

White Line Fever
Yonetmen: Jonathan Kaplan
Vizyon Tarihi: 16 Temmuz 1975
Oyuncu Kadrosu

Jan-Michael Vincent
Carrol Jo Hummer

Kay Lenz
Jerri Kane Hummer

Slim Pickens
Duane Haller

L.Q. Jones
Buck Wessle
Sam Laws
Pops Dinwiddie

Don Porter
Cutler

R.G. Armstrong
Prosecutor
Leigh French
Lucy

Johnny Ray McGhee
Carnell

Dick Miller
Birdie
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Sinema tarihinin ilk 10 filminden biri... Dünya sinemasının başyapıtları arasında, tüm zamanların en önemli filmi olan Potemkin Zırhlısı; 1905 devrimi yansıtan devrimci bir film olmasının yanında, büyük usta Eisenstein'ın sinema sanatında devrim yaratan bir çalışmasıdır. Potemkin Zırhlısı'nda, tarihin en baskıcı rejimlerinden Rus Çarlığına karşı halkın ayaklanması ve dayanışması yalın ama sarsıcı bir dille anlatılmaktadır. Eisenstein, Potemkin Zırhlısı'nda, sinema tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve filmin baş kahramanı olarak "yıldızlar" yerine, halk kitlelerini seçti. Bolşevik devrimi, sanatın tüm alanında olduğu gibi, sinema sanatında da büyük bir canlanma yarattı. Ve çeşitli sinema akımları bu dönemde özgün örneklerini sundu. Sinema ustası Dziga Vertov'un sinema kuramı ve biçemi Sinema-Göz'e karşı Einsestein, Sinema-Yumruk kuramını geliştirdi ve ilk örneğini Potemkin Zırhlısı'yla verdi..
Potemkin Zırhlısı

Jigsaw ve çırağı Amanda ölmüştür. Tecrübeli iki FBI ajanı, Ajan Strahm ve Ajan Perez, Jigsaw'un son oyununun parçalarını birleştirmek üzere Dedektif Hoffman'a yardımcı olur. Bu sırada SWAT Komutanı Rigg de ölümcül yeni bir oyunun parçası olmuştur. Eski bir arkadaşını ve kendini vahşice bir ölümden kurtarmak üzere bir dizi gaddar ve korkunç tuzaktan kurtulmak için sadece doksan dakikası vardır.
Testere 4

Jules Winnfield ve Vincent Vega, mafya babası patronları Marsellus Wallace’tan çalınan bir çantayı geri almaya giden iki profesyonel tetikçidir. Wallace aynı zamanda Vincent’a, kendisi birkaç gün sonra şehir dışındayken karısını dışarı çıkarmasını söyler. Butch Coolidge, bir sonraki maçını kaybetmesi için Wallace’tan para alan yaşlı bir boksördür. Honey Bunny ve Pumpkin, yer değişikliğine ihtiyaçları olduğuna karar veren soyguncu bir çifttir. Görünüşte birbirleriyle alakası olmayan bu insanların hayatları, hem heyecanlı hem de eğlendirici bir sinema filmi macerasında nefes kesici bir şekilde birleşecektir.
Ucuz Roman

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.
Şöhrete İlk Adım

Dönemin en gözde tiyatro oyuncusu güzeller güzeli Elisabet Vogler (Liv Ullmann), önemli bir piyes sırasında aniden susar. Şaşkına dönen insanlar ne olup bittiğini anlayabilmek için ellerinden geleni yapsalar da Vogler konuşmamaya devam eder. Son çare olarak bir kliniğe yatırılan kadın burada da dilsizliğine devam eder. Bedeninde tıbbi olarak hiçbir problem bulunamayan Vogler, doktorun tavsiyesiyle gözlerden uzak bir yazlığa gönderilir. Vogler’a genç bir hemşire olan Alma (Bibi Andersson) eşlik eder. Yazlıkta da Vogler'in ağzını bıçak açmaz. Vogler sustukça Alma konuşur. Alma saatlerce, günlerce kendi hikayesini anlatır. Sonunda meydana gelen şey ise psikoloji biliminin en ilginç vakalarından birini oluşturacaktır.
Persona

Manor Çiftliği'ndeki hayvanlar, sahibi Bay Jones'un ihmalkarlığına ve zulmüne daha fazla dayanamaz. Domuzlar Snowball ve Napoleon’un liderliğinde isyan ederler, Jones ve eşini çiftlikten kovarak tüm hayvanların eşit olduğu bir dünya kurmaya çalışırlar. Ancak kısa sürede Napoleon, gücün tadını alır ve Snowball’u çiftlikten uzaklaştırır. Artık tek başına iktidarda olan Napoleon, eski efendileri kadar yozlaşmış ve zalim bir rejim kurar. Manor Çiftliği’ndeki hayvanlar, çiftliği bir cennete çevirerek uyum içinde yaşamak için mücadele eder. George Orwell’in klasik eserinden uyarlanan bu eşsiz hikaye, Kelsey Grammer, Patrick Stewart, Peter Ustinov ve Julia Louis-Dreyfus’un seslendirmeleriyle ve Jim Henson’s Creature Shop’un etkileyici animasyon teknikleriyle ustalıkla beyaz perdeye aktarılmıştır.
Hayvan Çiftliği

1997 yılında suçun artması sonucu duvarlar ve dikenli tellerle çevrilen New York, ABD'nin geri kalanından yalıtılarak adeta dev bir açık hava cezaevine dönüştürülmüştür. En iflah olmaz suçlular oraya atılıp anarşik ve vahşi bir yaşama mahkum edilirken kaçmaya çalışanlar vurulmaktadır. Manhattan'ı anakaraya bağlayan köprüler havaya uçurulmuş ve mayınlanmıştır. ABD başkanının uçağı teröristlerce kaçırılır ve başkan kaçış kapsülüyle New York'a düşer. Onu kurtarmak için eski asker ve şimdinin dik başlı mahkumu katil Snake Pliskin bir anlaşmaya zorlanır. Snake'in koluna 24 saat içerisinde infilak edecek bir patlayıcı yerleştirilip New York'a gönderilecek ve başkanı bulup getirecektir. Zamanında ve bu imkansız görevi tamamlamış olarak dönerse Snake'in hayatı da kurtulacaktır.
New York'tan Kaçış

Film detaylari icin tiklayin...
Contrainte par corps

Johannesburg’da küçük çaplı suçlar işleyen Tsotsi, zor hayatının sebep olduğu duygusuz bir yapıya sahiptir. Bir soygun işinde bir adamı vurduktan sonra tüm hayatını değiştiricek olaylar cereyan etmeye başlar. Oradan kaçmak için arabasını kaçırdığı bir kadını karnından vurur, ardında da arka koltukta başıboş bir bebek olduğunu fark eder. Bebeği alıp kaçan Tsotsi, altı gün boyunca bebeğe bağlanır, bebek de onun tüm davranışlarını ve hayatını değiştirmeye başlar.
Tsotsi

Sam Byck, beceriksiz bir adamdır. Sorunlarının mimarı genelde kendisi olsa da bütün dünyanın ona haksızlık ettiğini düşünmektedir. Tüm bu başarısızlığının faturasını da Başkan Richard Nixon'a çıkaracaktır.