

Walk Don't Run
Yonetmen: Charles Walters
Vizyon Tarihi: 29 Haziran 1966
Oyuncu Kadrosu

Cary Grant
Sir William Rutland

Samantha Eggar
Christine Easton

Jim Hutton
Steve Davis

John Standing
Julius D. Haversack

Miiko Taka
Aiko Kurawa

Ted Hartley
Yuri Andreyovitch

Ben Astar
Dimitri

George Takei
Police Captain

Teru Shimada
Mr. Kurawa
Lois Kiuchi
Mrs. Kurawa
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Hastalarından birini hiç sebep yokken ameliyat masasında kaybeden kalp cerrahı Dr Rice'ın kendine güveni alt üst olmuştur. Los Angeles üzerinde gezinen melek Seth o sırada her ne kadar ölen hastaya yardım için orada bulunsada Maggie'den etkilenir ve onun kendine olan güvenini tekrar kazanmasında yardımcı olmaya karar verir. Bu arada ona aşık olur ve sonunda bütün risklerine rağmen görünmez bir ruh olmaktan çıkar, şüpheli bir yabancı haline gelir. Kadere inanmayan Maggie ise Seth'e daha öncekilerle kıyaslanmayacak derecede aşık olur. Bu arada Maggie ile beraber olmak için göklerden ve meleklikten vazgeçen Seth, yeryüzündeki karmaşık hayatı yaşadıkça umutsuzluğa kapılır. Acaba aşk, kişinin temel özelliklerinden vazgeçebileceği kadar değerli midir?
Melekler Şehri

Audrey Hepburn'den ilk başrolünde Oscar'lı bir performans Tam 10 dalda Oscar'a aday olan ve Audrey Hepburn'e En İyi Kadın Kadın Oyuncu ödülünü kazandıran Roma Tatili, bir modern zaman prensesinin kraliyet dayatmalarına karşı gelerek tek başına Roma'yı keşfe çıkmasının hikayesini anlatıyor. Burada gazeteci kimliğini saklayarak ilginç hikayeler peşinde koşan Amerikalı bir gazeteciyle tanışıyor. Ancak planı ikilinin birbirine aşık olmasıyla suya düşüyor.
Roma Tatili

David Huxley müze koleksiyonu için bir takım kemiklere ihtiyaç duymaktadır. Bu kemikleri bulmaya çalıştığı dönemde Susan Vance ile tanışır. İkili "Bebek" adını verdikleri bir leoparla birlikte garip bir maceraya atılırlar.
Tehlikeli Bebek

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

Yönetmenliğini John McTiernan'ın üstlendiği filmde yeni heyacanlar peşindeki dolar milyoneri bir playboyun serüvenleri anlatılıyor. Hayatına yeni heyacanlar katmak isteyen playboy, dünyanın en ünlü Monet tablolarından birini çalar.Tabloyu kimin çaldığını bulmak üzere bir kadın dedektif olaya atanır. Playboyumuz da bu dedektife aşık olur.
İkili Oyun

“Tucci” Lazio'da küçük bir köyde yaşayan fakir bir İtalyan ailesi. Baba, anne, kibirli bir kız ve bir deha çocuğu, aileye ayak uydurmak için aptal gibi davranmaya zorlandı. Bir gün beklenmedik bir şey olur: aile yüz milyon avro kazanır. Heyecanlılar, kazanmayı bir sır olarak tutmaya karar verirler, ancak ev sahibinin ağzından tek bir kelime çıktığı anda, arkadaşlarının ve tanıdıklarının zulmünden kaçınmak için sadece bir seçeneği vardır: kaçmak. Geceleri ayrılıyorlar, Milano'ya gidiyorlar. Günümüzün zengin insanlarının geçmişten çok farklı şekilde davrandıklarını fark ettikleri anda fark edecekler ve zengin olmanın gerçek bir sıkıntıya dönüştüğü ... bu keşif, Tuccis'in beklediği şeyden farklı şeyler yapacaktır.
Zavallı ama Zengin

Çekingen, etrafına kızgın genç Ted(Ben Stiller), üçüncü sınıf bir özel dedektifin yardımıyla, tam on üç sene sonra lisede aşık olduğu Mary'nin(Cameran Diaz) peşine düşer. Ne var ki, dedektif de Mary'ye aşık olur. Kısa süre sonra ise, her iki erkek de Mary ile ilgilenen herkesin ona aşık olduğunu ve onu elde etmeye çalıştığının farkına varır.
Ah Mary Vah Mary

Film detaylari icin tiklayin...
ザ・プレイガールズ 裸の夜の悩殺拳

Eşi tarafından terkedildikten sonra hayatın ona hiç zevk veremeyeceğini düşünen Jean-Claude Delsart, icra memuru olarak çalıştığı ofisinin camından gözüken karşı binadaki dans kurslarını görür ve Tango derslerine kayıt olmaya karar verir. Orada Françoise isimli genç ve güzel bayanla tanışır. Birbirlerine karşı ilgi duymaktadırlar fakat Françoise yakında evlenmek üzeredir. Aldıkları Tango dersinin bastırılmış duyguları meydana çıkartmasıyla ikiside bilinmeze doğru gitmektedir.
Aşkın Dansı

Elliot Richards, çevresindekilere karşı her daim iyi niyetli olmaya çabalayan bir adamdır. Ancak sosyal ve özel hayatında bir türlü başarılı olamamaktadır. İş arkadaşı olan Allison Gardner'a büyük bir tutkuyla aşıktır. Allison ise Elliot'ın sadece varlığından haberdardır. Elliot bir gün güzel ve esrarengiz bir kadınla tanışır. Bu kadın, Elliot'ın ruhu karşılığında onun dileklerini gerçekleştireceğini söyler. Elliot bir cennetin ve bir cehennemin tam ortasında kalacaktır.