

The Rage of Paris
Yonetmen: Henry Koster
Vizyon Tarihi: 9 Haziran 1938
Oyuncu Kadrosu

Danielle Darrieux
Nicole de Cortillion

Douglas Fairbanks Jr.
Jim Trevor

Louis Hayward
Bill Duncan

Helen Broderick
Gloria Patterson

Миша Ауэр
Mike, Head Waiter

Charles Coleman
Rigley

Samuel S. Hinds
Mr. William Duncan Sr.

Nella Walker
Mrs. Duncan

Harry Davenport
Pop, Caretaker

Edward Gargan
Truck Driver (uncredited)
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Model ajansında çalışan Helen Mirren (Kate Hudson) kariyerinde hızla ilerleyen ve şehir hayatının karmaşasına alışkın bir kadındır. Terfi edilmek üzereyken ablasının ve eniştesinin trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Çocuklar hakkında hiç tecrübesi olmayan Helen, kız kardeşinin çocuklarına bakmaya başlar. Hem çocuklarla ilgilenmek hem de iş yaşamında başarılı olmak o kadar kolay değildir.
Helen İle Büyümek

Uzaylılar, atari oyunlarının video yayınlarını keşfedip bunları gerçek birer savaş ilanı zannederek video oyunları aracılığıyla Dünya'ya hücum ederler. ABD Başkanı Cooper'ın PAC-MAN, Donkey Kong, Galaga, Centipede ve Space Invaders'ın saldırılarını engellemek ve dünyayı kurtarmak için video oyunu kahramanlarından yardım istemek dışında bir şansı kalmamıştır. Teğmen Violet Van Patten ise onlara benzersiz silahlar temin ederek ekibe katılacaktır.
Pixels

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

Film detaylari icin tiklayin...
The World, the Flesh and the Devil

Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..
Hannah ve Kız Kardeşleri

Film detaylari icin tiklayin...
Hercules in New York

Film detaylari icin tiklayin...
Send Me No Flowers

Çapkınlıklarıyla ün yapmış genç ve bekar besteci Brad Allen ile komşusu olan, güzeller güzeli dekoratör Jan’in yolları devamlı karışan telefon hatları sayesinde kesişir. Birbirlerinden hiç hoşlanmayan ikili, farkında olmaksızın, aşklarını kavgalarıyla beslerler. Brad, Jan’in kim olduğunu anladıktan sonra çevirdiği türlü dolaplarla “aşk ve savaşta her şeyin mubah olduğunu” ispat edecektir.
Yastık Sohbeti

19. yüzyılda geçen hikaye, Rusya'da yaşayan ve Amerika'ya taşınmaya hazırlanan bir fare ailesinin öyküsünü ele alıyor. Ülkelerinde yönetimi ele geçiren kedi hanedanından kaçmak için yola çıkan aile huzuru okyanusun diğer tarafında bulmayı umut eder, kedilerin olmadığı bir dünyaya adım attıklarını zanneder. Ancak yanıldıklarını henüz yolculuğa başladıklarında fark ederler. Yolculuktaki ilk maceraları bir fırtına patlak verdiğinde yaşarlar. Ailenin en küçüğü olan bebek fare kaybolmuştur. Sonunda sağ salim kurtarıldıklarında New York'a varmışlardır. Şehrin banliyölerinden birine yerleşen aile, kedilere karşı kendilerini savunmak durumunda kalacakları yeni bir maceraya atılırlar.
Amerikalı Fare

Saint-Tropez jandarmaları, New York'ta düzenlenecek uluslararası bir jandarma kongresi için Fransa'yı temsil etmek üzere seçilir. Lüks transatlantik Fransa gemisiyle yaptıkları yolculuğun ardından Manhattan'a ayak basarlar. Ancak kısa sürede Cruchot, kızı Nicole'ü her yerde görmeye başlar! Nedeni basittir: Nicole, "Yeni Dünya"yı keşfetmek isteyerek babasından habersiz gemiye kaçak yolcu olarak binmiştir!