

Navigatör
The Navigator
Yonetmen: Buster Keaton
Vizyon Tarihi: 28 Eylül 1924
Konu
Rollo, aşığı Betsy ile evlenip, gemi ile Honolulu'ya gitme kararı alır. Betsy teklifini reddedince, tek başına gitmeye karar verir ancak yanlış gemiye biner. Navigator adlı bu gemi Betsy'nin babasına aittir. Bundan bihaber Betsy'de babasını görmek için gemiye biner. Gemiyi ortadan kaldırmaya çalışan ajanlar gemiyi mürettebatsız serbest bırakır. İki şımarık aşık birbirlerinden ve gemide yalnız olduklarından habersiz okyanusa açılır...
Oyuncu Kadrosu

Buster Keaton
Rollo Treadway

Kathryn McGuire
Betsy O'Brien

Frederick Vroom
John O'Brien

Clarence Burton
Spy (uncredited)

H.N. Clugston
Spy (uncredited)

Noble Johnson
Cannibal Chief (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Price She Paid

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

Birbirlerinden sınıfları, geçmişleri, yaş ve meslekleriyle ayrılan üç eski Amerikan askeri ve onların yeniden sivil hayata ayak uydururken karşılaştıkları sorunlar üzerine dokunaklı bir savaş sonrası destan... Bu üç adam, II. Dünya Savaşı sonunda yaşadıkları kente geri dönerler; başarılı bankacı Al, güvenli yaşamına; eskiden bir garson olup savaşta hava kuvvetlerinde yüzbaşılığa yükselmiş Fred, savaş sırasında evlendiği ve pek iyi tanımadığı eşiyle endişe veren kavuşmaya; eskiden öğrenci olup savaşta kollarını kaybeden Homer ise, sevgilisinin sakatlığına vereceği tepki konusundaki şüphelerine. Bunlardan ikisi geri dönüşte başarılı olacaktır: eskiden olduğu gibi yemekli toplantılarda konuşmalar yapan Al genç bir çiftçiye teminatsız kredi vermeye çekinmez; Homer’in sevgilisi onu hayal kırıklığına uğratmaz; kimsenin kabul etmediği Fred ise toplumun dışında kalacaktır, hayatının en güzel yıllarını geride bırakmıştır...
Hayatımızın En Güzel Yılları

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...
Şehir Işıkları

lbay Donald Harvey tarafından terk edildikten sonra Lily maceraperest bir kadın olarak ün salar. Eski aşıklar Şangay’a gitmekte olan trende karşılaşırlar. Her ikisi de birinci sınıfta farklı ülkelerden gelen yolcularla seyahat etmektedirler. Çinli isyancılar treni ele geçirirler ve Albay Harvey’yi rehin alırlar. Lily sevmekten hiçbir zaman vazgeçmediği adamı kurtarabilmek için her şeyi yapmaya hazırdır.. Çin sivil savaşı sırasında Pekin`den Shangai`ya gitmekte olan Shangai Express yolcularının bu yolculuk sırasında yaşdığı tehlikeli olayların anlatıldığı film. Trenin birinci sınıf yolcuları ise filmin ana kahramanlarını oluşturuyor. Ayrıca Film, 1933 yılında “En iyi Görüntü” Oscar`ını almıştır..
Şangay Ekspres

Güneyli bir demiryolu mühendisi olan Johnny Gray, General adını verdiği tren motorunu neredeyse kız arkadaşı Annabelle Lee kadar sevmektedir. Sumter Kalesi'nden İç Savaş'ın ilk ateşleri açılınca Johnny orduya yazılmak ister. Fakat mühendis olarak daha faydalı olduğuna karar verilir. Johnny reddedilmiştir. Annabelle onu bir korkak olduğunu düşünüp terk eder.
General

Film detaylari icin tiklayin...
Hiccups, Please Hold

Film detaylari icin tiklayin...
البكاشين

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.
Yaralı Yüz

Kıyamet sonrası olarak adlandırabileceğimiz bir zamanda ve belirsiz bir mekanda geçen "Şarküteri", bizlere açlıktan birbirlerini yiyen insanları anlatıyor. Bir şarküteride çalışmaya başlayan Louison, kendisini işe alanların asıl amacını bilmiyor, fakat zaman ilerledikçe karşılaştığı 'cinayetler'le gözleri açılıyor. Daha önce bir sirkte, maymunuyla birlikte gösteri yapan Louison'un 'karanlık' geçmişi, gördüğü kabuslarla bizlere ulaşıyor. Louison, bu arada işvereni 'Kasap'ın kızı Julie'ye aşık oluyor.