

Battle of Jutland: The Navy's Bloodiest Day
Yonetmen: Alicia Arce
Vizyon Tarihi: 29 Mayıs 2016
Oyuncu Kadrosu

Dan Snow
Himself (Presenter)
Nick Hewitt
Himself (Presenter)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.
Master and Commander: Dünyanın Uzak Ucu

Uss Nimitz gemisi, Philadelpihia Deneyi benzeri bir deney sonucu zamanda geriye yolculuk yaparak Pearl Harbor baskınının yapıldığı 1941 yılına ışınlanır. Güçlü silahlarla donatılmış olan geminin kaptanı ve personeli limana yapılacak baskına müdahale edip etmeme arasında ikilemde kalırlar.
Beklenmeyen Baskın

Film detaylari icin tiklayin...
Արշալույսի լուսաբացը

Film detaylari icin tiklayin...
The Silent Mountain
Film detaylari icin tiklayin...
Douaumont

İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli zamanlarında, Caine'in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu'na yöneltme emri olur.
Denizde İsyan

Hemşire Lillie,Van'da tanıştığı Osmanlı subayı Jude ile tanışıp, altmış gün süren zorlu bir yolculuk ile önce İstanbul'a ardından Doğu Anadolu'ya gider. Melih Paşa onu İstanbul'dan yanında Türk Subay İsmail ile birlikte Doğu'ya yollar. Yardım götürdüğü hastanenin başhekimi Woodruff ise Lillie'ye hastanenin de bulundukları coğrafyanın da bir kadına uygun olmadığını, geri dönmesini söyler. Komutan Halil Bey'in de farklı bir gerekçeyle Lillie'nin kalmasına itirazları vardır. Ancak genç kadın tüm itirazlara rağmen savaşın eşiğindeki bölgede ve iki aşk arasında kalacaktır.
Osmanlı Subayı

Oxford'da okuyan Monte ve Roy kardeşler, Birinci Dünya Savaşı başladığında orduya katılırlar ve hayatları tamamen değişir.
Cehennem Melekleri

Birinci Dünya Savaşı esnasında bir erkek lisesinde öğretmenlik yapan Profesör Kantorek, öğrencilerini savaşa katılmanın ve bir asker olarak savaşta yer almanın son derece onurlu bir mevki olduğu gerekçesiyle doldurmaktadır. Bu etkileyici konuşmalardan etkilenen askerler gönüllü olarak askere yazılarak Alman ordusuna katılırlar. Ancak savaş ne kitaplarda yazdığı, ne de öğretmenlerinin anlattığı türden epik bir olay değildir. Genç askerler bu yanılgının farkında olsalar da artık geriye dönebilmeleri mümkün değildir; tüm toyluklarıyla olup biten tüm siyasi oyunların ve acımasız planların gölgesinde canları için mücadele edeceklerdir. 1930 yapımı All Quiet on the Western Front, (Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok) filminin uyarlaması.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Tolkien, Lord of The Rings serisi, The Hobbit, Silmarillion, Hurin'in Çocukları ve daha nice edebiyat dünyasına kazandırdığı önemli eserle tanınan J.R.R. Tolkien’ın hayatını konu ediyor. Film, İngiliz yazar, şair, filolog ve profesör unvanlı akademisyen JRR Tolkien'ın yetim kaldığı çocukluk döneminden itibaren yaşamının ilerleyen dönemine uzanıyor. Tolkien'in arkadaşlık ve aşkı keşfetme hikayesi anlatılırken diğer yandan da I. Dünya Savaşı Dönemi'nde Tolkien'in yaşadıklarına değiniliyor.