

Dünyanın Bu Köşesinde
この世界の片隅に
Yonetmen: 片渕須直
Vizyon Tarihi: 12 Kasım 2016
Konu
Suzu, Hiroshima dışında yaşayan bir aileye gelin gider ve yeni hayatına hızla uyum sağlar. Ta ki hayatta kalma becerisini zorlayan İkinci Dünya Savaşı başlayana kadar.
Oyuncu Kadrosu

のん
Suzu Hojo (voice)

細谷佳正
Shusaku Hojo (voice)

稲葉菜月
Harumi Kuromura (voice)

尾身美詞
Keiko Kuromura (voice)

小野大輔
Tetsu Mizuhara (voice)

潘めぐみ
Sumi Urano (voice)

岩井七世
Rin Shiraki (voice)

牛山茂
Entaro Hojo (voice)

新谷真弓
San Hojo (voice)

小山剛志
Juro Urano (voice)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
劇場版『僕とロボコ』

Film detaylari icin tiklayin...
Our Father

Bir pizza dükkanı sahibi Joey Boca (Kline) ve Rosalie Boca (Ullmann) uzun zamandır evli bir çifttir. Rosalie bir gün kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Katolik olduğu için boşanamayan Rosalie kocasını öldürmeye karar verir. Annesi (Plowwright) ve çalışan Devo (Phoenix), Rosalie'ye yardım eder ve Joey'un ölmesi için iki tane de kiralık katil bulunur.
Ölümüne Sevmek

Film detaylari icin tiklayin...
ホットギミック ガールミーツボーイ

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...
Ölüm Oyunu

Amerika’nın en tehlikeli iki kafadarı kanundan kaçmak için yollara düşerse…1992’de yayınlanmaya başlanan yapım, 90’ ların en çok konuşulan kültlerinden biri haline gelmişti. TV başında oturup video kliplerle ilgili garip yorumlar yapan, Burger World adlı bir hamburgerci zincirinde çalışan, akla hayale gelmez talihsizliklerle hayatları buradan oraya savrulan ikili kısa sürede popüler kültürden beslenmenin yanı sıra, popüler kültürü besleyerek de adlarını TV tarihine yazdırdılar. Filmde televizyonları çalınan iki kafadarın yolu her odada bir TV bulunduğunu iddia eden bir motele düşüyor, burada karısını öldürmesi için tuttuğu kiralık katillerle buluşmayı bekleyen bir adamla tanışıyorlar. Yanlış anlaşmalar ikiliyi bir TV uğruna “Amerika’nın en tehlikeli iki adamı” olmaya itiyor ve tabii fonda da onlara Ozzy Osbourne, AC/DC, White Zombie, Red Hot Chili Peppers gibi grup ile şarkıcılar müzikleriyle eşlik ediyorlar.
Beavis ve Butt-Head Amerika Kabusu

Film detaylari icin tiklayin...
La Mort en direct

Film detaylari icin tiklayin...
Le Train

Julien Dandieu (Philippe Noiret), 1944 yılında Montauban’daki bir hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Alman ordusunun Montauban’a da girmesinden korkan Julien, arkadaşı François’dan karısı Clara (Romy Schneider) ile kızı Florence’ı savaşın henüz ulaşmadığını düşündüğü La Braberie’deki ailesinin şatosunun bulunduğu köye götürüp saklamasını ister. Sadece bir hafta sonraki hafta sonunda ailesini görmek için La Braberie’ye gelen Julien, karısı Clara’yla küçük kızı Florence’ın cansız bedenlerini bularak büyük bir şok geçirir. Alman ordusu çoktan köyü işgal etmiş ve hemen hemen tüm köylüler Naziler tarafından öldürülmüştür. Babasının kiliseye sakladığı av tüfeğini bulan Julien, bu katliamı gerçekleştirenleri öldürmeye ant içer. Alman askerler kasabaya partizanların geldiğini sanırlar, oysa onları birer birer ortadan kaldıran, aslında Hipokrat yemini etmiş bir doktor olan Julien’den başkası değildir.
Savaş Kurbanları

Usta yönetmen John Frankenheimer'in imzasını taşıyan filmde, Paris her an Nazilerin kontrolünden çıkıp özgürlüğüne kavuşabilecek gibidir. En azından Alman subayı Albay Franz von Waldheim (Paul Scofield)'in aldığı istihbarat bu yöndedir. Yukarıdan ona gelen emir Jeu de Paume müzesindeki paha biçilmez sanat eserlerini anayurda getirmesi şeklindedir. Eserler Almanya'ya bir trenle sevk edilecek; demiryolu müfettişi Labiche (Burt Lancaster) de bu sevkiyata engel olmaya çalışacaktır. Tren sahnelerinde gerçek trenler ve istasyonlar kullanmakta ısrar eden Frankenheimer'in ne kadar haklı olduğu görülmüş, filme son derece gerçekçi ve heyecan dolu bir hava katan sahneler birçok yönetmeni etkilemişti.