The Walk
Yonetmen: Mark Brozel
Vizyon Tarihi: 27 Şubat 2005
Oyuncu Kadrosu

Nicola Stephenson
Christine

Philip Glenister
Eddie

Judy Flynn
Karen

Crispin Bonham-Carter
Robin

Ralph Ineson
Lawrence

Colin Tierney
Greg
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Richard Mateson'un aynı adlı hikayesinden aynı yıl uyarlanan film, otoyol boyunca bir tır tarafından taciz edilen orta yaşlı iş adamının (Dennis Waever'in canlandırdığı David Mann) yaşadığı komediyle karışık gerilimi psikolojisindeki değişimlere paralel iç seslerle verirken, tır şoförünü göstermeyerek gizem yaratmada "bilinmeyen" faktöründen olabildiğince yararlanıyor ve Mann ile bütünleşen seyircinin merakını zirvede tutarak akıcı ve sürükleyici bir öykü yaratmayı başarıyor.
Düello

Sıradan bir posta arabası yolculuğu,başlarında ünlü Geronimo'nun olduğu kızılderilerin saldırısı başlayınca kabusa dönüşür. Ağzına kadar dolu olan posta arabasında ayyaş bir doktor, iki kadın yolcu, müşterilerinin parasını zimmetine geçirmiş bir banker ve Ringo Kid (John Wayne) vardır.
Posta Arabası

Masumiyetin kaybolup cesarete dönüştüğü bir hikaye.Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı 'Doğum Günü Dört Temmuz', muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.
Doğum Günü Dört Temmuz

Genç bir kadın olan Camille, Philibert ve Franck adlı iki komşusuyla dost olur; rahat ve huzur bulmak için onların evine yerleşir. Ailevi geçmişleri ve kişilikleri bakımından birbirlerine zıt bu üç karakter, uyum içinde hayatın tadını yakalarlar. Tartışmaların, kavgaların, barışmaların, suç ortaklıklarının ötesinde, “bir arada” olmanın keyfi onları daha güçlü kılar. Derken, inatçı olduğu kadar dünyalar tatlısı olan Franck’ın anneannesini de aralarına almaya karar verirler. Hikâyenin kahramanları feleğin çemberinden geçmiş, biraz yabani ve yalnız karakterlerdir; fakat gönül zenginliğine ve duyguların gücüne inanırlar. Peki, “Bir aradayız, hepsi bu” diyerek kendilerini keşfetmeleri, kendilerini gerçekleştirmeleri mümkün olabilir mi? Masala yakın durmakla birlikte, film burada gündelik hayatın tarafını tutuyor. Her şey toz pembe değil ve kendileri için inşa ettikleri bu fanusta dram eksik olmuyor. Hayatın sert darbelerinden, kenara çekilme riskini de göze almadan, nasıl kaçmalı?
Bir Aradayız, Hepsi Bu

Amerikan karşı kültürünün ‘68 sonrası düzen karşıtı doğasını ve nihilizmini yansıtmak için çağdaş Amerikan üniversite gençliğini kullanan film, radikal Marksist sınıf arkadaşlarını terk eden Mark’ın hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Bir polisi öldürdüğünden şüphelenilen Mark, çaldığı küçük bir uçakla çöle iniş yapar. Kız arkadaşı Daria ile Zabriskie’de buluşur ve onunla sevişir. Artık teslim olmaya hazırdır.
Zabriskie Noktası

Film detaylari icin tiklayin...
Quattro notti con Alba

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."
Yitirdiğimiz Şeyler
Film detaylari icin tiklayin...
Doll Parts

Film detaylari icin tiklayin...
And Then There Were None

Yıl 2046, insan medeniyeti dördüncü küresel savaşın ardından tam bir kaosa sürüklenir. Artık, iki ayrı toplum vardır. Yeryüzündekiler ve yeraltındakiler. Yer üstündeki çorak topraklarda insanlar etleri için birbirlerini avlarlarken yer altında kalan sınırlı sayıda insan, mutlak kontrol ve otorite üzerinde yükselen, yapmacık bir uygarlık kurmuştur. Film bize, distopyanın iki boyutunu da sunar. Mutlak kaos ve mutlak otorite. * Toy bir delikanlı olan Nick ve onun biricik dostu köpek, yeryüzü cehenneminde hayatta kalmaya çabalarlarken eşsiz bir beceri geliştirmişlerdir, "telepati". Günün birinde Nick'in bir "kadın"la karşılaşması ile ikili arasındaki dostluk büyük bir sınava tabi olur. Zira, Nick daha önce hiç "kadın" görmemiştir. * Kadının yeraltı ile bağlantısı olduğunu anlayan Nick, şimdi özgürlük ve refah arasında seçim yapmalıdır. * Finali ile insanı şoka sokan filmi kıyamet-sonrası sinemasından haz edenler kaçırmamalı.