

The Call of the Wild
Yonetmen: Ken Annakin
Vizyon Tarihi: 30 Kasım 1972
Konu
Film ünlü yazar Jack London tarafından yazılımış efsane romanın beyaz perde uyarlamasıdır. Roman 1903 yılında yayınlanmış,Londra’da en çok okunan kitap olmuş ve yazarın en iyi yapıtlarından biri sayılmıştır. Bir köpeğin yaşadığı olayları onun gözü ile anlattığı için,genelde çocuklar için uygun olarak görülür,fakat tarzında karanlık bir anlatım ve bir çok sahnesinde acımasızlık ve şiddet içerir. Hikâyede Buck adlı bir köpek anlatılır,sahibinin evinde mutlu ve huzurlu bir yaşam sürerken birden değişen hayatı vurgulanır.
Oyuncu Kadrosu

Charlton Heston
John Thornton

Raimund Harmstorf
Pete

George Eastman
Black Burton

Maria Rohm
Mercedes

Juan Luis Galiardo
Seze

Sancho Gracia
Taglish Charlie
Friedhelm Lehmann
Charles
Horst Heuck
Hal

Rik Battaglia
Dutch Harry

Alf Malland
Constantine
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bu seksi ve modern gerilimde Akademi ödülü sahibi Judi Dench ve Cate Blanchett, biri iş arkadaşının suçlu sırrı yüzünden harcanan diğeri kendi karanlık saplantılarının kurbanı olan hınzırca eğlenceli, Oscar adayı performanslarını sergiliyorlar.Dench, Barbara Covett rolünde, iş dışında umutsuz ve yalnız bir hayatı olan demir bir yumrukla sınıfını yöneten bir öğretmeni canlandırıyor. Neşe saçan yeni sanat öğretmeni Sheba Hart'la tanışana kadar (Blanchett) bu böyleydi.Buna rağmen Barbara başta çok hoşlandığı yeni kafadar arkadaşı Sheba'nın bir öğrenciyle ilişkisi olduğunu öğrenince kıskançlık ve öfkesine yenilip kontrolden çıkar.
Skandal

Lewis, aile bulma özlemi içinde olan yetim bir çocuktur. Wilbur Robinson'la karşılaştığında Lewis'nin yaşamı değişir. Robinson onu herşeyin mümkün olduğu geleceğin dünyasına götürür.
Robinson Ailesi

Patrick Bateman, aileden zengin bir adamdır. Gençliği ve yakışıklı olması, kendisine hem işinde hem de sosyal hayatında avantajlar sağlamaktadır. Oldukça sıradan bir hayata kapılıp gidiyormuş gibi görünen Bateman'ın hayatının karanlık tarafın ise oldukça derinliklidir. Bateman, insanları sebepsiz yere öldürmekten hoşlanan ve öldürdüğü insanların vücutlarından hatıra olarak aldığı parçaları evinde saklayan bir akıl hastasıdır. Bunu kendisi dışında kimse bilmemektedir.
Amerikan Sapığı

Bu film, Hobbitler, Frodo ve Samwise'ın Doom Dağı'ndaki Egemen Yüzük'ü yok etmek için mordor'un çorak topraklarında mücadele ettiği Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi'nin son kitabını uyarlar. Aynı zamanda Gandalf ve diğerleri Minas Tirith'te Sauron güçlerine karşı umutsuz bir savaş verirler, ancak gücünün kaynağı Olan Yüzük yavaş yavaş taşıyıcılarını yozlaştırmakla tehdit ederken Sauron'un üstünlüğü var gibi görünmektedir.
Kralın Dönüşü

Orta Dünya'daki bir hobbit, hazinelerini bir ejderhadan kurtarmak için bir grup cüceyle bir göreve katılmaya ikna olur.
Hobbit

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.
25. Saat

Amerika'nın banliyösünde "Madam Bovary"nin yankıları. Sarah, bir reklam müdürü ile yaptığı sevgisiz bir evliliğin içinde savrulurken kızı ile parkta, havuzda uzun saatler geçirerek daha fazlasını elde etmek istemektedir. Brad, bir belgesel yapımcısı ile evli olan olgunlaşmamış bir ev erkeğidir. Ronnie, hapisten henüz çıkmıştır ve yaşlı annesi May ile birlikte yaşamaktadır. Larry emekli bir polistir ve Ronnie'nin kaçmasına engel olmuştur. Sarah ve Brad kesişirler. Ronnie ile Larry'nin şeytanları vardır. Brad'in bar için çalışması gerekir ve Larry işini kaybeder. Ronnie'nin annesi de oğlunun bir kız arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Sarah, daha fazla bu mutsuz hayatın içinde sıkışık yaşamak istememektedir. Film boyunca tüm bu karmaşık hikayelerin, her birini nereye götüreceği merak konusu olur.
Tutku Oyunları

1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.
Masumiyetin İntiharı

İlkokul kızları Washio Sumi, Nogi Sonoko ve Minowa Gin, tanrı çağrılarından 298 yılında önemli bir göreve getirildi. Onlar kahraman olmalı ve dünyada hala yaşanabilir olan tek bölge olan Şikoku'yu koruyan tanrı ağacı olan Shinju-sama'ya saldıran gizemli bir düşman olan Vertex ile savaşmalılar. Bilmediklerine göre, bu kavga şimdiye kadar hayal edemedikleri kadar onlara mal olacak.