
Oyuncu Kadrosu

Paramitha Rusady
Cindy

Desy Ratnasari
Lola
Ade Yuniaty
Chika Fransiska
Chris Salam
Ciata Hendriany
Fahmy Yahya

Lenny Marlina
Marwan Alkatiri
Nia Lavenia
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Amy Heckerling'in ilk yönetmenlik tecrübesine Şöhrete İlk Adım'da seksenlerdeki Amerikalı gençlerin yaşamını kendi tecrübelerinden yola çıkarak anlattığı ilk senaryosuyla katılıyor. Seksenlerin ünlü grupları Go-Go's, Oingo Boingo ve The Cars'ın müzikleriyle Nicolas Cage, Eric Stoltz ve Anthony Edwards'ın ilk oyunculuk denemelerini yaptıkları Fast Times at Ridgemont High öncülerinden olduğu güçlü ve cesur gençlik komedisi türünde seyircileri günümüzde de hala eğlendirerek etkisini sürdürüyor.
Ridgemont Lisesinde Hızlı Günler

Film detaylari icin tiklayin...
Lucas

Billy Casper İngiltere'nin en fakir semtlerinden birisinde yaşar. Okula konsantre olamayan ve kötü notlar alan Casper, ağabeyi tarafından sürekli dövülür ve diğer insanlar tarafından gözardı edilir. Birgün, Kestrel adında biriyle tanışır ve karakterinin o ana değin hiç farkında olmadığı bir tarafını keşfeder.
Kerkenez

Film detaylari icin tiklayin...
Will We Find One Another?

Film detaylari icin tiklayin...
Cobain

Film detaylari icin tiklayin...
Nemirni

Film detaylari icin tiklayin...
The Curiosity of Chance

Nazi subayları ve SS liderleri Yahudi sorununa kesin bir çözüm getirmek için 1942 Wannsee Konferansında bir araya gelirler. Uzun tartışmaların ardından, tarihi Yahudileri Avrupa'dan sürme planını hayata geçirmeye karar verirler. Kararları, insanlık tarihinin en korkunç ve utanç verici olaylarından birine gebedir - Faşizm; o dönemdeki ağır teorisyenleri üzerinden bu kadar yalın ve çarpıcı bir dille anlatılır. Kaçırmayın lütfen.
Komplo

Kız arkadaşından ayrılması ile yıkılan Carter Webb, Los Angeles'tan ayrılarak Detroit'te yaşayan deli dolu anneannesinin yanına gider. Carter, anneannesinin karşı komşusu Hardwicke Ailesi'nin kadınlarına karşı bir çekim hissetmektedir.
In the Land of Women

Kore gazisi Walt Kowalski oğulları ile olan ilişkisi eşinin ölümünün ardından daha mesafeli bir hal alır. Huysuz bir ihtiyar görünümündeki Kowalski ne torunlarından, ne oğullarından, ne peşini günah çıkarması için bırakmayan genç rahipten, ne de Tayland asıllı komşularından memnundur. Hayatta onu tek mutlu eden olay, Gran Torino markalı emektar arabasıyla geçirdiği dakikalardır.Herşeyden üstün tuttuğu arabası yan komşusunun oğlu tarafından çalınmaya teşebbüs edildiğinde, Kowalski önyargılarını bırakacağı bir dostluğun başlayacağını henüz bilmiyordur.