

Ölmeyen Kahraman
Cromwell
Yonetmen: Ken Hughes
Vizyon Tarihi: 16 Temmuz 1970
Konu
1971 En İyi Kostüm dalında Oskar ödülü, Emmy ödüllü yönetmen Ken Hughes'den ve Oskar ödüllü oyuncu Alec Guinness'den. Kral 1. Charles'ın dini siyasete alet eden politikalarından iğrenen Oliver Cromwell, ailesini de alarak Yeni Dünya'ya taşınır. Fakat bu arada İngiliz Sivil Savaşı çıkar ve Cromwell din ve politika ikileminde bir girdaba kapılır.
Oyuncu Kadrosu

Richard Harris
Oliver Cromwell

Alec Guinness
King Charles I

Robert Morley
The Earl of Manchester

Dorothy Tutin
Queen Henrietta Maria

Frank Finlay
John Carter

Timothy Dalton
Prince Rupert

Patrick Wymark
The Earl of Strafford

Patrick Magee
Hugh Peters

Nigel Stock
Sir Edward Hyde

Patrick Holt
Captain Lundsford
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.
Ken Park

Film detaylari icin tiklayin...
Vatel

Eskiden başarılı bir basketbol oyuncusu olan Ken Carter, mezun olduğu Richmond Lisesinden gelen koçluk teklifini kabul eder. Koç Carter oyuncularının sahada kazananlar olmasının yanında, sınıflarında da çok başarılı olmalarını istemektedir. Bundan dolayı tüm oyuncularını, ortalamalarını 2.3'ün üzerinde tutacaklarına, sınıfta en ön sırada oturacaklarına ve tüm derslere gireceklerine dair bir sözleşme imzalamaya zorlar. İş disipline geldiği zaman koç Carter tamamen acımasızdır, kondisyonun ve defansın her zaman hücumdan önemli olduğunu savunmuş ve takımını da bu yönde çalıştırmaya başlamıştır. Programı işlemiştir, takım sezona müthiş bir başlangıç yapmış ve her şey çok iyi gitmektedir. Ta ki oyuncuların akademik ilerleme raporları gelinceye dek...
Koç Carter

Film detaylari icin tiklayin...
A Menina que Nunca Viu o Mar

Uruguaylı bir rugby takımının oyuncuları bulunan uçak And dağlarına çakılır. Bu çarpışma esnasında yolcuların bir kısmı ölür ama çoğunluğu da sağ olarak kurtulur. Sekiz gün boyunca uçağın enkazında oturup kurtarılmayı beklerler. Ancak yardım bir türlü gelmez. Bu arada radyodan da arama çabalarının sonuç vermemesi ve çok soğuk ortamda bu kadar zaman yaşamalarının artık söz konusu olamayacağı üzerine arama çalışmalarına son verildiğini duyarlar. Sıfırın altındaki soğuk bir ortamda on hafta boyunca hayatta kalma çabaları inanılmaz boyutlara ulaşır ve sonunda gençlerden üçü yardım bulmak amacıyla yola çıkarlar.
Yaşamak İçin

1930'lar Paris. Genç Charles Aznavour, birkaç kuruş karşılığında bir oyunda yer alınca sahneye olan tutkusunu keşfeder ve şarkıcı olmaya karar verir. Ancak başlangıç pozisyonu hiç umut verici değil; parası yok, Ermeni göçmenlerin oğlu olarak ve alışılmadık bir ses tonuyla etrafındakiler onun başarısından şüphe ediyor. Sarsılmaz bir hırsla hareket eden Charles her riski kabul eder. Chanson ikonu Edith Piaf nihayet onun farkına vardığında, bu buluş çok yakın görünüyordu. Peki hayali için ne kadar fedakarlık yapmaya hazırdır?
Aznavour

NASA uçuş mühendisi José Hernández'in gerçek hayat hikâyesinden esinlenen Milyon Kilometre Uzakta, onu ve gururlu ailesini, Meksika Michoacán’daki bir köyden San Joaquin Vadisi’nin tarlalarına ve Dünya'ya 320 kilometre uzaktaki Uluslararası Uzay İstasyonu’na kadar uzanan onlarca yıllık bir yolculuğa çıkarıyor. José, azmi, kararlılığı ve ailesinin desteğiyle imkânsız hedefine ulaşmayı başarıyor.
Milyon Kilometre Uzakta

Film detaylari icin tiklayin...
The Goldfish Club

17. yy.da John Wilmot ya da başka bir deyişle 2. Rochester Kont yetenekli ve cin fikirli hovarda, kısa ve vahşi hayatını Restorasyon dönemi rock yıldızı gibi yaşamıştı. Zamanın tüm kurallarını yıkmayı kendisine amaç edinmiş çılgın adamı hikayesi.
Hovarda

Basit kaygıları olan saf İrlandalı genç Gerry Conlon, 70’li yıllarda Londra’ya gelir. Kendini hayatın akışına kaptıran delikanlı burada bir işgal evinde serbest bir hayat yaşayan gençlerle birlikte zaman geçirmeye başlar. Bir polis baskınında hiç ilgisi olmadığı 1974 Gyildford bombalamasından sorumlu tutularak tutuklanır. O dönemin İngiltere’sinde şimdikinden çok farklı olarak, terörle mücadele adına insan haklarının hiçe sayıldığı uygulamalar olmaktadır. Yoğun fiziksel ve manevi işkencelerin baskısı altındaki Gerry’nin ömrünün sonbaharındaki masum babası da, suç ortağı olarak hapse atılır. Kadın bir avukatın yıllar süren çabalarının da yardımıyla, Gerry maruz kaldığı adaletsizliğe direnmeye başlar.