

Utvandrarna
Yonetmen: Jan Troell
Vizyon Tarihi: 8 Mart 1971
Oyuncu Kadrosu

Max von Sydow
Karl Oskar

Liv Ullmann
Kristina

Eddie Axberg
Robert
Sven-Olof Bern
Nils
Aina Alfredsson
Märta

Allan Edwall
Danjel

Monica Zetterlund
Ulrika

Pierre Lindstedt
Arvid

Hans Alfredson
Jonas Petter

Ulla Smidje
Inga-Lena
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Buccaneer
Film detaylari icin tiklayin...
Paličova dcera

Paris Üniversitesinde İngiliz Edebiyatı Profesörü olan Marie, 25 yıllık eşi Jean ile birlikte her yaz olduğu gibi tatile çıkar. Her zamanki gibi zamanlarını deniz kenarında geçirmeye başlarlar. Marie yüzmek için denize girdiği bir gün, döndüğü zaman eşini bulamaz. Zaman geçtikçe, kocasıyla ilgili farklı düşünceler kafasında uçuşmaya başlar. Acaba kendisini terk mi etmiştir. Yoksa kayıp mı olmuştur, boğulmuş olabilir mi?...Fransız sinemasının dahi çocuğu François Ozon'dan ilgi çekici bir yapım.
Kumun Altında

19. yüzyılda geçen hikaye, Rusya'da yaşayan ve Amerika'ya taşınmaya hazırlanan bir fare ailesinin öyküsünü ele alıyor. Ülkelerinde yönetimi ele geçiren kedi hanedanından kaçmak için yola çıkan aile huzuru okyanusun diğer tarafında bulmayı umut eder, kedilerin olmadığı bir dünyaya adım attıklarını zanneder. Ancak yanıldıklarını henüz yolculuğa başladıklarında fark ederler. Yolculuktaki ilk maceraları bir fırtına patlak verdiğinde yaşarlar. Ailenin en küçüğü olan bebek fare kaybolmuştur. Sonunda sağ salim kurtarıldıklarında New York'a varmışlardır. Şehrin banliyölerinden birine yerleşen aile, kedilere karşı kendilerini savunmak durumunda kalacakları yeni bir maceraya atılırlar.
Amerikalı Fare

Eddie Adams bir gece kulübünde çalışan bir gençtir. Yaptığı işi bir sanat olarak gören Jack Horner adındaki porno film yönetmeni tarafından keşfedilir. Eddie ismini Dirk Diggler olarak değiştirir ve 1970'lerin son zamanlarında porno endüstrisine hızlı bir giriş yapar.
Ateşli Geceler

Film detaylari icin tiklayin...
Les petites couleurs

Bir arkadaşlarının Fransız Rivierası'ndaki müstakil evinde tatil yapmakta olan Marianne (Romy Schneider) ve Jean-Paul (Alain Delon), mutlu ve huzurlu bir çifttir. Ancak bu sessiz ortam, Marianne'in eski sevgilisi ve Jean-Paul'ün dostu Harry'nin (Maurice Ronet) beklenmedik ziyaretiyle bozulacaktır. Üstelik Harry yalnız değildir, eski bir ilişkisinden olan ve varlığından daha yeni haberdar olduğu 18 yaşındaki kızı Penelope (Jane Birkin) de yanında gelmiştir. Başlarda herkes birbiriyle iyi geçinse de, zamanla bu 4 yetişkin insanın arasındaki ilişki karmaşık sonuçlar doğuracaktır.
Sen Benimsin

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır. Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy'da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid'a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır. Filmde, Polonya'da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.
Küller ve Elmaslar

İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen hikaye, fakir bir babanın ve oğlunun dramını anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan Antonio, sonunda para kazanabileceği bir iş bulur. Bisikletle dolaşıp duvarlara film afişleri asacaktır. İşinin ilk gününde bisikletini çaldıran Antonio, son ekmek kapısı olan bu bisikleti bir hırsıza kaptırmayacak ve oğluyla birlikte hırsızın peşine düşecektir.
Bisiklet Hırsızları

Anna, sevgilisi Sandro ve en yakın arkadaşı Claudia'nın da dahil olduğu bir grupla beraber bir yat gezisine çıkar. Yat Akdenize doğru açılırken, Anna sevgilisine karşı hissettiği duygularını sorgulamaya başlar. Yat bir adaya yaklaştıktan kısa bir süre sonra Anna gizemli bir şekilde kaybolur. Anna'yı arayamaya başlayan Sandro ve Claudia'nın arasında ise bir aşk başlar. Çok az dialog içeren film, gücünü yönetmenin hikayeyi anlatış tarzından ve filmdeki gizemi sürekli korumasından alıyor. Film bu sayede verdiği aşk hikayesinin yanı sıra gerilimi de koruyup tansiyonu arttırıyor. Michelangelo Antonioni'nin en yetkin filmlerinden olan L'Avventura, Akdeniz'in muhteşem güzelliğini de siyah beyaz estetikle bizlere verir.