

Venüs Deltası
Delta of Venus
Yonetmen: Zalman King
Vizyon Tarihi: 9 Haziran 1995
Konu
2. Dünya Savaşının duman bulutlarının Avrupa üzerinde toplanmaya başladığı sıralarda, Paris kafelerinde eğlence hala devam etmektedir. Elena (Audie England, Red Shoe Diaries), yakışıklı bir Fransıza (Costas Mandylor, Mobsters) aşık, Amerikalı genç ve güzel bir yazardır. Aralarındaki farklı ilişki, Elena'yı seksüel uyanışa uzanan bir yolculuğa çıkaracaktır. Lawrance, New York'a gitmek üzere ayrıldığında, Elena, tutkunun gizli yeri Venüs Deltasını bulmak ve zevkin doruk noktasına ulaşmak için çıktığı ve tüm limitleri zorlayan yolculuğuna devam edecektir. Yönetmen Zalman King (Wild Orchid, Two Moon Junction), sınır tanımayan genç bir kadının, son derece erotik portresini ustalıkla çiziyor.
Oyuncu Kadrosu

Audie England
Elena Martin

Costas Mandylor
Lawrence Walters
Bernard Zette
Donald

Eric da Silva
Marcel
Rory Campbell
Miguel
Raven Snow
Leila

Adewale Akinnuoye-Agbaje
The Clairvoyant

Markéta Hrubešová
Bijou

Robert Davi
The Collector (voice)
Emma Louise Moore
Ariel
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Gerçeğin, güzelliğin, özgürlüğün ve aşkın kutlamasının yapıldığı 1900'lü yılların göz alıcı, parlak fakat kötü şöhretli gece kulübünün adıdır Moulin Rouge... Satine, bu gece kulübünün parıldayan elması, en güzel yıldızı ve şehrin en tanınmış fahişesidir. Ama gece kulübünü finanse edecek zengin bir adamın takıntısı olmakla, gerçekten aşık olduğu beş parasız bir şair arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Kırmızı Değirmen

Sean Connery ve Gena Rowlands: İleri yaşlarında birçok değişimi yaşamakta olan çok iyi bir çift... Ancak Gena, evliliklerinin 40. yılında Seanın bir maceraya atıldığını keşfeder. 25 yıl sonra bu gerçekle başa çıkmayı öğrenmeye çalışacaktır... Ryan Philippe ve Angelina Jolie: Connery ve Rowlandsın hayal bile edemediği karışık bir dünyada dostluk arayan iki kitap müdavimi, genç bir çiftir... Dış görünüşleri ne kadar düzgünse de güvensizlikleri yüzeyin hemen altındadır... John Stewart ve Gillian Anderson: Biri yalnız bir tiyatro yönetmeni ve diğeri ise yalnız bir mimar... Doğal bir kimyaya sahip ikili... Madeline Stowe ve Anthony Edwards: Öykümüzün en komik çifti... Birbirlerini aldatmaktadırlar... Hemen her akşam otel odalarında gizli randevuları vardır... Dennis Quaid. Akşamlarını barlarda kendisini dinleyecek herhangi birine fantastik hikayeler anlatarak geçiren biri...
Çapraz Hayatlar

1943'te Burma'da bir Japon esir kampının komutanı olan Saito, kampa yeni gelen İngiliz Albay Nicholson'dan adamlarına Kwai nehri üzerine bir köprü kurmalarını emretmesini istemektedir. Saito'nun amacı bu köprüyü kullanarak Japon birliklerine cephane taşıma konusunda avantaj sağlamaktır. Saito'nun işkencesine dayanamayan Albay bir süre sonra köprünün emri altındaki mühendisler için de bir moral kaynağı olacağını düşünerek onun isteğini kabul eder. Nicholson düşmanının esiri konumunda da olsa, onun ve adamlarının yapabileceğinden daha iyi bir köprü yaparak onu psikolojik seviyede altetmiş olacağını düşünür. İnşaat ilerledikçe Nicholson köprünün düşmanına avantaj sağlayacağını tamamen unutur ve onu mükemmelleştirmek için elinden geleni yapar.
Kwai Köprüsü

Tek gerçek aşkı olarak gördüğü kadını kaybetmesinin ardından bir bilimkurgu yazarının hayatına birkaç yıl boyunca başka kadınlar girip çıkar.
2046

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...
Trendeki Yabancı

Farklı zamanlarda ve farklı mekanlarda insanlar hayat, müzik, sinema gibi konularda sohbet ederler. Fazla ortak noktaları olmayan bu insanların tek ortak paydası ise sigara ve kahvedir. Bazıları her ikisine de bağımlıdır, bazıları nefret eder, ayrıca bırakmaya çalışanlar, başlamayı düşünenler de eksik değildir. Hepsi birbirinden ilginç kısa filmler, kimi zaman son derece eğlenceli kimi zaman da beklenmeyen bir hüzün barındırmaktadır .
Kahve ve Sigara

Film detaylari icin tiklayin...
Die große Liebe

Mücevher hırsızı Tony le Stéphanois hapisten çıktığında Jo ona yeni bir projeden bahseder. Tony Mario ve Mario’nun kasa uzmanı arkadaşı César ile birlikte soygun yapmayı kabul eder. Herşey planlandığı gibi gider ancak César’ın kız arkadaşına pahalı bir yüzük hediye etmesi grubu afişe edecektir.
Rififi

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...
Zafer Yolları

Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.