlere bastırdığı bir olayı unutmayan biri onlara hatırlatmaya başlıyor. Başta umursanmayan bu adam karşısında bu astığım astık serseriler tutulup kalıyor. Adeta adama dokunamıyorlar ve kendilerinin gideceği talihsiz sona doğru ümitsizce bekleyiş içine giriyorlar. Vicdanları, yıllardır atamadıkları pişmanlıkları onları bir anda zayıf kılıyor. Dokunamıyorlar çünkü daha fazla vicdani rahatsızlık katlanabilecekleri bir şey değil. Cezalandırılmayı bekleyen suçlu gibi sonlarını beklemeye başlıyorlar.
Ölü Adamın Ayakkabıları

Sylvia'nın annesi ve babası panayırlarda çalışmaktadır ve şehir şehir gezmektedirler. Bu yüzden Sylvia ve küçük kız kardeşini bir ev hanımı olan ama maddi sıkıntıda da bulunan Gertrude Baniszewski'ye bırakırlar. Bundan sonra olaylar başlar. Gertrude ayrıca psikolojik sorunları da olan bir bayandır ve ilaçlar almaktadır. Sylvia'yı bodrum katına kapatarak çeşitli işkenceler yapar bu işkencelere kendi çocukları ve mahallesindeki çocukları da katar. Sylvia'a işkence yapmak onlar için eğlence kaynağı olmuştur.
Bir Amerikan Suçu

Sözünü esirgemeyen ama yine de bazen abartılı derecede küfürbaz komedyen. İnsanların sistem icinde nasıl hayatlarını bir hiç uğruna yaşadıklarını çok basarılı bir şekilde anlatmış.
George Carlin: Life Is Worth Losing

1960’lı yıllarda iki girişimci emlak sektöründeki ayrımcılıkla mücadele etmek için dahiyane bir plan yapar.
The Banker

20 yaşındaki Sharon ailesine hamile olduğunu açıklar ancak bebeğin babasının kim olduğunu söylemeyi reddeder. Aile kavramına sıkı sıkıya bağlı olan bu İrlandalı aile, mevcut durumla başa çıkmak için mücadele eder.