

Çılgın Romantik
True Romance
Yonetmen: Tony Scott
Vizyon Tarihi: 9 Eylül 1993
Konu
Sıradan bir hayatı olan Clarence çizgi roman dükkanında çalışmaktadır. Bir gün Alabama isimli fahişeyle tanışır ve ona aşık olur. Fakat onu eski hayatından kurtarmak hiç de kolay bir iş değildir ve bir de Alabama'nın patronundan uyuşturucu çalacaktır. Tony Scott'un kendi çektiği filmler arasında en sevdiği film olan True Romance' ın senaristliğini de Quentin Tarantino yapmıştır.
Oyuncu Kadrosu

Christian Slater
Clarence Worley

Patricia Arquette
Alabama Whitman

Dennis Hopper
Clifford Worley

Val Kilmer
Mentor

Gary Oldman
Drexl Spivey

Brad Pitt
Floyd (Dick's Roommate)

Christopher Walken
Vincenzo Coccotti

Bronson Pinchot
Elliot Blitzer

Samuel L. Jackson
Big Don

Michael Rapaport
Dick Ritchie
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Polis müfettişi Yamato Kansuke, Nagano'nun karlı dağlarında bir adamın peşindeyken, görüş alanında aniden bir gölge belirir. Dikkatinin dağıldığı o anda, kimliği belirsiz birinin ateşlediği tüfek mermisi sol gözünü sıyırır ve büyük bir gürültüyle birlikte çığ düşmesine neden olur. On ay sonra, çığdan mucizevi bir şekilde kurtulan Kansuke, Nobeyama Ulusal Astronomi Gözlemevi'nde bir araştırmacının saldırıya uğradığına dair bir ihbar alır.
Dedektif Conan: Tek Gözlü Geriye Dönüş

Henüz sevdiği kadınla tanışmamış bir adamla tanışın... Alfie için hayat, kadınların sunduğu her şeyden zevk almaktır. Zengin dullardan, çocuğu olan bekar kız arkadaşına kadar Alfie her şeye sahiptir... Ve bu halinden oldukça memnundur. Ancak bu playboy yaşam tarzının sonuçları, hayatındaki kadınları ve en yakın arkadaşını aniden etkileyince, Alfie hayatta romantizmden başka neler olabileceğini düşünmeye başlar. Eğer varsa tüm bu yaşadıkları nedir?
Alfie

"Erkeklerin kalbinde yatan kötülüğü kim bilebilir ki?" Alec Baldwin ve Penelope Ann Miller'ın başrollerini paylaştığı film, efsane haline gelen şuç karşıtı bir super kahramanın maceralarını anlatıyor. "Indiana Jones'tan beri gelmiş geçmiş en eğlenceli macera!" (NBC News). Siyah pelerinin ardında Gölge en tehlikeli görevini yerine getirecektir: Büyük Cengiz Han soyundan gelen son torunun felaketlerine karşı gelmek!
Gölge

Frank Castle, ailesi bir mafya hesaplaşmasında öldürüldükten sonra adaleti kendi elleriyle sağlamaya karar verir. Eski bir polis olan Castle, suç dünyasına karşı acımasız bir savaş başlatır ve "The Punisher" takma adıyla tanınır. Castle, şehri terörize eden suçluları hedef alırken, mafya lideri Gianni Franco, suç imparatorluğunu yeniden birleştirmek için planlar yapar. Ancak işler daha da karmaşık hale gelir, çünkü Yakuza da şehri ele geçirmek için harekete geçer. Yakuza, mafya liderlerinin çocuklarını kaçırınca Castle, istemeden de olsa düşmanlarına yardım etmek zorunda kalır.
İnfazcı

