

Cennnetin Kapısında
Valhalla Rising
Yonetmen: Nicolas Winding Refn
Vizyon Tarihi: 4 Eylül 2009
Konu
Gangster filmleri üçlemesi Pusher ile tanınan yönetmen Nicolas Winding Refn, Pusher filmlerinin yıldızı (ve Ateş ve Citroen, Casino Royale, Prag, Düğünden Sonra filmlerinin oyuncusu) Mads Mikkelsen'le, bu kez henüz Ağustos ayında Venedik Film Festivali'nde ilk kez izleyiciyle buluşan epik bir Viking filminde buluşuyor. MS 1000 yılında geçen filmde Mikkelsen, Tek Göz adında dilsiz bir savaşçıyı canlandırıyor. Yıllarca bir Norman'ın tutsağı olan Tek Göz, on bir yaşındaki köle Are'nin yardımıyla kaçar. İskandinavya'ya dönmek için bir Viking gemisine binerler ama tanımadıkları bir ülkede karaya çıkarlar. Vikinglerin sonu, görünmeyen düşmanlarının elinde kanlı olur; Tek Göz ise bu vahşi ülkede gerçek kimliğini bulacaktır. , adını Kuzey mitolojisinde savaşçıların gittiğine inanılan cennetten alıyor.
Oyuncu Kadrosu

Mads Mikkelsen
One-Eye

Gary Lewis
Kare

Jamie Sives
Gorm

Ewan Stewart
Eirik

Alexander Morton
Barde

Callum Mitchell
Pagan Viking Guard

Andrew Flanagan
Duggal

Douglas Russell
Olaf

Maarten Stevenson
Are / The Boy

Gordon Brown
Hagen
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak
Film detaylari icin tiklayin...
Into the Meridian

Sıra dışı yazar ve yönetmen Quentin Tarantino'nun büyük beğeni kazanan dördüncü filmi olan, acımasız bir ihaneti ve destansı bir kan davasını konu alan heyecan ve gerilimi yüksek Kill Bill: Volume 1'de başrollerde Uma Thurman (Pulp Fiction), Lucy Liu (Charlie's Angels, Chicago) ve Vivica A Fox' u (Two Can Play That Game) izleyeceksiniz. Kendi nikah töreninde başına bir kurşun isabet ettikten dört yıl sonra, Gelin (Thurman) komadan çıkar ve intikam alma vakti geldiğine karar verir! Eski patronu Bill (David Carradine) ve onun ölümcül uluslararası suikast ekibi tarafından vurulduğu göz önüne alınırsa artık kendisinin başlatmadığı ancak bitirmeye kararlı olduğu bir ölüm kalım savaşı onu beklemektedir. Tüm dünyada ses getiren aksiyon dolu nükteli bu film, mutlaka görülmesi gereken bir yapım.
Kill Bill: Vol. 1

Yönetmenin kurguladığı Final Cut versiyonu ile izleyici karşısına çıkan film, Vietnam'da görev alan bir Amerikan askerine verilen görev sonrasında yaşananları konu ediyor. Yüzbaşı Benjamin Willard, zorlu bir görevle karşı karşıyadır. Willard'dan, Vietnam Savaşı sırasında ordu emirlerini görmezden gelip kendisini tanrı ilan eden özel tim albayını öldürmesi istenir. Willard, gizli görevi yerine getirmeye çalışırken kendisini zorlu durumlarla karşı karşıya bulur.
Kıyamet

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.
Şiddetin Tarihçesi

Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.
Milyonluk Bebek

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.
Kaplan ve Ejderha

Nick Nolte bir polis, Eddie Murphy bir mahkum. Birbirlerinden hiç hoşlanmadıkları aşikar. Ancak birbirlerine çok ihtiyaçları olduğu da. Ve hiç ummadıkları bir yerdeler; müthiş bir macerada, aynı tarafta. 48 saat için olsa da...
48 Saat

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...
Taksi Şoförü

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...
Katil Doğanlar

Bir bankada sıradan bir memur olarak çalışan Arvid, aniden silahla içeri girip bankayı soymaya kalkan bir hırsızı bayıltıp soygunu önler ve kahraman olur. Ancak iki gün sonra hırsızın karısı, evine gelip onu azarlar. Çünkü kocası -yani hırsız- aslında çok iyi biridir ve tüp bebek yapmak için, sadece ihtiyaçları olan parayı bankadan çalmak istemiştir. Kadının durumuna çok üzülen Arvin, azılı bir suçlu olan ağabeyi ile beraber, bir para nakil aracını soyar. Başarılı geçen bu soygun, onların ilk işleri olur. Artık soygunlardan ellerine geçen paraları, aynı Robin Hood hikayesindeki gibi ihtiyaç duyan kişilere dağıtmaya başlarlar. Derken işler tersine döner ve bir soygun sırasında ölümle burun buruna gelirler.