

Ölüm Öpücüğü
A Kiss Before Dying
“Onu sevmek kolaydı ama, ona güvenmek öldürücüydü.”
Yonetmen: James Dearden
Vizyon Tarihi: 26 Nisan 1991
Konu
Jonathan Corliss, her ne pahasına olursa olsun "yüksek sosyete"ye girmeye kararlıdır ve bunun için her yolu dener. En kolay yol: zengin biriyle evlenmek. Ancak seçtiği kadın, büyük sanayici Carlsson'un kızı Dory, planlarını bozunca Jonathan onu öldürmekten çekinmez. Yine de amacından vazgeçmez ve bu kez Dory'nin ikiz kardeşi Ellen'in peşine düşer. Başarılı da olur. Ancak Ellen, kız kardeşinin şüpheli ölümünü asla kabullenemez. Her yeni ipucunun peşine düştüğünde, tanıklar birer birer ortadan kalkar. Ta ki bir gün Jonathan'ın karanlık sırrını keşfedene dek... Artık ikisi arasında bir ölüm kalım mücadelesi başlar.
Oyuncu Kadrosu

Matt Dillon
Jonathan Corliss

Sean Young
Ellen / Dorothy Carlsson

Max von Sydow
Thor Carlsson

Diane Ladd
Mrs. Corliss

James Russo
Dan Corelli

Adam Horovitz
Jay Faraday

Martha Gehman
Patricia Farren

Ben Browder
Tommy Roussell

Briony Glassco
Waitress

Galaxy Craze
Susie
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Motel

Amerika’lı diplomat Robert Thorn; doğum sırasında bebeğini kaybetmiş olan eşinin depresyona girmemesi için, annesi ölen başka bir bebekle kendi çocuğunun yerlerini değiştirir. 5 yıl sonra Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olan Thorn’un hayatı; oğlu Damien’in çevresinde gerçekleşen dehşet verici olaylar sebebiyle alt üst olur. Kısa sürede anlaşılır ki Damien; kutsal kitaplarda kıyametin gelişine dair işaretlerden en önemlisidir ve bir an evvel durdurulmalıdır. Tabii; doğaüstü güçlerin desteğini de arkasına alan, kötülük imparatorluğunun müstakbel varisinin durmaya niyeti yoktur. Ve kan gövdeyi götürür…
The Omen

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.
Yedi

Roman Polanski'nin en ünlü ve başarılı filmlerinden birisi olan "Çin Mahallesi", zengin ve saygın bir toprak sahibi olan Hollis Mulwray'in (Darrell Zwerling) araştırılmasıyla başlayan gizemi anlatıyor. Mulwray'in karısı Evelyn Cross Mulwray (Faye Dunaway), özel dedektif Jake Gittes'den (Jack Nicholson) kocasının diğer kadınlarla olan ilişkisini araştırmasını istiyor. Mulwray'in başka kadınlarla fotoğraflarını çeken Gittes, bir süre sonra kendini korkunç bir komplonun ve sıradışı bir ilişkiler ağının içerisinde buluyor.
Çin Mahallesi

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.
Ekrandaki Dehşet

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...
Trendeki Yabancı

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.
Dönüş Yok

Akademi Ödüllü Clint Eastwood bu macera serisinde, kural tanımaz bir San Francisco polisi olan Dirty Harry Calahan'ı canlandırıyor. Harry Calahan'a bir seri katile fidye verme görevi verilir ama işler pek yolunda gitmez. 14 yaşındaki kızın hayatı tehlikeye girince, Callahan kendisine hiçbir şeyin engel olmasına izin vermez. Buna yasalar da dahil.
Kirli Adam

Yönetmenliğini John McTiernan'ın üstlendiği filmde yeni heyacanlar peşindeki dolar milyoneri bir playboyun serüvenleri anlatılıyor. Hayatına yeni heyacanlar katmak isteyen playboy, dünyanın en ünlü Monet tablolarından birini çalar.Tabloyu kimin çaldığını bulmak üzere bir kadın dedektif olaya atanır. Playboyumuz da bu dedektife aşık olur.