

Bir, İki, Üç
One, Two, Three
Yonetmen: Billy Wilder
Vizyon Tarihi: 15 Aralık 1961
Konu
Batı Berlin’de cola firmasında çalışan bir adam, patronunun kızını bir komünistle evlenmekten vazgeçiremezse, işten kovulacaktır... Siyah-beyaz klasik, görüntüleriyle Oscar’a aday gösterildi * Müthiş keyifli bir film, filmin sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız hızda ilerleyen harika bir senaryo ile tüm bunları birleştiren kusursuz bir kurgu ve yönetime sahip, mutlaka seyredilmesi gereken filmlerden biri. “Bu film resmen Coca Cola reklamı”, “Kapitalist düzene övgü, komünizme yergi” şeklindeki sözlere takılmadan filmi izleyin. Billy Wilder ustanın müthiş mizahlı anlatım dilinin tadına varın.
Oyuncu Kadrosu

James Cagney
C.R. MacNamara

Horst Buchholz
Otto Ludwig Piffl

Pamela Tiffin
Scarlett Hazeltine

Arlene Francis
Phyllis MacNamara

Liselotte Pulver
Fräulein Ingeborg

Hanns Lothar
Schlemmer

Howard St. John
Wendell P. Hazeltine

Leon Askin
Peripetchikoff

Ralf Wolter
Borodenko

Karl Lieffen
Fritz
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Özgürlük hareketlerinin kasıp kavurduğu 1970'lerde, Patrick 'Kitten' Braden isimli bir gencin büyüleyici ve dokunaklı öyküsü Plüton'da Kahvaltı. Patrick, daha ufacık bir bebekken ailesi tarafından terk edilmiş ve Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Daha henüz büyüme sancıları çektiği ufak yaşlarında bile kendi farklılığının bilincindedir ve bütün tepkilere ve baskılara rağmen değişmeyi reddeder. Yıllar geçip de kendi başına hareket edebileceğinin bilincine varır varmaz, Londra'ya gidip annesini aramaya karar verir. Bu yolculuk, onu hem kendisi ile ilgili hem de bilmediği bambaşka dünyalarla ilgili yenilikleri keşfetmesini sağlayacaktır.
Plüton'da Kahvaltı

Madeleine ve çiçeği burnunda kocası George, Kuzey Carolina'ya, aile ziyareti yapmak için yola koyulurlar. Ama Madeleine'in gelişi, annesi Peg, babası Eugene, kardeşi Johnny ve onun karısı Ashley üzerinde olmadık etkiler yaratır
Junebug

Film detaylari icin tiklayin...
Laitakaupungin valot

Film detaylari icin tiklayin...
Thumbsucker

Birbirinden farklı üç karakter olan Zack, Jack ve Roberto, bir hapsihane hücresinde biraraya gelirler. Roberto'nun hiçbir şeyi kafasına takmayan sevimli halleri, ilk başlarda Zack ve Jack'in çok sinirine dokunsa da aynı hücrede kalmak zorunda olmalarından dolayı bu duruma katlanmak zorunda kalırlar. Hapisten kaçmayı kafalarına koyan ikiliye, Roberto yardım edebileceğini söyleyince üçü birden bir kaçma planı yaparlar * John Lurie, Tom Waits ve kendisine hayran kaldığım Roberto Benigni ile bir başka Jarmusch filmi. başlarda can sıkıntısı üzerine başka bir film gibi görünse de Benigni'nin aynı koğuşa düşmesiyle film biraz neşe bulur * Espiri ve çekişme dolu bir kaçış ve yol hikayesi olan film usta yönetmen Jim Jarmusch imzası taşıyor.
İçerdekiler

Xavier Paris'te ekonomi okuyan bir öğrencidir. Babasının bir tanıdığı ona mezun olduktan sonra iş vereceği konusunda söz vermiştir. Maliye Bakanlığı'ndaki bu iş için bir koşul vardır; İspanyolca öğrenmesi gerekmektedir. Erasmus programının da yardımıyla Xavier annesi ve sevgilisi ile vedalaşarak İspanya'ya uçar. Önceleri kalacak yer bulmakta güçlük çeken genç adam, sonunda her biri Avrupa'nın bir başka köşesinden gelen yedi öğrencinin paylaştığı bir daireye yerleşir. Yeni arkadaşlar, yeni deneyimler, farklı uluslardan genç insanların karmaşık ama yine de uyumlu birlikteliği, bambaşka gelenek-görenekler ve yönelimler tüm bunlar Xavier'e erkekliğe geçişinden çok şey öğretir.
İspanyol Pansiyonu

Film detaylari icin tiklayin...
Liegen lernen

Film detaylari icin tiklayin...
Happy Is the Bride

Sene 1929... Yer, Chicago... Hapishanede bir araya gelen iki kadın... Biri kocasını öldürmüştür diğeri ise erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Kısa süre sonra düştükleri bu mahkumiyet sürecinden kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Bu emellerine ulaşmaları için tuttukları avukat ise, cinayet davaları üzerine yaptığı ünle bu çevrelerin en ünlü simalarından biri olacaktır.
Chicago

Randy Dupree, yakın arkadaşı Carl'ın Hawai'deki nikahında sağdıç olmak üzere bir haftalığına izin isteyince patronu tarafından kovulur. Zaten tembel bir adam olan Dupree, evinden de tahliye edilmiştir. Tam anlamıyla tepetaklak giden hayatını toparlayabilmesi için birkaç güne ihtiyacı vardır. Bu süre içinde, Carl ve eşi Molly'den kendisini misafir etmelerini ister. Fakat 'tatlı bela' Dupree'nin misafirliği hiç de kısa sürmeyecektir.