Filmin Öne Çıkan Yönleri
Yavuz Turgul'un bu unutulmaz yapımı, Türk sinemasının "Yeni Türk Sineması" akımının başlangıcı kabul edilir. 35 yıl hapis yatıp dağdan İstanbul'a inen Baran'ın, modernleşen Türkiye'de yabancılaşmasını anlatan film, bir karakterin yıkımı kadar bir ülkenin değişimini de belgeliyor. Şener Şen'in Baran rolü, Türk sinema tarihinin en ikonik performanslarından biri.
Uğur Yücel'in genç Cumali rolü, kısa ömürlü Türk delikanlısının arketipini çiziyor. Erkan Can'ın Berfo'su ise sahibinin yokluğunda da etkileyici. Erkan Oğur'un müzikleri özellikle "Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" temasıyla efsane mertebesinde. Çağdaş İstanbul'u (Kapalı Çarşı, Beyoğlu, Tarlabaşı) bir dış mekan olarak değil, Baran'ın yabancılaşma mekanı olarak kullanması film dilinde önemli bir yenilik.
Kimler İzlemeli?
Türk sinemasının kült yapımlarına ilgi duyan herkes. Mafya/suç temalı dramlar sevenler. 90'lar İstanbul'unu sinemada görmek isteyenler. Yavaş tempolu, ağırbaşlı dramları seven izleyiciler.
Benzer Filmlerden Farkı
Babam ve Oğlum (2005) ile birlikte Türk sinemasının iki büyük duygusal direği. Once Upon a Time in Anatolia (2011) ile mekan/zaman atmosferi olarak benzer.
Editör Notu
Filmin son sahnesi Türk sineması tarihinin en güçlü finallerinden biri. Galatasaray Lisesi'nin önündeki o yağmurlu gece, Türk sinemasında "yıldızlar üzerime düşüyor" cümlesinin ne anlama geldiğini gösteriyor.





















