

フリーズ・ミー
Yonetmen: 石井隆
Vizyon Tarihi: 27 Mayıs 2000
Oyuncu Kadrosu

井上晴美
Chihiro Yamazaki

鶴見辰吾
Atsushi Kojima

北村一輝
Noboru Hirokawa

松岡俊介
Yûsuke Nogami

飯島大介
Deliveryman

伊藤洋三郎
Boss

竹中直人
Minoru Baba
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Japonya karışık bir dönemdedir. Yuki'nin babası öğretmen olarak bi köy veya kasabaya gelir o kasaba veya köyün yerel çetesi tarafında babası katledilir, annesi ise tecavüze uğrar annesi bu yerel çetenin bir elemanını öldürür ve böylece hapishaneye düşer orada intikamını almak için önüne gelen erkekle yatar intikamını bu doğan çocuğun almasını sağlamaktır amacı intikam gözünü kör etmiştir yani bi bakıma aynı zamanda böylece bir kız çocuğu doğurur bu kız çocuğunu doğurduktan bi süre sonra ölür kız hapisten çıkar ve budist bi rahip tarafından yetiştirilir her türlü dövüş tekniğini öğrenerek tabii sonra ailesini katillerinin peşine düşer filmin konusu budur. Salt intikam duygularını dayanan bir film çünkü intikam için doğmuştur Yuki ve bunu başarmalıdır.
Shura Kar Beyazı

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.
Dönüş Yok

19 yaşındaki Eliane, 1976 baharında Almanya doğumlu annesi ve kötürüm babası ile birlikte Pin-Pon lakaplı bir itfaiyecinin yaşadığı kasabaya taşınırlar. Eliane'i tüm kasabanın dikkatini çeker. Bir süre sonra Pin-Pon'la tanışır ve onunla çıkmaya başlar, evine taşınır, bebek elbiseleri bakar ve düğününü planlar... Fakat bu aşk bir çeşit komplo mudur? Pin-Pon'un annesine ve teyzesine 1955 Kasım gecesi getirilen ahırdaki piyanoyu kimin gönderdiğini sorar. Fakat neden bilmek istiyordur?
Öldüren Yaz

Clyde Shelton evine yapılan bir soygun girişimi sırasında eşini ve kızını kaybeden dürüst bir aile babasıdır. Katiller yakalandığında davaya Philadelphia'da başarılı bir savcı olan Nick Rice atanır. Nick, zanlılardan birine, suç ortağının aleyhinde ifade vermesine karşılık hafif bir ceza önerir. Aradan on yıl geçer. Hafif cezayla kurtulmuş olan katil ölü bulunur ve Clyde Shelton soğukkanlılıkla suçu işlediğini itiraf eder. Sonra Nick'e bir ültimatom verir: Nick kusurlu adalet sistemini düzeltmediği takdirde Shelton'ın eşinin ve karısının cinayet davasında yer alan kilit isimler ölecektir. Çok geçmeden, Shelton tehditlerini yerine getirmeye başlar ve hapisteki hücresinden ne öngörülmesi ne de önlenmesi mümkün olan görkemli ve acımasız bir dizi suikast organize eder. Philadelphia'nın önde gelen isimleri Shelton tarafından birer birer öldürülürken yetkililer bu terör dalgasına son veremedikleri için şehirde korku hüküm sürmeye başlar. Cinayetleri durdurabilecek tek kişi Nick'tir.
Adalet Peşinde

Sanat okulunda okuyan bir öğrenci yanlışlıkla ona tecavüz eden kişiyi öldürmesi sonucu kendine yeni bir hobi edinir. Bir yandan yaşadıkları üzerinden bir sergi oluştururken bir yandan da üniversite kızlarına tecavüz eden sapıkları avlamaya başlayacaktır.
M.F.A.

Film detaylari icin tiklayin...
Hell Nurse

13. yüzyıla ait bir baladdan yola çıkılarak senaryosu yazılan film, ortaçağda geçen sarsıcı bir intikam hikayesi anlatıyor. Koyu hristiyan ailesi tarafından kiliseye gitmekle görevlendirilen bir genç kız, yolda tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler burada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve kanlı bir şekilde yok ediliyorlar. Ingmar Bergman'ın az bilinen yapımları arasında olan Jungfrukällan, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham verdi. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor.
Genç Kız Pınarı

Julien Dandieu (Philippe Noiret), 1944 yılında Montauban’daki bir hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Alman ordusunun Montauban’a da girmesinden korkan Julien, arkadaşı François’dan karısı Clara (Romy Schneider) ile kızı Florence’ı savaşın henüz ulaşmadığını düşündüğü La Braberie’deki ailesinin şatosunun bulunduğu köye götürüp saklamasını ister. Sadece bir hafta sonraki hafta sonunda ailesini görmek için La Braberie’ye gelen Julien, karısı Clara’yla küçük kızı Florence’ın cansız bedenlerini bularak büyük bir şok geçirir. Alman ordusu çoktan köyü işgal etmiş ve hemen hemen tüm köylüler Naziler tarafından öldürülmüştür. Babasının kiliseye sakladığı av tüfeğini bulan Julien, bu katliamı gerçekleştirenleri öldürmeye ant içer. Alman askerler kasabaya partizanların geldiğini sanırlar, oysa onları birer birer ortadan kaldıran, aslında Hipokrat yemini etmiş bir doktor olan Julien’den başkası değildir.
Savaş Kurbanları

New York sokakları Erica Bain için hem evi hem de geçim kaynağıdır. Sevgili şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “Street Walk” adlı programı aracılığıyla radyo dinleyicileriyle paylaşmaktadır. Akşamları, hayatının aşkı olan nişanlısı David Kirmani’nin yanına gider. Fakat Erica’nın bildiği ve sevdiği her şey korkunç bir gecede elinden sökülüp alınır: David’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı David’in ölümüne, Erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur.
İçindeki Yabancı

17 yaşındaki Mari ve arkadaşı Phyllis, hayranı oldukları bir grubun konserine gitmek üzere yola çıkarlar. Fakat bu yolculuk, hayatlarının son ve en trajik yolculuğu olacaktır. Bir grup katil tarafından yolları kesilen kızlar, bütün bir gece işkence ve her türlü şiddete maruz kalarak öldürülürler. Kızları öldürdükten sonra kaçarken bir eve sığınan katiller, kendileri için de sonun başlangıcına geldiklerinden habersizdirler. Sığındıkları evin sahipleri, Marinin anne ve babasıdır. Kızlarının başına gelen felaketten habersiz olan anne ve baba, evlerine sığınan gençlerin işledikleri korkunç cinayetin farkına vardıkları anda, dehşet saçan bir intikam planının uygulayıcısı olacaklardır.