Wesley hayattan nefret eden zayıf ruhlu ve tembel bir genç adamdır. Hayattan nefret etmek için iyi ve güçlü gerekçeleri de vardır, çünkü yaptığı her işte başarısızdır. Eziktir, kaybedendir, itilir, kakılır, hayatta başarısızlığın yaşayan örneğidir. Çalıştığı işyerinde patronu tarafından azarlanır. Evindeki durum da farksızdır. Wes sürekli kaybettiği ve aşağılandığı için çareyi yüksek dozda panik atak ilaçları kullanmakta bulmuştur.Fox adlı bir kadının hayatına girmesiyle birlikte Wes’in eski yaşantısı sona erecektir. Fox market alışverişi esnasında Wesley ile karşılaşır ve onu yanına alır. O andan itibaren Wes’in uzun süredir kayıp olduğu için artık unutulan babasının da Kardeşlik adlı bir gizli örgüt için çalışırken öldürüldüğü ortaya çıkar. Yüzyıllık bir geçmişi olan ve eğitimli suikastçilerden kurulu Kardeşlik’nin işlevi, kaderin önüne geçilemez emirlerini yerine getirmektir. Bu örgütün tek bir ilkesi vardır: Binlerce insanı kurtarmak için bir kişiyi öldüreceksin!
Wanted

Russell Franklin oldukça zengin bir iş adamıdır. Beyin kanserinin tedavisi için fon arayan bir projeye büyük bir para yatırır. Projenin yürütücülerinden olan bilim insanı Susan McAlester, genetik bir yöntemle köpekbalıklarının beyinlerini genişletip oradan alınan enzimlerle kanserin yayılmasını engellemeyi düşünmektedir. Yapılan deneyler sonucunda köpekbalıkları, artık olduğundan çok daha zeki özellikler kazanırlar. Ayrıca çok daha fazla kana susamışlardır. Büyüyen ve ufku genişleyen akıllarını kullanıp ete daha kolay yoldan ulaşmanın planlarını yapan köpekbalıkları, bir şekilde bilim insanlarının elinden kaçmayı başararak açık denizlere açılırlar.
Mavi Korku

Güney Kalifornia'da küçük bir kasabanın yakınlarına bir gök taşı düşer. Kasaba sakinlerinin gök taşı sandıkları cisim, Marstan gelen istilacılara ait bir uzay gemisi olduğunu anlamaları uzun sürmez. Marslıların, Dünyayı ele geçirmek üzere başlattıkları doğrudan saldırının karşısında hiç bir güç duramaz. Atom Bombası bile, mantarımsı uzay gemileriyle şehirleri yakıp yıkarak geçen istilacılara karşı etkisizdir.
Dünyalar Savaşı

Tehlike nerdeyse Triton genellikle onun tam ortasındadır ve de oyunu kurallarına göre oynamamaktadır.Irak'taki görevinden isteği dışında terhis edildikten sonra,Triton'un güzel eşi Kate korkunç bir katilin acımasız mücevher hırsızları çetesi tarafından kaçırılır!Şimdi triton onu kurtarmak için,en güçlü silahını yani kendisini kullanarak savaşmak zorundadır!
Denizci

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Aşk Gibi Bir Şey

Yılbaşı günü Cleveland'ın en kötü kenar mahallerinden birinde, 40'lı yıllardan kalma tek katlı polis karakolu boşaltılmadan önceki son gününü yaşamaktadır. Aylar önce bir uyuşturucu baskınında aldığı fiziksel ve psikolojik yaraların sonucu masa başına çivilenmiş polis memuru Roenick'e kolay görünen bir görev verilmiştir; kaşarlanmış polis memuru O'Shea ve işe yaramaz sekreter Ferris ile birlikte 1 Ocak sabahına dek karakola bekçilik etmek.Aynı gün cinayetten tutuklanan çete reisi Nicholas Zambrano da bir otobüs ile hapishaneye nakledilmektedir. Şehri felç eden kar fırtınası yüzünden otobüstekiler geceyi geçirmek için Roenick'in karakoluna sığınırlar. Kar fırtınasından yararlanan kimliği belirsiz kişiler karakola saldırır. Saldırganlar Zambrano'nun peşinde gibidirler. Roenick otobüsle gelen suçluları ve bir avuç memuru örgütleyerek, sabah yardım gelene dek hayatta kalma savaşı vermek zorundadır.