

Law of the Wolf
Yonetmen: Raymond K. Johnson
Vizyon Tarihi: 15 Haziran 1939
Oyuncu Kadrosu

Dennis Moore
Carl Pearson

Luana Walters
Ruth Adams

George Chesebro
Duke Williams

Steve Clark
John Andrews

Jack Ingram
Roger Morgan

Robert Frazer
Lt. Franklin

Jimmy Aubrey
Uncle Jim

Martin Spellman
Johnny

Robert Gordon
Bobby [Pearson]
Rin-Tin-Tin Jr.
Rinty
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Sırt çantası nakit para dolu, iflah olmaz bir kumarbaz... Vegas'ta vadesi geçmiş borç ve yırtık bir radyatör hortumu... Güçlü kocasıyla sapkın bir ilişkinin girdabına yakalanmış hem sıcak, hem soğuk bir kadın... Her ikisinin tek arzusu bir an önce kasabadan ayrılmak. Ve Arizona'nın bu kasabasındaki insanları tanıdıktan sonra siz de bunun nedenini anlayacaksınız.
Kaybedenler

13 yaşındaki Lili’nin annesi ve babası ayrı yaşamaktadır. Annesinin bir seyahate çıkması üzerine, Lili köpeği Hagen ile babasının evine yerleşir. Ancak Macaristan’da yeni çıkan bir yasa gereği melez köpeklerin sahipleri tarafından evde beslenmesi zorlaşmıştır. Lili’nin babası Hagen’i istemez ve onu sokağa atar. Artık Hagen için hiçbir şey eskisi gibi değildir; diğer köpeklerle birlikte insanlara savaş açar.
Beyaz Tanrı

Bir profesör ile bir köpek arasındaki müthiş dostluğu konu edinen. 1987 yılında Hachiko Monogatari isimli Japon filmine konu olan gerçek olaylar bu defa Stephen P. Lindsay tarafından senaryolaştırılmıştır.
Hachi: Bir Köpeğin Hikayesi

Film detaylari icin tiklayin...
Revenge

Film detaylari icin tiklayin...
Pichiche

Angus McCormick sahipsiz bir köpeği sahiplenir ve ona Yellow adını verir. Birkaç gün sonra, babası John ile Britanya Kolombiyası kıyılarında seyahat ederken, çalkantılı sular teknelerini devirdiğinde o ve Yellow mahsur kalırlar. John ve eşi Katherine, kurtarma ekiplerini amansızca dürterler. John tarafından vahşi doğada hayatta kalma becerileri konusunda eğitilen ve zeki Yellow tarafından desteklenen Angus, kurtarıcıları çekmeye çalışır.
Evden Uzakta: Sarı Köpeğin Maceraları

Hayvanları delicesine seven, asosyal, hatta düpedüz psikopat Veijo, Finlandiya’da rengi solmuş, tatsız bir orman köyünde, sahiplerinin talebiyle hasta ya da yaşlı ev hayvanlarını öldürmektedir. Hayvanlara duyduğu sevgi insanlara sevgisini aşıp, bir de güzel bir hemşireyle tanışınca Veijo çizgiyi aşar. Ruh hali ve estetik yaklaşımıyla ilham bulduğu John Carpenter ile Kirli Harry filmleri arasında bir yerde duran Öldürücü, B-filmlerinden ödünç sivri kara mizahıyla hem rahatsız ediyor hem de güldürüyor. Çocukluğu bir domuz çiftliğinde VHS kasetler arasında geçen alaylı yönetmen Teemu Nikki’nin bu üçüncü uzun metrajlı filmi, dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yaptı.
Öldürücü

New York’ta tek başına yaşayan Frances oldukça uysal mizaçlı, büyük şehirde tek başına ayakta kalmaya çalışan, genç bir kadındır. Günün birinde metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Hem yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances'in hem de kocasını kaybetmiş yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, anaç yapılı Greta hakkındaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder.
Greta

Film detaylari icin tiklayin...
भारत पुत्र को ट्रॉय करें

Poe’nun ‘Diri Diri Gömülüş’ adlı öyküsü temelinde kurulmuş; ailesindeki katelepsi hastalığının kendine de geçtiğini düşünen ve ataklar yüzünden ölü zannedilip diri diri gömüleceği korkusunu artık dehşetli bir takıntı haline getiren bir adamın hikayesini anlatıyor. Öyle bir korkudur ki bu içinde kapıların, erzakların ve çanın olduğu tam donanımlı bir mezar odası bile yaptırır kendine.. Ne var ki tek korkması gereken bu değildir adamın, çünkü etrafı hainlerle sarılmıştır.