

Uzak Sesler, Durgun Yaşamlar
Distant Voices, Still Lives
Yonetmen: Terence Davies
Vizyon Tarihi: 16 Kasım 1988
Konu
erence Davies’in otobiyografi serisinin ikincisi olan bu film, Davies’in 1940 ve 1950’ lerde Liverpool’da yaşamış işçi sınıfından olan kendi ailesini konu alan izlenimci bakış açısında sahip bir filmdir. ‘ Distant Voice ‘ un ilk kısmı, yetişkin kardeşler Eileen, Maisie, Tony ve annelerinin babalarının gülümseyen fotoğraflarından önce yas kıyafetleri içindeki görüntüleriyle açılır. Çok geçmeden, aile yine aynı tabloda poz verir, ama elbette daha mutlu bir sebeple; Eileen’in düğünü sebebiyle… Düğününde akrabaları şarkılar söylerken Eilleen, ölen babası için derin bir kedere kapılır ve gençliğindeki mutlu günleri gözünün önüne getirir. Tony ve Maisie’nin hatıraları ise daha sıkıntılı ve bulanıktır. Davies sahneleri, kilisede huşu içinde mumları yakan aile ile zalim adamın karısına vurup çocuklarına terör estirmesi şeklinde karıştırır ve karşılaştırır. ‘ Stiil Lives ‘ de iki yıl sonra filme alınmıştır. Burada ise artık kardeşler kendi hayatlarını kurmuştur.
Oyuncu Kadrosu

Freda Dowie
Mother

Pete Postlethwaite
Father

Angela Walsh
Eileen

Lorraine Ashbourne
Maisie
Dean Williams
Tony
Sally Davies
Eileen as a child
Susan Flanagan
Maisie as a child
Nathan Walsh
Tony as a child

Michael Starke
Dave
Debi Jones
Micky
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...
Iwo Jima'dan Mektuplar

Türkçesi ayna olarak çevirilen Andrei Tarkovsky'nin en kişisel filmi. Zaman kavramının tamamen yitirildiği şiirsel bir dille, ölmekte olan bir adamın ikinci dünya savaşı sırasında çocukluğu, ergenlik dönemi ve annesiyle babasının boşanması sırasında yaşadığı travmanın Rusya'nın tarihi ve toplumunun evrimi fonunda verildiği bir başyapıt. 2. Dünya Savaşı'nın karanlık günlerini anlatan film, yönetmenin kendi çocukluğundan da izler taşıdığı gibi, Rus tarihine dair ilginç göndermeler de yapıyor. Filmde çocukluğun masumiyetinin savaşın dehşetine kurban gidişi anlatılıyor.
Ayna

Edith Piaf’ın 1959’da New York’da verdiği konser sahnesi ile başlayan film, Fransız şarkıcı Piaf’ın, 40’lı yaşlarına odaklanıyor. 1915 yılında dünyaya gelen Piaf, babasının çalıştığı sirk sayesinde küçüklüğünden itibaren pek çok yer dolaştı. O dönemlerde, en yakın arkadaşı Mômone ile sokaklarda şarkı söyleyerek para kazanıyordu. Bu sırada bir kabare işleten Leplée tarafından keşfedildi ve kısa sürede, onu meşhur edecek çevre içine girdi. Genç yaşta yakalandığı hastalık ve bağımlılıkların, henüz 40 yaşındayken onu 70 yaşında bir kadın haline dönüştürdüğü, yürüme, konuşma ve şarkı söyleme yetisini kaybettiği süreci tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. Filmde, Piaf’ın büyük aşk yaşadığı ve 1949 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybeden boks şampiyonu Marcel Cedan’ın da önemli bir yeri var.
Kaldırım Serçesi

St. Louis 1903. Smith ailesinin Easter ve küçük Tootie de dahil olmak üzere 4 güzel kızı vardır. 17 yaşındaki Easter yan taraflarındaki daireye yeni taşınan John’a aşık olmuştur. Mr. Smith New York’da daha iyi bir pozisyon için transfer olduğunda tüm aile şok olur. Çünkü bu onların St. Louis’den ayrılması anlamına gelmektedir.
Sensiz Olamam

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...
Zafer Yolları

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...
Günden Kalanlar

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.
Amerikan Sapığı

Film detaylari icin tiklayin...
Sanctuary Is Sacred

Film detaylari icin tiklayin...
Die große Liebe

Thomas Jerome Newton, uzak bir gezegenden gelmektedir. Amacı kuraklık çeken gezegenine ve ailesine su götürmektir. Gezegenin ileri teknolojisinin patentlerini alarak büyük bir şirket kurar ve zengin olur. Bu arada otelde çalışan Mary-Lou ile tanışır; Mary-Lou onu kilise, alkol ve seksle tanıştırır.